Reuters'a konuşan kaynaklar, Washington'un Venezuela lideri Maduro'yu kaçırarak Çin'in Batı Yarımküre'deki nüfuzuna doğrudan bir sınır çizdiğini söyledi.
YDH - Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun ABD özel kuvvetleri tarafından kaçırıldığı askeri operasyonun ardındaki temel hedeflerden birinin, Çin'e net bir mesaj göndermek olduğu belirtiliyor.
Reuters'ın ABD'li yetkililere dayandırdığı habere göre Washington, Pekin yönetimine Latin Amerika bölgesinden uzak durması gerektiği uyarısında bulundu.
Trump yönetiminden bazı yetkililer, Maduro'ya yönelik bu hamlenin kısmen Çin'in bölgedeki hırslarına karşı koymayı amaçladığını ifade etti.
Kaynaklardan biri, Pekin'in avantajlı fiyatlarla petrol alımı karşılığında Venezuela'ya kredi ve finansman sağladığı dönemlerin artık sona erdiğini belirtti.
Pekin'in nüfuzunun sınırları test ediliyor
Analistlere göre Maduro'nun ABD tarafından kaçırılması, Çin'in Amerika kıtalarındaki olayları etkileme kabiliyetinin ne kadar sınırlı olduğunu kanıtladı.
Demokrasileri Savunma Vakfı (FDD) uzmanı Craig Singleton, bu durumun Çin'in "büyük güç" söylemi ile Batı Yarımküre'deki gerçek etkisi arasındaki derin uçurumu gösterdiğini vurguladı.
Singleton, "Pekin diplomatik yollarla protesto edebilir ancak Washington doğrudan baskı kurmaya karar verdiğinde ortaklarını veya varlıklarını koruyamaz" değerlendirmesinde bulundu.
Maduro, kaçırılmadan sadece birkaç saat önce Karakas'ta Çin'in Latin Amerika Özel Temsilcisi Çiu Siaoçi ile bir araya gelmişti.
Bu görüşmenin canlı yayınlandığı sırada ABD'nin gizli operasyon hazırlığında olması, Pekin'in hazırlıksız yakalandığına işaret ediyor.
Amerikalı bir yetkili, "Bilselerdi, bu kadar açık bir şekilde süreci yönetmezlerdi" dedi.
Pekin "etki alanı" mantığıyla fırsat kolluyor
Çin'in şu an dezavantajlı bir konumda görünmesine rağmen, ABD'nin Venezuela'daki askeri varlığının uzaması veya güvenlik durumunun kötüleşmesi Pekin için yeni bir kapı açabilir.
Eski bir Dışişleri Bakanlığı yetkilisi olan Daniel Russel, ABD'nin odağını tamamen Batı Yarımküre'ye ve "etki alanları mantığına" kaydırmasının Çin'in işine yarayabileceğini belirtti.
Russel, "Pekin, Washington'un Asya'yı Çin'in nüfuz alanı olarak tanımasını istiyor ve şüphesiz ABD'nin Venezuela işlerine saplanıp kalmasını umuyor" diye konuştu.
ABD, 3 Ocak'ta düzenlediği "Mutlak Kararlılık" operasyonuyla Karakas'a saldırı düzenlemiş, Maduro ve eşini kaçırarak ABD'de hakim karşısına çıkarmıştı.
Çin ise bu adımı "tek taraflı, yasadışı ve saldırgan" olarak niteleyerek reddetti. Çin'in Washington Büyükelçiliği Sözcüsü Liu Pengyu, durum ne olursa olsun Latin Amerika ülkeleriyle dost ve ortak kalmaya devam edeceklerini açıkladı.