ABD-İran savaşına dair iki hipotez

img
ABD-İran savaşına dair iki hipotez YDH

ABD-İran geriliminde askeri hareketlilik sürerken, Tahran olası saldırıyı tam savaşa çevirmekle tehdit ediyor. Trump’ın rutin programı ve bölgedeki damadı Kushner, durumun diplomasi mi yoksa aldatma mı olduğunu belirsiz kılıyor.



YDH- IntelSky’dan Telal Nahle’nin son raporuna göre, Amerika, İran’a yönelik “İran Şafağı” operasyonu için bölgedeki askeri yığınağını sürdürürken, Tahran olası herhangi bir cerrahi saldırıyı tam ölçekli savaşa dönüştürmekle tehdit ediyor.

Bölgede devam eden büyük askeri yığınak ve hava sahası kapatma bildirimleri (NOTAM) açısından istikrarın korunması, çeşitli siyasi hamlelerdeki çelişkili işaretlerle birlikte değerlendirildiğinde, bu durumun iki temel açıklaması öne çıkıyor.

Hipotez 1: Zorlayıcı diplomasi: Bu senaryoya göre, ABD Başkanı Trump’ın bu gece Beyaz Saray’da film izlediği, damadı Jared Kushner’in ise bölgede kalmaya devam ettiği varsayılıyor. Sahadaki askeri hareketlilik (C-17 nakliye uçakları, uçak gemileri) ve yüksek dozajlı tehditler bir saldırı hazırlığından çok caydırıcılık amacı taşıyor. Trump, Tahran’a karşı doğrudan bir harekâta girişmeden önce masaya güçlü bir silah koyarak İran’ı kendi şartlarında müzakereye zorlamaya çalışıyor.

Bu hipotezi destekleyen başlıca göstergeler şöyle sıralanıyor: Kushner’in bölgede varlığını sürdürmesi, siyasi iletişim kanallarının açık ve ortamın görece güvenli olduğunu işaret ediyor.

Ayrıca Trump’ın programında yer alan Melania’nın film gecesi*, piyasalar ve ABD iç kamuoyuna ülkenin kontrol altında olduğu ve savaşa sürüklenmek istenmediği mesajını veriyor.

Öte yandan, hava sahasında askeri kapatma (NOTAM) olmaması, hava kuvvetlerine operasyonlar için “gökyüzünü temizle” emrinin verilmediğine işaret ediyor.

Hipotez 2: Stratejik aldatma: İkinci olasılık ise, Başkan’ın rutin programı ve temsilcilerin varlığı gibi unsurların, düşmanın saldırı zamanını tahmin etmesini engellemek için bir kılıf olarak kullanıldığı yönünde. Avrupa havayolu şirketlerinin kalkışları, henüz teyit edilmemiş “yakın tehlike” değerlendirmeleriyle ilişkili olabilir. Kamuya açıklanmayan istihbaratların varlığı da bu hipotezi güçlendiriyor.

ABD’nin İran tehdidini “herhangi bir sınırlı saldırının tam savaşa dönüşebileceği” şeklinde tanımlaması, Washington’un İran kapasitesini zayıflatmak için önleyici bir saldırıyı hızlandırmaya itebileceği anlamına geliyor.

Senaryolara dayalı gelişmeler:

  • Melania Programı (Washington Saatiyle 20:00): Barış zamanında rutin bir aktivite olarak görülürken, savaş zamanında Başkan’ın Beyaz Saray’daki sinema salonuna geçerken Pentagon’un saldırıyı yönetmesi planlanabilir. Bu durumun gerçekleşme olasılığı %50/%50 olarak değerlendiriliyor.

  • Ürdün ve Katar’a C-17 Hava Köprüsü: Bu uçakların malzeme taşıması, iki ihtimali gündeme getiriyor: ya bombardıman hazırlığı için mühimmat taşınıyor ya da müttefikleri korumak amacıyla (Patriot/THAAD sistemleri gibi) savunma takviyesi yapılıyor.

  • İran’ın “Tam Ölçekli Savaş” Tehdidi: Bu tehdit, Trump’ın uzun süreli bir savaşa girmekten caydırılması veya önleyici cerrahi saldırı kararının hızlandırılması açısından çifte taraflı bir kılıç işlevi görüyor.

Nihai değerlendirme

Durumu belirleyen iki ana faktör şöyle:

  • Fren faktörü: Kushner’in Kudüs’te bulunması ve hava sahası kapatma bildirimlerinin stabil seyretmesi.

  • İtiş faktörü: Tamamlanan askeri yığınak ve bazı sivil uçuşların iptali.

Kushner bölgeden ayrmadığı ve NOTAM’lar normal olduğu sürece, durumun “Azami Politik Baskı” yönünde ilerlediği; ancak Kushner’in bölgeden çıkması ya da ani bir askeri NOTAM yayımlanması halinde “Stratejik Aldatma” hipotezinin hızla gerçeğe dönüşeceği belirtiliyor.

Nahle raporunu şu sözlerle sonlandırıyor:

''Bu akşam savaş yok, ancak yüksek riskli bir “operasyonel pencere” açık. Şu an yaşananlar, “nefes tutma” anı olarak nitelendirilebilir; henüz “ateş açıldı” denebilecek bir durum söz konusu değil.''

*Amerika Birleşik Devletleri'nin First Lady'si Melania Trump'ı, eşi Donald Trump'ın ikinci başkanlık yemin töreninden önceki yirmi gün boyunca belgeleyen, 30 Ocak 2026'da Amazon MGM Studios tarafından Amerika Birleşik Devletleri'nde gösterime girecek film. Belgesel, 27 ülkede 1,400’den fazla sinema salonunda gösterime girecek.