HABERLER    RÖPORTAJ
ARAP DÜNYASI | SURİYE | FİLİSTİN | IRAK | İRAN | İSRAİL | LÜBNAN | ASYA | RUSYA | KÜRDİSTAN | ANALİZLER | KİMDİR? | RÖPORTAJ |
19/03/2007 tarihinde, 01:08 saatinde eklendi
Mecidi: Müslüman sanatçıların sorumluluğu çok büyük
SAAF-Bilim ve Sanat Vakfı Sanat Araştırmaları Merkezi geçtiğimiz Haziran ayında Mecid Mecidi

SAAF-Bilim ve Sanat Vakfı Sanat Araştırmaları Merkezi Hayal Perdesi Sinema Topluluğu’nun geçtiğimiz Haziran ayında Mecid Mecidi ile gerçekleştirdiği atölye çalışmasının ürünü olan “Mavi”nin gösteriminde, atölyenin devamı için İstanbul’da bulunan İranlı yönetmenle bir söyleşi gerçekleştirildi. Bu söyleşiden derlediğimiz kısa bir bölümü sizlerle paylaşıyoruz…

 

İran ve Türk sinemasının dünya çapında sinemalar yapamamasının sebebi yalnızca maddi imkansızlıklar mı?

 

Bence maddi imkansızlıklardan öte bunun sebeplerini bakış açısında ve ideolojide aramak lazım. İran sinemasının başaraısı da bakış açısıyla alakalı. Türkiye’ de İran sinemasının bilinmemesi kültürel ve kimliksel bir sorun bence.

 

İran’da sinema bilindiği gibi devrimden sonra yükseldi. Fakat halen sinemada çok ağır bir sansür uygulanıyor. Bir yönetmen olarak bu konuda ne düşünüyorsunuz? Eğer sansür olmasaydı İran sineması ne durumda olurdu?

 

Cevabım zaten sorduğunuz soruda saklı. Siz de sorunuzda zaten söylediniz, İran sineması devrimden sonra yükseldi. Şu an sahip olduğu bu başarıyı devrimden aldığı enerjiye borçlu diye düşünüyorum. Devrimden önceki döneme baktığımızda kaliteli filmlerin sayısı iki elin parmağını geçmez, ama devrimden sonra çok kaliteli eserler çıktı. Gençler kendileri için ortamın hazır olduğunu gördüler ve cesaretle bu işe atıldılar. Diğer sanat dalları için de bu böyle.

 

Devrimden sonra sanatta bir yükseliş oldu. Hem İran’daki sansür hakkında ne kadar bilginiz var ki? Kimseyi savunmak istemiyorum, sadece gerçekleri söylüyorum. Halkın %95 inin onayladığı bir İslam hükümetinde bu gayet normal bir şey. Batılıların ve batılı değerleri benimsemiş kişilerin gözünde sansür olan şeyler aslında bizim için birer değer.

 

Batı’nın genelde sansür diyerek suçladığı şey cinsellik unsurudur. Ama biz bunu sansür olarak algılamıyoruz. Batının Doğulu toplumlara empoze etmek istediği düşünce biçimini kabullenmiyoruz. Mesela Fransa’ da her türlü özgürlüğün olduğunu söylüyorlar. Ama liselerde başörtüsü yasak biliyorsunuz. Demek istediğim kendi çıkarlarının olduğu yerde bazı kuralları faşistçe uyguluyorlar. Toplumsal ve sanatsal her şeye kendi gözümüzden bakmalıyız, başkalarının gözünden değil.

