HABERLER    ANALİZLER
ARAP DÜNYASI | SURİYE | FİLİSTİN | IRAK | İRAN | İSRAİL | LÜBNAN | ASYA | RUSYA | KÜRDİSTAN | ANALİZLER | KİMDİR? | RÖPORTAJ | GİZLİLİK POLİTİKASI |
24-09-2012 tarihinde, 22:00 saatinde eklendi
Arap Baharı’nın ABD ile imtihanı (1)
Arap Baharı’nın ABD ile imtihanı (1)
İsa Eren

YDH- İslami değerlere hakaret içeren “Müslümanların Masumiyeti” adlı film sonrası yaşanan gelişmeler, “Arap Baharı” sürecini yaşayan ülkelerdeki yeni siyasi aktörleri savundukları değerlerle politik gerçeklik arasında zorlu bir sınava soktu.

 

YDH-İslami değerlere hakaret içeren “Müslümanların Masumiyeti” adlı film sonrası yaşanan gelişmeler, “Arap Baharı” sürecini yaşayan ülkelerdeki yeni siyasi aktörleri savundukları değerlerle politik gerçeklik arasında zorlu bir sınava soktu.

İsa Eren, Arap Baharı sürecini “devrimle” sonuçlandıran Tunus, Mısır Libya ve Yemen’deki yeni iktidar sahiplerinin varlıklarını borçlu oldukları değerler ile iktidarlarının geleceğini tayin edecek olan politik gerçekler arasındaki çelişkiden kaynaklanan krizi yönetme tarzını inceleyen yazı dizisinin ilk bölümünde Libya’yı ele aldı.        

ABD'de çekilen İslam karşıtı 'Müslümanların Masumiyeti' adlı film, dünyanın farklı bölgelerindeki Müslümanlar tarafından tepkiyle karşılandı. Özellikle de Arap ülkelerindeki göstericiler, ABD elçiliklerini kuşatma altına alarak, saatler süren gösteriler düzenlediler. Göstericilerin bir kısmı elçiliklere saldırdı. Saldırılar, büyük can ve mal kaybına neden oldu.

Karikatür krizlerinden sonra "Müslümanların Masumiyeti" gibi "provokatif filme" Müslümanların sert tepki göstereceği, hiç kimse için sürpriz değildi; çünkü Müslümanlar açısından Hz. Muhammed'in ismi, kırmızıçizgiyi ifade etmekteydi.

Filmle ilgili olarak merak konusu, Arap Baharı'nın iktidara getirdiği liderlerin filme, Amerika'ya ya da ABD elçiliğine saldıran göstericilere karşı tutumunun ne olacağıydı. Libya, Mısır, Tunus ve Yemen'deki yeni liderlerin takınacağı tutum, Arap Baharı ile ABD arasındaki ilişkilerin hangi noktada olduğunu göstermesi açısından önemlidir.

Şimdiye kadar Arap Baharı olarak adlandırılan süreçte, yeni liderlerin Amerika'yla ilişkilerinin nasıl olacağı somut verilerden yoksun bir şekilde tartışılmaktaydı.

Bazı yorumcular, Arap Baharı'yla artık Amerika'nın Arap dünyasındaki hegemonyasının büyük bir darbe aldığını söylüyorlardı. Arap Baharı gösterilerinde Amerika karşıtı herhangi bir söylemin olmadığına dikkat çeken yorumcular ise durumun hiç de iddia edildiği gibi olmadığını savunuyorlardı.

Bu yazı dizimizde, Libya, Mısır, Tunus ve Yemen'deki yeni yönetimin, "Müslümanların Masumiyeti" filmi üzerinden Amerika'yla olan ilişkisini inceleyeceğiz:

LİBYA

Libya'nın Bingazi şehrinde gösteriler, Bingazi'deki ABD konsolosluğunun önünde gerçekleşti.

