ABD, İran'a yönelik çok yönlü askeri hazırlıklarını yakıt ikmali, uçak gemisi grubu ve kara-hava unsurları üzerinden üç ayrı koldan yoğunlaştırıyor. Operasyonların süresi ve şiddeti, çatışmanın gelişimine ve hedeflere bağlı olarak değişkenlik gösterecek.
YDH- 21 Ocak 2026 gece yarısı 03:01 itibarıyla ABD, İran'a yönelik askeri “kıskaç” hamlesini üç koldan sürdürüyor; batıdan İspanya üzerinden B-2 Spirit bombardıman uçakları için kritik yakıt ikmali köprüsü kurulurken, doğudan AIS kapalı şekilde sessizce bölgeye yaklaşan USS Abraham Lincoln uçak gemisi saldırı grubu devrede ve ortadan ise Ürdün’de F-15 ile A-10 savaş uçakları kara ve hava harekâtı için konumlandırılmış durumda.
Son dönemde, 2025 Haziran’ındaki “Midnight Hammer” operasyonunu anımsatan stratejik hareketlilik, ABD ve müttefiklerinin Ortadoğu’daki askeri varlığını kritik bir aşamaya taşıdı.
Yapılan yeni gözlemler ve meteorolojik veriler, California’dan İspanya’ya doğru yönelen yakıt ikmal tankerlerinin rotasının, B-2 Spirit tipi stealth bombardıman uçaklarının aktif operasyonlarını desteklemek üzere yeniden canlandığını gösteriyor.
İran’ın Tebriz bölgesinde daha önce İHA (drone) faaliyetlerine yönelik bildirilen B0011/26 kodlu NOTAM iptal edildi. Bu, İran’ın kuzeybatı sınır hattında hava sahasının önümüzdeki süreçte, Türkiye ve Kuzey Irak güzergahından hareket edecek olası hava unsurları için açılabileceğine işaret ediyor.
Alternatif olarak, İran’ın insansız hava araçlarını geçici olarak gizleyerek taktiksel koruma sağlama stratejisi de söz konusu olabilir.
Bu gece, California’daki March Hava Üssü’nden dört KC-135 yakıt ikmal tankerinin İspanya’nın Morón Hava Üssü’ne sevki dikkat çekti. Morón, B-2 Spirit bombardıman uçaklarının Atlantik geçişlerinde yakıt ikmali yaptığı ana üs olarak kritik bir konumda bulunuyor.
2025 yılındaki “Midnight Hammer” operasyonunda kullanılan bu rota, bugün yeniden aktif hale gelerek, B-2 uçaklarının ABD’den İran'a saldırı için hazırlandığına dair güçlü bir sinyal veriyor.
Ürdün’deki Muvaffak Salti Hava Üssü’nde konuşlandırılan C-17 nakliye uçaklarının sayısı 24’e yükseldi. Üste bulunan A-10 Thunderbolt ve F-15E savaş uçakları, operasyonel kapasiteyi artırarak destek noktasından aktif saldırı üssüne dönüşümü işaret ediyor.
F-15E’ler derin taarruz ve engelleme görevlerinde kullanılırken, A-10’lar yakın hava desteği ve zırhlı hedef avcılığı gibi kritik kara operasyonlarına hazırlık yapıyor.
Daha önce tahliye edilen uçakların el-Udeyd Hava Üssü’ne dönüşü, yüzeyde kriz sona eriyor izlenimi yaratabilir.
Ancak üs, ek savunma sistemleriyle güçlendirilmiş ve hava unsurlarının katılımı saldırı için zorunlu hale gelmiştir.
Bu durum, ilk taarruz dalgasının uzun menzilli B-2 bombardıman uçaklarıyla yapılacağı, bölgesel hava varlıklarının ise maskeleme amaçlı kullanılacağı anlamına geliyor.
Bölge üç koldan sıkıştırılıyor, geri çekilme ihtimali neredeyse yok. Süre, çatışmanın yoğunluğu ve hedeflere bağlı olarak değişecek.