 

Ben Müslüman bir sanatçı olarak hiçbir zaman öyle hissetmedim. Bu ahlaki konuları bir kenara bırakırsak, siyasi konulardaki sansürleri reddetmiyorum. Ama her ülkede kendi rejimini koruma amaçlı kurallar koyabiliyor. Biz İslam devleti olduğumuz için her şey göze batıyor. Hatta Çin’ e film çekmeye gittiğimizde binaları çekerken bile şunları çekemezsiniz, sadece bunları çekebilirsiniz diye sansür uyguladılar bize. Orda önce filminin senaryosunu yazıp onaylatıyorsun sonra çekimlerde her sahneyi kontrol ediyorlar ve kural dışı en ufak bir şey olduğunda filmin çekimini durduruyorlar. Ama sıradan bir insana sorsanız Çin’de mi sansür daha çok İran’da mı diye, tabii ki İran’da diyecektir. Bu da içinde bulunduğumuz sistemden kaynaklanıyor.

 

Size göre sinemanın tanımı nedir?

 

Sinema dünyadaki en etkili iletişim aracıdır. Her çeşit mesajı içine yerleştirebileceğiniz bir iletişim aracıdır. Yahudiler, Hristiyanlar, Budistler vb. siyasi amaçlarını sinema diliyle anlatmaya çalışıyorlar. En karmaşık siyasi konuları bile Amerika’da Hollywood sinemasıyla kişilere ulaştırıldığını görürsünüz. Sinema bu yüzden son derece belirleyicidir. Bu yüzden Müslüman sanatçıların sorumluluğu çok büyük. Müslümanların merhamet ve şefkat duygularını ince bir şekilde vermeleri gerekiyor. Bugün Batı’da İslam deyince sansür, şiddet, Taliban akla geliyor. İçinde yaşadığımız yüzyılda Müslümanların görevinin bu olduğunu düşünüyorum; İslam’ı doğru şekilde tanıtmak.

 

Filmlerinizde genelde Batı toplumunun uzak olduğu duyguları işliyorsunuz. Batı’da bu filmin anlaşıldığını düşünüyor musunuz?

 

Benim üç filmim de Batı’da ticari olarak da sanatsal olarak da çok büyük başarılar elde etti. Hatta Batı’da elde ettiği başarıyı ve etkiyi Doğu’da yakalayamadı. İyi film yapmak bence yeterli değil. Bunu iyi bir şekilde dağıtabilmek, insanlara ulaştırabilmek de önemli. Çoğu dağıtım şebekeleri, haber ajansları, basın yayın organları Yahudi sermayesine ait. Bunların hepsi belli bir bakış açısını aşılamak için güzel yollar.

 

Tasavvufi anlayış ışığında şekillenen bir müslüman sinemasının dışında alternatif bir müslüman sineması oluşturabilmek mümkün mü?

 

Ben bunu tasavvufi yahut irfani sinema olarak değil fıtrat sineması; yani insaniyeti, aşkı, adaleti ve  sevgiyi mesele edinen sinema olarak görüyorum. Çünkü bunlar Allah’ın insanların içine yerleştirdiği duygular. Bütün sanat dallarında da ben buna yakın olmanın gerektiğine inanıyorum. Çünkü bu hem fıtrat dili, hem Kuran dili, hem de sanat dili. Biz her sanat dalında bunu başarabilirsek herkese ulaşabiliriz.

 

Gerçekleştirmek istediğiniz en büyük proje nedir?

 

Yapmak istediğim en büyük şey Kuran’ın diline ulaşmak ve bunu sanatın, sinemanın diline aktarmak. Çünkü Kuran dilinin şiirsel bir boyutu olduğuna inanıyorum.

 

Türk sineması kültürel anlamda parçalara bölünmüş bir sinema. Doğu’ya dönük yüzü maalesef oryantalist, Batıya dönük yüzü ise taklitten öteye geçemiyor. Bu zihinsel parçalanma hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

İslam dünyasında ve Doğu’da ben bu durumu köklerinden uzaklaşmış bir ağaca benzetiyorum. Nasıl ki ağaçlar bazen yeşerseler de köklerinden uzak olduklarında meyve veremezler. İnsan zayıf olsa dahi bir şeye inanıyorsa başarılı olacaktır. Ama benzetmeye çalışıyor ve taklit ediyorsa başarılı olamaz. Bir sanatçının kendi kimliği olmalı. Yalnızca sanat için sanat derler. Kültürü, kimliği kabul etmezler. O zaman bu özelliksiz, renksiz bir sanat olacaktır.

