Ekonomist Jeffrey Sachs: ABD ve İsrail hibrit savaşı nükleer felakete sürüklüyor

img
Ekonomist Jeffrey Sachs: ABD ve İsrail hibrit savaşı nükleer felakete sürüklüyor YDH

Dünyaca ünlü ekonomist Prof. Jeffrey Sachs, ABD ve İsrail'in İran ve Venezuela gibi ülkelere karşı yürüttüğü "hibrit savaş" taktiklerinin küresel bir nükleer çatışma riskini artırdığını vurguladı.



YDH - Dünyaca ünlü ekonomist Jeffrey Sachs, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail arasındaki ittifakın İran'a karşı ne zaman harekete geçeceğinin artık bir varsayım değil, an meselesi olduğunu belirtti.

Common Dreams portalında yayımlanan makalesinde, nükleer çağda topyekûn bir savaştan kaçınan Washington ve Tel Aviv'in, küresel bir nükleer felaketi tetiklememek adına hibrit savaş yöntemlerini benimsediğini savunan Sachs; bu stratejinin ekonomik yaptırımlar, askeri harekatlar, siber saldırılar, psikolojik operasyonlar ve dezenformasyon kampanyalarından oluştuğunu ifade etti.

Sachs'a göre bu yaklaşım, ABD ve İsrail istihbarat servislerinin yanı sıra özel askeri yüklenicilerin operasyonlarına derinlemesine kök salmış durumda.

Sachs, CIA ve Mossad gibi kurumların onlarca yıldır yürüttüğü bu faaliyetlerin Libya, Somali, Sudan, Filistin, Lübnan, Suriye, Irak, İran ve Yemen gibi ülkelerde geniş çaplı yıkıma, ekonomik durgunluğa ve devasa mülteci akınlarına yol açtığı vurgulandı.

Venezuela ve enerji kaynakları üzerindeki baskı

Sachs, hibrit savaşın sadece İran ile sınırlı kalmadığını, Venezuela'nın da şu anda yoğun bir saldırı altında olduğunu hatırlattı.

ABD'nin Venezuela'daki petrol rezervlerini kontrol etme ve solcu hükümeti devirme arzusunun 2002'deki başarısız darbe girişiminden bu yana devam ettiğini belirten Sachs; ekonomik yaptırımlar, varlıkların dondurulması ve petrol üretimine yönelik sabotajların artık doğrudan askeri eylemlere dönüştüğünü savundu.

Karakas'taki bombalamalar, Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun "kaçırılmasına" yönelik girişimler ve deniz ablukasının birer savaş ilanı niteliğinde olduğunu ifade eden ekonomist, bu süreçten enerji kaynaklarını kontrol etmek isteyen bazı çıkar gruplarının faydalandığını dile getirdi.

Diplomasinin baltalanması ve başarısız müzakereler

İran'a yönelik baskıların tarihsel kökenine değinen Sachs, 1953'te seçilmiş Başbakan Muhammed Musaddık'ın CIA ve MI6 tarafından devrildiği "Ajax Operasyonu"nu hatırlattı.

Günümüzde de benzer yöntemlerin uygulandığını savunan Sachs, 2018'de Trump döneminde Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nın (İran Nükleer Anlaşması) protokolünden çekilmenin diplomatik çözümleri yok ettiğini belirtti.

Sachs, hibrit savaşın en bariz örneklerinden birinin geçtiğimiz aylarda yaşandığını ifade etti.

15 Haziran 2025'te yapılması planlanan müzakerelerin, görüşmelere sadece günler kala İsrail'in İran'a düzenlediği hava saldırılarıyla baltalandığını kaydeden Sacs, askeri eylemlerin diplomatik kapıları nasıl kolayca kapattığına dikkat çekti.

Dünya toplumuna çağrı: "Hibrit savaşı normalleştirmeyin"

BM Şartı'nın ülkelerin egemenlik haklarına saygı duyulması ve güç kullanımından kaçınılması çağrısını hatırlatan Sachs, hibrit savaş taktiklerinin uluslararası hukuku temelinden sarstığını vurguladı.

ABD ve İsrail dışındaki 191 BM üye devletine seslenen Sachs, rejim değişikliği ajandalarının, tek taraflı yaptırımların ve ekonomik gücün silah olarak kullanılmasının reddedilmesi gerektiğini savundu.

Sachs, ABD halkının bu savaşları desteklemediğini ancak yerleşik siyasi ve kurumsal çıkarların halkın sesini bastırdığını ifade etti.

Herhangi bir hesap hatasının bölgeyi ve dünyayı felakete sürükleyebileceği uyarısında bulunan Sachs, hibrit savaşın meşrulaştırılmasının durdurulması gerektiğini belirterek sözlerini tamamladı.