İsrail’in Somaliland’i tanıma kararı, Kızıldeniz ve Afrika Boynuzu’ndaki güç dengelerini etkileyebilecek yeni bir hamle olarak değerlendirildi.
YDH- Times of Israel’de yer alan analize göre, İsrail’in tek taraflı olarak Somaliland’i tanıması, ayrılıkçı bölgeyi uluslararası gündemin merkezine taşıdı. Kararın, Afrika Boynuzu ve Ortadoğu’da tepkilere yol açtığı, bölgesel güç mücadelelerinde yeni ve “beklenmedik bir unsur” olarak değerlendirildiği belirtildi.
Analizde, İsrail açısından bu adımın, geçen yıl ABD ve İsrailli yetkililer tarafından gündeme getirilen ve Gazze’den tehcir edilen Filistinlilerin Somaliland’e yerleştirilmesini öngören tartışmalı öneriyi yeniden gündeme taşıdığı ifade edildi. Ayrıca İsrail’in, Yemen’de faaliyet gösteren “Ensarullah’ın saldırılarına daha yakından yanıt verebilmek için Somaliland’i olası bir üs olarak değerlendirebileceği” aktarıldı.
“Diplomatik kazanım” ve “İbrahim Anlaşmaları” hedefi
İsrail açısından bu adımın “diplomatik bir kazanım” olarak görülebileceği değerlendirmesine yer verilen analizde, Somaliland’in dışişleri bakanının, Associated Press’e yaptığı açıklamaya değinildi. Bakan, Somaliland’in İsrail ile Arap ve Müslüman çoğunluklu ülkeler arasında imzalanan ikili anlaşmalar olan “İbrahim Anlaşmaları”na katılmayı hedeflediğini söylemişti.
Somaliland Dışişleri Bakanı Abdurrahman Zahir Adem, bu süreci “karşılıklı faydaya dayalı bir dostluk” olarak tanımlarken, Somaliland’in bu sayede ticaret, yatırım ve teknoloji alanlarında İsrail’le açık iş birliği elde edeceğini belirtti.
Güvenlik riskleri ve tehditler
Analizde, Somaliland’in bağımsız bir devlet olarak ilk kez tanınmasının aynı zamanda güvenlik risklerini de beraberinde getirebileceği uyarılarına yer verildi.
Analistler, İsrail’le kurulan ilişkilerin, bölgede faaliyet gösteren silahlı gruplar için bir mobilizasyon çağrısına dönüşebileceğini ve görece istikrarlı olan bölgenin kırılgan yapısını sarsabileceğini ifade etti.
Somali merkezli eş-Şebab’ın, Somaliland’e yönelik tehditlerde bulunduğu aktarıldı. Örgüt sözcüsü Şeyh Ali Muhmud Raci’nin yayımlanan ses kaydında, “hareket üyelerinin, İsrail’in topraklarımızın herhangi bir bölümünü kullanma ya da sahiplenme girişimini reddettiği” ve buna karşı mücadele edeceklerini söylediği bildirildi.
Stratejik konum ve Kızıldeniz boyutu
Times of Israel’e göre, Somaliland dünyanın en yoğun deniz ticaret yollarından biri üzerinde yer alıyor. Bölge, komşu Cibuti’ye alternatif olarak yabancı yatırımcıların ve askeri güçlerin ilgisini çekiyor. Somaliland’in Yemen’e 160 kilometreden daha az mesafede bulunduğu ve Gazze’deki savaşla bağlantılı olarak Kızıldeniz’de ticari gemileri hedef alan Ensarullah’ın eylemlerinin deniz taşımacılığını “ciddi biçimde” etkilediği kaydedildi.
Analizde, Ensarullah’ın Gazze savaşı sırasında İsrail’e çok sayıda füze ve insansız hava aracı fırlattığı, bunun da uzun menzilli karşılıkları tetiklediği aktarıldı.
King’s College London’dan askeri analist Andreas Krieg, Somaliland’de sınırlı bir askeri varlığın deniz faaliyetlerini izleme ve engelleme açısından “orantısız bir fayda” sağlayabileceğini ifade etti.