 

Gülsüm KAVUNCU

Paylaşım
Facebook da Paylaş
Yorum Yaz Yorum
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış
Diğer İlgili Başlıklar
Beşşar Esed: Hizbullah, bu savaşın vazgeçilmez unsurudur 17-06-2018 tarihinde eklendi
Esed: Rusya’nın barışa fırsat yaratma önerisini kabul ettik 15-06-2018 tarihinde eklendi
Seymour Hersh’in dilinden Han Şeyhun yalanı 03-07-2017 tarihinde eklendi
İran Suriye’yi neden destekliyor ve ne zamana kadar destekleyecek 26-02-2017 tarihinde eklendi
"Suriye’nin zaferi bölgeye bağımsızlık; yenilgisi ise kölelik getirir" 23-11-2016 tarihinde eklendi
İran'la kurduğumuz ilişkiyi, Türkiye ile de kurmaya çalıştık 20-11-2016 tarihinde eklendi
Nusra, el-Kaide’den ayrılmadı; ilişkisinin şeklini değiştirdi 29-07-2016 tarihinde eklendi
Yeni Osmanlı’nın Ortadoğu hezimeti 13-07-2016 tarihinde eklendi
İsrailli istihbaratçının gerçekleşen 2013 hayalleri 28-06-2016 tarihinde eklendi
Menna: Cenevre’de bir müzakere stratejisi yok 04-02-2016 tarihinde eklendi
Güncel
23:53 (14.04.2019)
İsrail Kanal-12 TV: Birleşik Arap Emirlikleri uçakları ve subayları ile İsrail hava kuvvetleri Yunanistan'da ortak askeri tatbikat yaptı.
23:36 (25.03.2019)
İsrail kabinesi, ateşkesi reddetti, Gazze'ye yönelik saldırıların sürdüğünü açıkladı.
22:44 (25.03.2019)
SANA: Terörist gruplar, Halep'in el-Cedide mahallesine roket saldırısı yaptı.
22:22 (25.03.2019)
El Kuds: İşgalci rejim uçakları Cibaliya'nın doğusunu vurdu.
22:11 (25.03.2019)
El Hades: Halk Cephesi: İsrail bombardımanı, ateşkes ilan edildikten sonra durdu.
22:06 (25.03.2019)
El Cezire: İsrail Han Yunus'un batısındaki balıkçı limanına hava saldırısı yaptı.
21:50 (25.03.2019)
Direniş Grupları Ortak Operasyon Odası: Mısır'ın çabaları ile ateşkes anlaşması gece saat 10'da başlayor.
21:42 (25.03.2019)
El Cezire: Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrail'in Gazze'nin kuzeyini hedef alan saldırısında 3 Filistinli yaralandı.
Haftanın Yorumu
Alptekin DURSUNOĞLU
İdlib için ‘yeni bir sayfa’ mümkün
Siyasi Analizler
En Çok
Okunan Yorumlanan Paylaşılan
Hava Durumu
İstanbul Ankara İzmir
ISTANBUL ANKARA IZMIR
Piyasa Verileri
Anket
Türkiye'nin Irak politikasının hedefi ne olmalıdır?
Üç ayrı devlete bölünmesini desteklemek.
Ulusal birliğini ve toprak bütünlüğünü korumak.
Yeni federal bölgelerin kurulmasını sağlamak.
Mevcut durumun devamını desteklemek.
Yakın Doğu Haber ® 2006 - 2012
Sitede bulunun içerikler ve analizler kaynak gösterilerek alıntılanabilir  RSS Tasarım & Yazılım : Network Yazılım