11 Eylül'de saat 23.00 sularında konsolosluğa saldıran silahlı göstericiler, Libyalılarla Libya güvenlik güçleri arasında çatışma çıktı.[1]

Libyalı yetkililere göre Amerika, Bingazi konsolosluğuna saldırıyı geri püskürtmek için özel birlikler gönderdi; fakat bu birliklerin pusuya düşürülmesinden ötürü, konsolosluk saldırısı engellenemedi.[2]

Saldırıda, Amerikan elçisi Christopher Stevens ve konsolosluk çalışanlarından üç tanesi öldürüldü.[3] Amerika, saldırıda ölenlerden iki tanesinin, özel birliklerin eski çalışanları olduğunu açıkladı.[4]

Libya İçişleri Bakan Yardımcısı Yusuf Şerif, saldırının devrik lider Muammer Kaddafi yanlıları tarafından gerçekleştirildiğini iddia etti.[5] Libya resmi kaynakları tarafından 15 Eylül'de yapılan açıklamada, saldırıya karıştıkları tespit edilen 50 kişinin tutuklandığını bildirildi.[6]

Saldırıya karşı, Arap Baharı süreciyle Libya yönetimini eline alan yetkililer, ortak tavır aldı. Saldırıdan ötürü Amerikan yönetiminden özür dileyen Libyalı yetkililer, saldırıyı şiddetle kınadılar.

Saldırıdan saatler sonra Libya Başbakanı Mustafa Ebu Şakur, ABD elçisinin öldüğü saldırıyı kınadığını açıkladı.[7] Libya Ulusal Kongre Başkanı Muhammed Makarif ise katillerin kısa sürede tutuklanarak mahkemede yargılanacakları sözünü verdi.[8]

Makarif, 16 Eylül'de Reuters'e yaptığı açıklamasında, radikal İslamcıların Libya'nın istikrarını tehdit ettiklerini söyledi.[9] Saldırıdan sonra Obama, Makarif'le görüşerek elçilik ve diplomatların güvenliğinin sağlanmasını istedi.[10]

Makarif, 14 Eylül'de Bingazi'deki konsolosluğu ziyaret ederek, büyükelçinin öldürülmesinden duyduğu üzüntünün ifadesi olarak konsolosluğu çiçek bıraktı.[11]

Saldırı üzerine Amerika, konsolosluğun korunması için deniz piyadelerinden oluşan bir birliği, Libya'ya gönderdi.[12] Amerikalı yetkililer, Başbakan Barack Obama'nın emriyle iki savaş gemisinin Libya sahiline gönderildiğini duyurdu.[13]

Saldırıdan iki gün sonra Bingazi şehrinin hava sahası, güvenlik gerekçesiyle uçuşlara kapatıldı.[14]

Bingazi hava sahasının, Amerika'ya ait insansız uçakların Bingazi'de uçuş yapmasından ötürü uçuşa yasak hale getirildiği bildirildi. İnsansız uçakların, saldırıyı gerçekleştiren aşırılık yanlısı kişilere yönelik havalandığı, saldırının planlandığı ve gerçekleştirildiği noktaların fotoğraflarının çekildiği öğrenildi.[15]

Libya Savunma Bakanlığı yetkilileri, ABD'ye ait insansız uçakların, Kasım 2011'de imzalanan “Libya'nın Dostları” anlaşması gereği Bingazi hava sahasını kullandığını duyurdu.[16]

El-Kaide, el-Libi'nin intikamını mı aldı?

Libya'daki saldırı, Hz. Muhammed'e hakaret içerikli filme tepki olarak başlayan gösterinin sonucunda gerçekleşmiş olsa da saldırının daha önceden planlandığı, bu gösterilerin fırsat olarak değerlendirildiği görüşü ağır basıyor.

Reuters'e konuşan Amerikalı yetkililer, Bingazi'deki konsolosluğa düzenlenen saldırının, önceden planlanmış olabileceğine dikkat çekti. Saldırının aşırılık yanlısı Ensar eş-Şeria adlı örgüt tarafından gerçekleştirildiğini iddia eden yetkililer, saldırıya Kuzey Afrika'daki bazı el-Kaide militanlarının da katılmış olabileceğini belirtti.[17] Ensar eş-Şeria ise saldırıyla bir ilişkisinin olmadığını açıkladı.[18]

Yemen'deki el-Kaide örgütü tarafından yapılan açıklama da saldırının daha önceden planlandığına ve Amerika'nın Pakistan'da öldürdüğü Ebu Yahya el-Libi'nin intikamının alınması için düzenlendiğine işaret ediyor.

Yemen'deki el-Kaide örgütü tarafından yapılan açıklamada "Yemen, Libya ve Mısır'daki halkın Amerika'ya karşı intifadası, Amerika'nın sadece belirli bir gruplara karşı değil, İslam ümmetinin tamamına karşı savaştığının göstergesidir" ifadelerine yer verildi.

