Amerikan dış politika dergisi Responsible Statecraft'a göre, F-35’lerin gerçek maliyetini gizlemek için uçaklara aşırı özen gösteriliyor. F-35’ler, milyarlarca dolarlık maliyet aşımı ve düşük operasyonel güvenilirlikle vergi mükelleflerinin kaynaklarını boşa harcıyor.
YDH- ABD’nin en pahalı savunma projelerinden biri olan F-35 savaş uçağı programı, maliyet aşımı ve operasyonel güvenilirlik sorunlarıyla gündemde. Yıllardır vaat edilen performansın gerisinde kalan uçaklar için askeri hizmetlerin aşırı özen göstermesi, gerçek maliyetlerin ve etkinliğin gizlenmesi olarak yorumlanıyor.
Responsible Statecraft'tan Mike Fredenburg'a göre, başından beri yüz milyarlarca dolarlık maliyet aşımı ve sürekli takvim gecikmeleriyle mücadele eden F-35 programı, 2007’de Hükümet Hesap Verebilirlik Ofisi’nin (GAO) tahminlerinin dört katına ulaşarak yaklaşık 2 trilyon dolarlık bir maliyetle karşı karşıya.
Bu devasa bütçe harcamasına rağmen, uçağın üç modeli F-35A, F-35B ve F-35C için tam görev yapabilirlik oranları sırasıyla %36,4, %14,9 ve %19,2 gibi çok düşük seviyelerde seyrediyor.
Askeri yetkililer ve üretici Lockheed Martin ise bu düşük oranları doğrudan vurgulamak yerine, daha yüksek görünen ancak sadece savaş dışı görevleri kapsayan “görev yapabilirlik” (Mission Capable - MC) oranlarını ön plana çıkarıyor. Ancak bu oranlar, vergi mükelleflerinin yatırımlarının karşılığı olarak alınan etkinliğin düşük olduğuna işaret ediyor.
F-35 uçaklarının bakım maliyetlerini azaltmak için operasyonel uçuş saatleri ve sorti sayılarında yönetim uygulanıyor. Bu yöntemle kısa vadede bakım ve onarım masrafları düşürülürken, maliyetler geleceğe erteleniyor. Sonuçta, programın gerçek verimliliği olduğundan daha iyi gösteriliyor, yeni siparişlerin devamı sağlanıyor.
Uzmanlar, uçuş saatlerinin özellikle pilotların gerçek uçuş deneyimi kazanmasında kritik olduğunu vurguluyor. Ancak F-35 pilotları, maliyet ve güvenilirlik sorunları nedeniyle yeterince uçuş yapamıyor. Bu durum, pilotların savaşta ihtiyaç duyacakları becerileri geliştirmesini engelliyor.
2025’te yayımlanan Kongre Bütçe Ofisi raporu, F-35’lerin operasyonel sürelerinin aynı yaşta diğer savaş uçaklarına göre düşük olduğunu ortaya koydu. Buna karşın eski nesil savaş uçakları, daha fazla uçuş saati yapmasına rağmen görev hazır bulunuşluk açısından daha iyi performans gösteriyor.
Programdaki maliyet erteleme stratejisi, bakım ve motor revizyonlarının ertelenmesi yoluyla kısa vadeli bütçe görünümlerini iyileştirirken, uzun vadede milyarlarca dolarlık harcamaların birikmesine yol açıyor. Bu durum, programın sürdürülebilirliğine ilişkin soru işaretlerini artırıyor.
ABD’nin en büyük savunma programlarından biri olan F-35, Çin ve Rusya gibi rakiplerin gelişmiş askeri kapasiteleri karşısında performans zafiyeti yaşarken, programın mevcut yapısının ulusal güvenlik riski oluşturduğu tartışmaları da gündemde.
Fredenburg analizini şu sözlerle sonlandırıyor:
''F-35’lerin mikroyönetimi, gerçek kusurlarının derinliğinin gizlenmesini veya küçümsenmesini sağlar ve böylece büyük kaynakları daha etkili alternatiflere aktarmak yerine, bu programa destek sürdürülür. Artık gömülü maliyetlerin duygusallığında boğulmaya son vermeli ve güvenilirlik ve maliyetleriyle ulusal güvenlik riski yaratan uçak alımlarına son verilmelidir.''