Kıbrıs, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun Ankara’yı hedef alan çıkışlarıyla üçlü iş birliği formatını Türkiye karşıtı bir cephe izlenimine dönüştürdüğü gerekçesiyle rahatsız.
Yazar: Admin
YDH- Kıbrıs, İsrail ile Türkiye arasında tırmanan gerilimin odağına çekilmekten hoşnutsuz. Lefkoşa yönetimi, geçtiğimiz hafta işgal altındaki Kudüs’te yapılan üçlü zirvede İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun Ankara’yı hedef alan açıklamalarıyla tansiyonu bilerek artırdığı ve Kıbrıs ile Yunanistan’ı İsrail-Türkiye çekişmesine dâhil ettiği görüşünde.
Kıbrıs’ın önde gelen gazetelerinden Politis’in aktardığına göre rahatsızlık, resmi düzeye yansımadan ancak “diplomatik hassasiyet”le yönetiliyor.
İsrail, Kıbrıs ve Yunanistan, kısa süre önce yeni bir askeri planlama anlaşması imzaladıktan günler sonra üçlü toplantılarını gerçekleştirmişti.
Ancak Politis, bu iş birliğinin Netanyahu tarafından “ulusal, diplomatik ve jeostratejik çıkarlar doğrultusunda kendi ajandasına göre kullanıldığı” yorumuna yer verdi.
Gazeteye göre Netanyahu, zirve sırasında Türkiye’yi ortak tehdit gibi göstermeye çalışarak, hem iç politikada zayıflayan popülaritesini toparlamayı hedefliyor hem de İsrail’in bölgesel çıkarlarını öne çıkarıyor.
Netanyahu'nun, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ve Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis ile yaptığı toplantıda kullandığı “ilhak hayalleri kuranlar, topraklarımız üzerinde yeniden hükümranlık kurabileceklerini unutmalı” ifadeleri, Ankara’ya doğrudan gönderme olarak değerlendirildi. Politis, Netanyahu’nun bu söylemle “üç ülkeyi Türkiye’ye karşı ortak bir pozisyondaymış gibi lanse etmeye çalıştığını” yazdı.
Konuyu yakından takip eden bölgesel bir yetkili de Middle East Eye’a yaptığı açıklamada, Kıbrıs’ın İsrail’in yaklaşımından gerçekten rahatsız olduğunu doğruladı. Yetkili, “Bu, İsrail’in alışılagelmiş yöntemidir. İç kamuoyuna dönük güçlü mesajlar verilir, gerçekler ikinci plana itilir ve kendi anlatısı öne çıkarılır” değerlendirmesinde bulundu.
Gerilim, Kıbrıs’ın önümüzdeki hafta Avrupa Birliği Konseyi dönem başkanlığını devralmaya hazırlanırken daha hassas hale geliyor. Lefkoşa, bu süreçte Türkiye’yle ilişkilerde gereksiz bir sertleşme görüntüsünden kaçınmayı amaçlıyor.
Üçlü format yeni değil, ancak 2023’ten bu yana Ankara-Tel Aviv hattında biriken gerilim, son toplantının çok daha dikkat çekici olmasına yol açtı.
İsrail ile Türkiye arasında Suriye politikaları konusunda yaşanan ayrışma sürerken, Netanyahu’nun ABD Başkanı Donald Trump’ın barış planı kapsamında Ankara’nın Gazze’de üstlenebileceği olası bir role karşı temkinli olduğu belirtiliyor.
Öte yandan Kıbrıs’ın bu yıl İsrail’den Barak MX hava savunma sistemi satın alması da bölgede yeni tartışmaları tetiklemişti. Sistem, radar kapasitesi sayesinde Türkiye’nin güney hava sahasının önemli bir bölümünü kapsayan “dijital bir şemsiye” işlevi görüyor.
Politis’in haberine göre Kıbrıs’ta rahatsızlık yaratan dört temel başlık bulunuyor. İlki, Netanyahu’nun Türkiye’ye yönelik sert ifadelerinin, üçlü iş birliğini Ankara’ya karşı ortak bir savunma hattı gibi resmetmesi.
Bu söylem, Lefkoşa’ya göre Türkiye ile yeniden başlayabilecek çözüm sürecini zora sokabilir. Özellikle Kuzey Kıbrıs’ta yeni seçilen Cumhurbaşkanı Turhan Erhürman’ın ardından birleşme müzakerelerinin yeniden canlanması ihtimali dikkate alındığında, tansiyonu artıran her yaklaşımın zarar vereceği değerlendiriliyor.
İkinci başlık, İsrail kaynaklı “hedefli sızıntılar”. Bu iddialar, İsrail ve Yunanistan’dan bin, Kıbrıs’tan ise 500 askerden oluşan ortak bir tugay kurulacağı yönündeydi. Ancak Kıbrıs Savunma Bakanı Vassilis Palmas, böyle bir planın gündemde olmadığını açıkça belirterek iddiaları reddetti.
Üçüncü olarak Politis, İsrail ordusunun hafta başında tek taraflı biçimde yeni bir askeri anlaşmanın duyurusunu yapmasını eleştirdi. Açıklamanın yalnızca İsrail’in resmi hesabından paylaşılması, üç ülkenin eşit ortaklığına gölge düşürdü. Buna ne Kıbrıs’tan ne de Yunanistan’dan karşılık geldi; alışılmış müşterek açıklama pratiği de uygulanmadı.
Sonuç olarak Lefkoşa, yükselen tonun ve tek yanlı çıkışların, üçlü formatın kurucu mantığını aşarak İsrail’in Türkiye’ye yönelik stratejisinin uzantısı haline geldiği görüşünde. Kıbrıs, bu tabloyu kendi siyasi öncelikleriyle uyumsuz buluyor ve daha sakin bir diplomatik çizginin korunmasını istiyor.