Amerika, Haziran ayında Yahya el-Libi'nin Pakistan'da öldürüldüğünü ilan ederken el-Kaide Lideri Eymen Zevahiri, el-Libi'nin öldürüldüğünü, Bingazi'deki ABD konsolosluğuna düzenlenen saldırıdan saatler önce yayınlanan video konuşmasında itiraf etmişti.[19]

Uzmanlar bu açıklamanın zamanlamasına dikkat çekerek, el-Kaide'yle Bingazi'deki konsolosluk saldırısı arasında bağ kurmuştu.

Öte yandan Libya Genel Ulusal Kongre Başkan Vekili Muhammed Yusuf el-Makarif, Bingazi'deki saldırıya Libyalı olmayan yabancı şahısların da katıldığını ileri sürmüştü. Libya Ulusal Kongre Başkanı Muhammed Makarif'in açıklamaları da saldırının önceden planlandığı yönünde olmuştu.[20]

El-Makarif "Topraklarımızda Libyalı olmayan kişiler var. Bu kişiler, kendi özel projeleri için topraklarımızı kullanmaktadırlar. El-Kaide'yle Amerika konsolosluğuna yönelik saldırı arasında bağlantının olduğunu düşünüyoruz" dedi.[21]

YEMEN

Mısır ve Libya'dan sonra Yemen'in başkenti Sana'daki Amerikan büyükelçiliği de 13 Eylül'de yüzlerce göstericinin saldırısına hedef oldu. "Hepimiz sana fedayız ya Resulallah" sloganları atan göstericilerden onlarcası yaralandı.[22] Elçilikteki ABD bayrağını indiren göstericiler, "Kelime-i Tevhid" yazılı beyaz bir bayrak astılar.[23] Yemen'deki bir grup göstericinin de el-Kaide'nin öldürülen lideri Usame Bin Ladin lehinde slogan attıkları görüldü.

"Bugün senin son günün" , "Amerika, sen şeytansın" şeklinde slogan atarak elçiliğe saldıran göstericilere güvenlik güçlerinin müdahalesi sert oldu.[24] Yemen güvenlik güçlerinin göstericilere karşı sert müdahalesi sonucu 4 gösterici ölürken onlarcası da yaralandı.[25]

Yemen güvenlik güçlerinin göstericileri elçilik binasından uzaklaştırmak için havaya ateş açtığı bildirildi. Büyükelçiliğe düzenlenen saldırı sonrasında elçilikten dumanların yükseldiği gözlemlenirken güvenlik güçleri, saldırıya karıştığı tespit edilen çok sayıda kişiyi göz altına aldı.

Yemen Cumhurbaşkanı Hadi'nin Tutumu

Yemen Cumhurbaşkanı Abdurabbih Mansur Hadi, başkent Sana'daki Amerikan büyükelçiliğine düzenlenen saldırıdan sonra ABD Başkanı Barack Obama'yla telefon görüşmesi yaptı. Yemen Cumhurbaşkanı Hadi, görüşmesinde elçiliğe düzenlenen saldırıyı yakından takip ettiğini belirterek, saldırıdan ötürü ABD Başkanı Obama'dan özür diledi. Hadi, ülkede yaşanan krizden ötürü güvenlik güçlerinde oluşan boşluktan yararlanan bazı grupların elçiliğe saldırdığını söyledi.

Saldırıyı gerçekleştirenlerin Yemen halkını temsil etmediğini savunan Hadi, Hz. Muhammed'e hakaret içeren filmle gerçekleştirilmek istenen planları kavrayamayan kişiler tarafından elçiliğe saldırı düzenlendiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Hadi, "Bu planlar, Amerika'yla Yemen arasındaki ilişkileri zedelemeyi hedeflemektedir" dedi ve elçilik saldırısına karışanların yargılanması için araştırma komisyonu kurulduğunu söyledi.[26]

Telefon görüşmesinde Obama ise Hadi'nin ABD elçiliğine düzenlenen saldırıyı kınamasından ötürü teşekkürlerini sundu.[27] Obama, Libya'da olduğu gibi Yemen'deki büyükelçiliğinin korunması için de deniz piyadelerinden oluşan bir birliği, başkent Sana'ya gönderdi.[28] Yemenli yetkililer, 50 kişiden oluşan deniz piyade birliğinin geçici süreyle ABD'de kalacağını ilan etti.[29]

