Yemen kaynaklı saldırılar ve Kızıldeniz’deki güvenlik krizi, İsrail’in stratejik güney kapısı Eilat Limanı’nı iki yılı aşkın süredir neredeyse tamamen işlevsiz hale getirdi; gelirler sıfıra inerken, liman tarihinin en ağır krizini yaşıyor.
YDH- İsrail’in stratejik öneme sahip güney limanı Eylat’ı odağına alan İsrail gazetesi Yediot Aharonot, limanın iki yılı aşkın süredir neredeyse tamamen felç olduğunu ve faaliyetlerin fiilen durma noktasına geldiğini yazdı.
Gazeteye göre, Kızıldeniz’e uzanan deniz yollarında yaşanan güvenlik sorunları, gemilere yönelik saldırılar ve art arda gelen destek operasyonları, Eylat Limanı’nda yük ve gemi trafiğini neredeyse sıfırladı. Liman işçilerinin her sabah boş rıhtımlara geldiği, ancak uzun süredir limana yanaşan gemi olmadığı aktarıldı.
Bu durgunluğun mali etkileri ise son derece ağır oldu. Daha önce yıllık yaklaşık 240 milyon şekel gelir elde eden limanın kazançları neredeyse tamamen ortadan kalktı. Devletin sağladığı destek ise yalnızca 15 milyon şekelle sınırlı kaldı ve bu tutarın kısa vadeli ihtiyaçları karşılamaktan öteye geçmediği belirtildi.
Haberde, Genel İşçi Sendikaları Federasyonu Histadrut’un işten çıkarmaları önlemek amacıyla ek 5 milyon şekel kaynak sağlamayı taahhüt ettiği, ancak sendika başkanı Arnon Bar-David’in de adının geçtiği “çıkar alışverişi” iddiaları nedeniyle yürütülen soruşturma yüzünden bu desteğin hayata geçirilmediği ifade edildi.
Öte yandan Maliye ve Ulaştırma Bakanlıklarının, limanın gerekli koşulları karşılayamadığı gerekçesiyle işletme imtiyazını uzatmama kararı aldığı aktarıldı. Liman yönetiminin bu karara itiraz etmeye hazırlandığı ve hükümetten kararın geri çekilmesini talep etmeyi planladığı kaydedildi.
Yediot Aharonot, Sana’da faaliyet gösteren güçlerin Kasım 2023’te Eilat Limanı’na giden bir gemiye el koymasının ardından liman faaliyetlerinin fiilen tamamen durduğunu vurguladı. Bu gelişmenin, Ekim 2023 itibarıyla limana rekor sayıda otomobilin ulaştığı ve ilave 15 bin aracın daha gelmesinin beklendiği bir dönemin hemen ardından yaşandığına dikkat çekildi.
Limanın mali işlerden sorumlu başkan yardımcısı Batya Zafrani, o dönemde NYK ve Zim gibi büyük taşımacılık şirketlerinin aylar boyunca gemi göndermeyi durdurduğunu belirterek, başlangıçta hükümetin müdahale edeceğini düşündüklerini ancak üç ay sonra işçilerin geleceği konusunda ciddi kaygılar yaşamaya başladıklarını söyledi.
Zafrani, yükü hafifletmek amacıyla işçilerin geçici olarak diğer limanlara yönlendirilmesinin de sonuç vermediğini, bu nedenle hükümetten talep edilen 15 milyon şekelin yalnızca iki aylık bir süreyi karşılayabildiğini ifade etti.
Eylat Limanı Yönetim Kurulu Başkanı ve Neqsh Grubu CEO’su Avi Hormaro da hükümetin krizi ele alış biçimine sert eleştiriler yöneltti. Hormaro, İsrail hükümetinin Eilat Limanı’nı kaderine terk ettiğini savunarak, Ulaştırma Bakanlığı’nın çaba gösterdiğini ancak diğer bakanlıkların sürece kayıtsız kaldığını dile getirdi.
Hormaro, “Kiryat Şimona nasıl unutulduysa, biz de aynı şekilde ihmal edildik” ifadelerini kullanarak, güney limanının kaderinin fiilen Yemenli bir grubun eline bırakıldığını söyledi. Kızıldeniz’deki deniz yollarının güvenliğinin liman yönetiminin değil, doğrudan hükümetin sorumluluğunda olduğunu vurgulayan Hormaro, krizin derinleşmesinin siyasi tercihlerin sonucu olduğunu belirtti.