Lübnan Dışişleri Bakanı Yusuf Recci, ülkedeki yeniden imar çalışmalarını "gülünç" olarak nitelendirerek, sürecin Hizbullah'ın silahsızlandırılmasına bağlı olduğunu savundu.
YDH - Dışişleri Bakanı Yusuf Recci, bakanlığı Lübnan Kuvvetleri partisinin ve uluslararası destekçilerinin hizmetine sundu.
El-Ahbar gazetesinde yer alan habere göre Recci, ABD merkezli Washington Yakın Doğu Politikaları Enstitüsü tarafından yaklaşık on gün önce düzenlenen çevrimiçi bir forumda konuştu.
Eski ABD Büyükelçisi Dennis Ross, Hanin Ghaddar ve Enstitü Direktörü Robert Satloff'un da katıldığı toplantıda Recci, zarar gören bölgelerin yeniden imarı ve halkın evlerine dönüşü konusundaki yaklaşımını açıkladı.
Recci, "Şu an yeniden imar sürecini başlatmak gülünç bir durum" ifadesini kullandı.
Riyad yönetiminin Lübnan'ın mali toparlanmasına ve yeniden imarına destek vermeye ilgi gösterdiğini belirten Recci, ancak bu sürecin şu an için "erken" olduğunu savundu.
Bakan, bu görüşünü "Hizbullah İsrail'i yok etmeye çalışırken, İsrail de Hizbullah'ı hedef almayı henüz bitirmemişken yeniden imardan bahsetmek yersizdir" sözleriyle gerekçelendirdi.
Suudi Arabistan'ın Lübnan'a yapacağı herhangi bir yardımı iki net şarta bağladığını aktaran Recci, bu şartları "Hizbullah'ın silahsızlandırılması ve ekonomik reformların uygulanması" olarak sıraladı.
Recci, yeniden imar dosyasını insani bir öncelik veya halkın evine dönüş hakkı olarak değil, dış siyasi ve güvenlik şartları çerçevesinde değerlendirdi.
"Ordu, Hizbullah ile yüzleşme kapasitesine sahip"
Hükümetin önceliğinin Hizbullah'ın silahsızlandırılması olduğunu vurgulayan Recci, "Lübnan ordusu, gerekmesi halinde Hizbullah ile askeri olarak yüzleşme kapasitesine tam anlamıyla sahip" değerlendirmesinde bulundu.
Recci, Hizbullah'ın "yasa dışı askeri bir örgüt" olduğu, silahsızlandırılması ve dağıtılması gerektiği konusunda hükümet ve halk arasında bir mutabakat bulunduğunu iddia etti. Lübnan'ın bu görevi "halkın iradesi" doğrultusunda sürdürdüğünü belirtti.
Recci, "Hizbullah saflarını yeniden düzenlemek ve ülke üzerindeki hakimiyetini sürdürmek için zaman kazanmaya oynuyor" iddiasında bulundu.
Demokratik yollarla seçilmiş hükümetin yasa dışı silahlı bir örgütü silahsızlandırmak için harekete geçmesinin "iç savaş" anlamına gelmediğini, aksine Anayasa ve Taif Anlaşması ilkelerinin hayata geçirilmesi olduğunu savundu. Bakan, ordunun Hizbullah ile askeri çatışmaya girme kapasitesine sahip olduğu yönündeki görüşünü yineledi.
Siyonist rejim ile normalleşme konusuna da değinen Recci, Lübnan yasalarına göre ülkenin İsrail ile resmen savaş halinde olduğunu hatırlattı.
"Barış veya işbirliğinden" bahsetmenin henüz erken olduğunu belirten Recci, buna rağmen Lübnan hükümetinin resmi pozisyonunun "İsrail dahil tüm ülkelerle barış arayışı" olduğunu ifade etti.
Recci, bu barışın şartının, 2002 yılında Beyrut Zirvesi'nde kabul edilen ve iki devletli çözümü öngören Arap Barış Girişimi'ne uyulması olduğunu sözlerine ekledi.