Sana'daki saldırıyı değerlendiren ABD'nin Yemen büyükelçisi Gerald Feierstein, saldırının ABD-Yemen ilişkilerini olumsuz etkilemeyeceğini, tam aksine iki ülke arasındaki ilişkileri daha da güçlendireceğini söyledi.[30] Büyükelçi Feierstein, 19 Eylül'de Cumhurbaşkanı Hadi'yi ziyaret ederek, Başkan Obama'nın teşekkür mektubunu takdim etti.[31]

Büyükelçi Feierstein, bir gün önce ise İçişleri Bakanı Abdulkadir Kahtan'ı ziyaret etti. Görüşmede Kahtan, teröre karşı mücadele ve güvenlik alanında Amerika'nın Yemen'e olan yardım ve desteklerinden ötürü  teşekkür etti.[32]

Yemen'deki Güvenlik ve İstikrarını Sağlamak İçin Askeri İşler Komitesi ise ABD elçiliğine düzenlenen saldırıyı, terör eylemi olarak gördüğünü açıklarken[33] Yemen muhalefetini temsil eden "Lika el-Muşterek" ise ABD elçiliğine düzenlenen saldırıyı kınadığını duyurdu.[34] El-Kaide ise ABD’li diplomatların öldürülmesi çağrısında bulundu.[35]

 



Paylaşım
Facebook da Paylaş
Yorum Yaz Yorum
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış
Diğer İlgili Başlıklar
Belarus ve renkli “devrim”e dair — 2 01-09-2020 tarihinde eklendi
Belarus ve renkli “devrim”e dair — 1 01-09-2020 tarihinde eklendi
Belarus’taki gelişmeler üzerine 16-08-2020 tarihinde eklendi
Rusya’da anayasa değişikliği. Ne öngörülüyor? 29-06-2020 tarihinde eklendi
Suriye'deki örgütlerin şifreleri 16-04-2020 tarihinde eklendi
Emirliklerin Yemen nüfuzu 26-02-2020 tarihinde eklendi
Suriye’deki gerginlik Rusya'yı nasıl tehdit ediyor? 12-02-2020 tarihinde eklendi
Rusya'da Türkiye kuşkusu derinleşiyor 10-02-2020 tarihinde eklendi
Putin, Lenin’le ilgili ne dedi? 12-12-2019 tarihinde eklendi
ABD, Suriye’de petrolü çalmak için Blackwater’ı ve teröristleri kullanıyor 04-12-2019 tarihinde eklendi
Güncel
23:12 (08.03.2021)
Rey el-Youm: İsrail rejimi, Hizbullah'a istihbarat sızdıran bir vatandaşını 5 yıl hapse mahkum etti.
23:08 (08.03.2021)
SANA: Irak'ın batısında Amerikan güçlerinin bulunduğu Ayn el-Esed üssüne roket saldırısı düzenlendi.
23:07 (08.03.2021)
El Menar: Lübnan ordusu, Meys Cebel'deki merkezinin üstünden uçan İsrail insansız uçağına ateş açtı.
23:33 (05.03.2021)
Unews: Deyr Zor'a bağlı Şahil beldesinde kimliği belirsiz kişilerin silahlı saldırısı sonucu bir SDG militanı öldü, birkaçı da yaralandı.
15:59 (03.03.2021)
Suriye İnsan Hakları Gözlem Evi: Irak'taki İran müttefiki güçler, Suriye'nin el-Bukemal bölgesine askeri yığınak yapıyor.
12:26 (03.03.2021)
Güney Sudan'da uçak düştü 10 ölü.
12:26 (03.03.2021)
Sputnik Arapça: Katar, Türkiye ile 3 yeni askeri anlaşma imzaladığını açıkladı.
22:59 (02.03.2021)
El Cezire: ABD Dışişleri Bakanlığı: Blinken, Afganistan'daki barış operasyonunu kolaylaştırması ve Körfez'in birliği konusundaki desteği hususunda Katarlı meslektaşı ile bir telefon görüşmesi yaptı.
Haftanın Yorumu
Alptekin DURSUNOĞLU
Yozlaşmış düzenler, lümpen devrimler
Siyasi Analizler
En Çok
Okunan Yorumlanan Paylaşılan
Hava Durumu
İstanbul Ankara İzmir
ISTANBUL ANKARA IZMIR
Yakın Doğu Haber ® 2006 - 2012
Sitede bulunun içerikler ve analizler kaynak gösterilerek alıntılanabilir  RSS Tasarım & Yazılım : Network Yazılım