İsrail’in tanıma kararının ardından Ensarullah’ın Somaliland’i hedef alan açıklamalarda bulunduğu, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar’ın geçen hafta Somaliland’i ziyaret ettiği ve Somaliland Cumhurbaşkanı’nın da yakın zamanda İsrail’e gitmesinin beklendiği bildirildi.
Sa’ar’ın ziyareti sırasında, “zorlu bölgelerde yer alan demokratik ülkeler arasında doğal bir bağ” ifadesini kullandığı aktarıldı.
Askeri iş birliği ve belirsizlikler
Times of Israel, İsrail ve Somaliland’in yeni ilişkilerinin “savunma alanında iş birliğini” de kapsayacağını bildirdiğini, ancak yetkililerin ayrıntı vermekten kaçındığını yazdı.
Somaliland Dışişleri Bakanı Adem, ayrıntıların cumhurbaşkanının İsrail ziyareti sonrasında netleşeceğini belirterek, “iş birliği alanları konusunda sınır olmadığını” söyledi.
Adem, İsrail’in tanımasının Somaliland’e uluslararası “meşruiyet” kazandırmasını ve başka ülkelerin de benzer adımlar atmasını umduklarını ifade etti. Buna karşın Somali yönetiminin bu kararı sert biçimde reddettiği aktarıldı.
Gazze ve Filistinliler iddiası
Analizde, Somaliland Dışişleri Bakanı’nın, İsrail’le Gazze’den yerinden edilen Filistinlilerin kabulüne ilişkin herhangi bir görüşme yapılmadığını savunduğu belirtildi. Ancak ABD ve İsrailli yetkililerin geçen yıl böyle bir teklifin Somaliland’e iletildiğini söylediği hatırlatıldı.
Somali Public Agenda adlı düşünce kuruluşunun müdürü Mahad Wasuge, İsrail’in tanıma kararının bölgeyi “bilinmeyen sulara” sürüklediğini ve özellikle Berbera Limanı’nda bir İsrail varlığının, Kızıldeniz’de yeni vekâlet çatışmalarını tetikleyebileceğini ifade etti.
Bölgesel ve uluslararası tepkiler
Analizde, İslam İşbirliği Teşkilatı ile Afrika Birliği’nin İsrail’in kararını kınadığı aktarıldı. Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud’un, bu adımın ülkesinin egemenliğini tehdit ettiğini söylediği ve Somali topraklarının “Netanyahu tarafından imzalanan bir kâğıtla bölünemeyeceğini” dile getirdiği bildirildi.
Somaliland Dışişleri Bakanı Adem ise Mogadişu’dan gelen eleştirileri reddederek Somali’yi “başarısız bir devlet” olarak nitelendirdi.
Analizde ayrıca, Somali’nin pazartesi günü Birleşik Arap Emirlikleri ile imzaladığı güvenlik ve savunma anlaşmalarını iptal ettiği, bunun “ülkenin birliği ve toprak bütünlüğünü koruma” gerekçesiyle yapıldığı aktarıldı.
BAE’nin uzun süredir Berbera Limanı’na yatırım yaptığı ve bölgenin Sudan ve Yemen’e yakınlığı nedeniyle jeopolitik önem taşıdığı vurgulandı.
Yeni dengeler ve belirsiz gelecek
Times of Israel’e göre, İsrail’in Somaliland’i tanıması, Körfez ülkeleri, Türkiye, Çin ve Etiyopya gibi bölgesel ve küresel aktörlerin dikkatini çeken “yeni bir güç dengesi” yarattı. Türkiye’nin Somali’deki en büyük yatırımcılardan biri olduğu, Çin’in ise Somaliland’i Tayvan’la ilişkileri nedeniyle uzun süredir şüpheyle izlediği kaydedildi.
Etiyopya’nın, denize çıkışı olmayan bir ülke olarak Somaliland’i “stratejik bir geçiş noktası” olarak gördüğü, ancak İsrail’in kararına ilişkin şu ana kadar sessiz kaldığı ifade edildi.