ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, Cumhuriyetçi Parti içindeki isyan kültürü ve dar çoğunluğun getirdiği kısıtlamalar nedeniyle yasama gündemini yürütmekte zorlanıyor.
YDH - ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson'ın Cumhuriyetçi Parti içindeki pamuk ipliğine bağlı çoğunluğu yönetme görevi, yeni yılda daha da zorlaşıyor.
Partide yerleşik hale gelen "isyan kültürü" ve dış siyasi faktörlerin birleşimi, Cumhuriyetçiler zorlu bir ara seçim dönemine hazırlanırken partinin ajandasını rayından çıkarma tehdidi taşıyor.
Yeni yasama döneminin ilk günlerinde Johnson ve liderlik ekibi, bir grup Cumhuriyetçi muhalifin zorlamasıyla ObamaCare sübvansiyonlarının kabul edilmesini sineye çekmek zorunda kaldı.
Ardından, aynı merkezci muhaliflerin partinin ivme kazanmasını sağlayacak çalışma yasalarını engellemesini çaresizce izlediler.
The Hill gazetesinin aktardığına göre, kıdemli Tahsisat Komisyonu üyesi Mario Diaz-Balart, bu dinamik hakkında şunları söyledi:
"Çoğunluk bu kadar dar olunca, son dakikada Meclis'in yönünü şu ya da bu şekilde değiştirmek için eldeki gücü kullanmak artık kabul edilebilir bir yöntem haline geldi."
Diaz-Balart, bu durumu değiştirmenin tek yolunun üye sayısını artırmak olduğunu vurguladı.
Demokratlar: Cumhuriyetçiler tamamen dağılıyor
Parti içi mesaj niteliğindeki tasarıların bile geçirilmesinde yaşanan zorluklar, sadece Cumhuriyetçi grup içindeki bölünmeleri su yüzüne çıkarmakla kalmıyor; aynı zamanda popülaritesi düşük bir başkan, istikrarsız ekonomi ve iktidar partisi aleyhine işleyen tarihi ara seçim trendleriyle mücadele eden liderler için fırtınalı bir yılın habercisi niteliği taşıyor.
Bağımsız seçim tahmin kuruluşu Cook Political Report, geçen hafta 18 koltuğa ilişkin derecelendirmesini Demokratlar lehine değiştirdi.
Demokratlar ise Cumhuriyetçilerin yaşadığı bu sorunları vurgulamaktan geri durmuyor.
Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Hakeem Jeffries, Kongre'de gazetecilere yaptığı açıklamada, "Bu ekip, iki arabalı bir cenaze törenini bile organize etmeyi beceremez. Her hafta oylama kaybediyorlar. Her şey dağılıyor" dedi.
Trump'a karşı cephe genişliyor
Geçen yıl Johnson, Donald Trump'ın desteğiyle partiyi belirli öncelikler etrafında toplamayı başarmıştı.
Bunlar arasında, Trump'ın seçim vaatlerini içeren ve 4 Temmuz'da yasalaşan kapsamlı vergi indirimlerini de barındıran büyük paket yer alıyordu.
Fakat Cumhuriyetçiler, bu yasayı seçmenlere anlatmakta zorlanıyor.
Yeniden seçilme yarışı veren ve sayıları giderek artan hassas bölgelerdeki Cumhuriyetçiler, siyasi varlıklarını korumak adına liderliğe meydan okuma konusunda daha istekli davranıyor.
Başkaldırıların sıklığı da artıyor. Hemen her hafta, küçük grupların güç gösterisi nedeniyle Meclis çalışmaları sekteye uğruyor.
Bu muhalifler genellikle sağ kanattaki Özgürlük Grubu (Freedom Caucus) üyeleri olsa da, artık ideolojik yelpazenin diğer ucundan, yani merkezci üyelerden de tepkiler yükseliyor.
Pensilvanya Milletvekili Rob Bresnahan gibi isimler, liderlikle ters düşmek pahasına kendi seçim bölgelerinin çıkarlarını ön planda tuttuklarını belirtiyor.
Bresnahan, "Eğer parti liderliği ile seçim bölgem arasında bir seçim yapmam gerekirse, her zaman bölgemi seçerim" ifadelerini kullandı.
Daralan çoğunluk hata payını sıfıra indirdi
Eski Milletvekili Marjorie Taylor Greene'in 5 Ocak'taki istifası ve Milletvekili Doug LaMalfa'nın ertesi gün ani ölümü, Cumhuriyetçi liderlik üzerindeki baskıyı daha da artırdı.
Cumhuriyetçiler artık parti hattındaki oylamalarda sadece iki fire verme lüksüne sahip. Ay sonunda Teksas'taki özel seçimin ardından bir Demokrat üyenin göreve başlamasıyla bu marj bir kişiye düşecek.
Çoğunluğun bu denli hassas olması nedeniyle, hasta veya sakat üyelerin bile oylamalar için Washington'a getirilmesi zorunlu hale geldi.
Trafik kazası sonrası boyunluğu ve yüzündeki morluklarla oylamaya katılan Indiana Milletvekili Jim Baird, bu durumun en somut örneği oldu.
Cumhuriyetçi liderlik ise yaşanan kayıpları dar çoğunluğun doğal bir sonucu olarak nitelendiriyor.
Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçi Konferans Başkanı Lisa McClain, yaşananları bir isyan olarak görmediğini belirterek, "Tek koltukluk çoğunlukta her şeyin etkisi katlanıyor. Hata payımız sıfır" dedi.
Mike Johnson ise tüm aksiliklere rağmen kontrolün kendilerinde olduğunu savunarak, "Bu, küçük bir marjla yaşamanın gerçeği. Hiçbir şekilde yılmış değiliz" diye konuştu.