Zaten 'Çin Yüzyılı'nda yaşıyoruz

img
Zaten 'Çin Yüzyılı'nda yaşıyoruz YDH

Wired’ın raporu Çin’i kusursuz göstermese de, değişmez bir gerçeği ortaya koyuyor: Dünya, günlük hayatında Çin ürünlerini, sistemlerini ve standartlarını tüketiyor, kullanıyor ve onlara uyum sağlıyor. Çin Yüzyılı artık gerçekte başlamış durumda.



YDH- Wired dergisinin yakın tarihli analizine göre, "Çin Yüzyılı" olarak adlandırılan dönemin karakteristik özellikleri, teknolojiden enerjiye, kültürden ekonomiye ve altyapıya kadar dünyanın dört bir yanındaki yüz milyonlarca insanın günlük yaşamına nüfuz etti.

Yaklaşık on yıl önce, Çin yönetimi, ülkeyi "Çin hızı"ndan "Çin kalitesi"ne taşımayı ve ürünleri yalnızca "Çin'de Üretilmiştir" etiketiyle tanımlamaktan "Çin'de İnovasyon" kavramını öne çıkaran bir sanayi planını hayata geçirmeyi hedeflemişti.

Bugün, bu planın ilk aşamasının geride bırakıldığı gözlemleniyor; buna karşın Amerika Birleşik Devletleri ve Batı, benzer projelerde başarı sağlayamadı.

Robotik alanında, ABD’de sınırlı sayıda şirketin aksine, Çin’de 200’den fazla firma insansı robot geliştirme çalışmalarını sürdürüyor. Yapay zekâda ise Çin, şirketlerin sosyal ve psikolojik risk azaltma mekanizmalarını şeffaf biçimde açıklamasını zorunlu kılan ulusal algoritma kayıt sistemiyle benzersiz bir düzenleme ağı kurdu.

Bu sistem, tek bir ülkedeki yapay zekâ ekosisteminin bilinen en kapsamlı haritasını ortaya koydu.

Enerji sektöründe Çin, küresel ölçekte benzeri görülmemiş bir dönüşüme liderlik ediyor.

2025’in ilk yarısında, dünyanın geri kalanının toplam kapasitesinin iki katından fazla olan 256 gigavatlık güneş enerjisi kapasitesi ekledi.

Çin, dünya pil hücrelerinin yüzde 80’inden fazlasını üretiyor ve yeni fabrikalar Asya, Afrika, Avrupa ve Amerika kıtalarına yayılıyor. Bu gelişmeler, Çin dışında enerji dönüşümünden söz etmeyi neredeyse olanaksız kılıyor.

Ulaşımda, Çin yaklaşık 48 bin kilometre uzunluğunda yüksek hızlı demiryolu ağına sahipken, ABD benzer bir altyapıyı henüz kuramadı.

Uzay yarışında ise, ABD’deki yönetimsel ve finansal zorluklar, fırlatma sayısı ve teknik karmaşıklık açısından daha düzenli ve organize olan Çin programıyla keskin bir tezat oluşturuyor.

Çin’in etkisi yalnızca teknoloji ve altyapıyla sınırlı kalmıyor. Kültür alanında, Çin animasyon filmleri yerel pazarda rekorlar kırarak Hollywood’u geride bırakırken; tüketici ekonomisinde popüler oyunlar ve sosyal medya uygulamaları aracılığıyla zevk, moda ve kültürel ürünlerin önemli bir ihracatçısı konumuna yükseldi.



Makaleler

Güncel