İsrail, ABD-İran çatışması ihtimaline karşı yüksek alarmda

img
İsrail, ABD-İran çatışması ihtimaline karşı yüksek alarmda YDH

İsrail, ABD ile İran arasında olası bir askeri çatışmanın giderek yaklaştığı ortamda yüksek alarma geçti. Tel Aviv başta olmak üzere bölgesel merkezlere uçuşlar iptal edilirken, İsrail ordusu ve sivil kurumlar kapsamlı hazırlıklar yapıyor.



YDH- İsrail’de, ABD ile İran arasında olası bir askeri çatışmanın yaklaşmasına dair işaretlerin artmasıyla birlikte, ülkede yüksek alarm durumu ve kendini bu çatışmanın ortasında bulabileceği beklentisi hakim.

İbranice kaynaklara göre İsrail ordusu yüksek alarm durumunu korurken, sivil kurumlar da Ulaştırma Bakanı Miri Regev’in açıkladığı üzere, “Ben Gurion Havalimanı’ndan sivil uçakların tahliyesine yönelik acil durum planları” hazırlıyor.

Avrupa’daki birçok havayolu şirketi -Alman, Kanada ve Hollanda havayolları dahil -bölgede olağanüstü bir durum görmediğini belirtirken, hastanelerin boşaltılması ve bölümlerin yer altı sığınaklarına taşınmasıyla ilgili söylentileri yalanladı ve “mevcut gerginliklere rağmen resmi bir karar olmadığını” duyurdu.

İsrail, ordu ve güvenlik kurumları yüksek hazırlık seviyesini gizlemeden sürdürürken, iç halk arasında paniği önlemek ve endişeleri yatıştırmak için çaba harcıyor.

Bu durum, Tel Aviv başta olmak üzere bölgesel başkentlere uçuşların iptal edilmesiyle havayolu şirketlerinin aldığı tedbirler ve Rusya gibi bazı ülkelerin vatandaşlarını İran’dan ayrılmaya ve bölgeye seyahat etmemeye çağırmalarıyla eş zamanlı ilerliyor.

ABD’nin Ortadoğu’ya yönelik askeri takviyelerini sürdürmesi de bölgedeki gerginliği artırıyor.

İsrail kamu yayın kuruluşu Kan’ın muhabiri, ABD tarafından olası bir saldırı beklentisi nedeniyle güvenlik alarmının devam ettiğini bildirirken, yetkililerin “herhangi bir saldırıdan önce yerleşimcilere yeterli erken uyarı yapılacağını” vurgulayarak kamuoyundaki endişeyi gidermeye çalıştığını aktardı.

ABD Merkez Komutanlığı Başkanı General Brad Cooper’ın bugün Tel Aviv’e gelerek üst düzey yetkililerle görüşmesi bekleniyor. Bu ziyaret, savaşın yakın olduğuna dair artan değerlendirmelerle eş zamanlı gerçekleşiyor.

İsrail haber kanalı i24, yönetim içindeki hakim görüşün ABD Başkanı Donald Trump’ın nihayetinde İran’a saldırı başlatacağı yönünde olduğunu, ancak saldırının zamanlamasının henüz netleşmediğini bildirdi.

Hükümet, bu olasılığı ciddiyetle değerlendiriyor ve sürpriz bir saldırı dahil olmak üzere tüm senaryoları masada tutuyor. Bazı yetkililer ise Trump’ın askeri müdahaleyi “İranlıları Hamenei'nin kontrolünden kurtarmanın” bir yolu olarak görebileceği kanaatinde.

İsrailli yetkili, “diyalog fırsatına rağmen askeri müdahale seçeneğini tercih ettiklerini” ifade etti.

İsrail’in Kanal 12’si ise, Trump’ın diyaloğu benimsemesine karşın, İsrail yönetiminde askeri saldırıyı destekleyen değerlendirmelere yer verdi. Kanal, Tahran’ın ABD saldırısının yakın olduğunu düşünmesi halinde, İran’ın olası bir yanlış hesaplamasının İsrail’e sürpriz bir saldırı riski doğurabileceği endişelerinin güvenlik birimleri içinde dile getirildiğini belirtti. Bu durumun bölgesel tırmanmanın sarmalına yol açabileceği vurgulandı.

Buna karşılık, Times of Israel’de yayınlanan bir rapor, Tel Aviv’in çatışmayı başlatma ihtimalini de gündeme taşıdı. İsrailli analist David Kozocaro, krizin yalnızca Washington ile Tahran arasında ikili bir tercih olmadığını, bir sonraki tırmanmanın alışılmışın dışında, vekalet savaşına benzeyen bir yapıda olacağını ve İsrail’in potansiyel olarak ilk hedef olabileceğini öne sürdü.

Kozocaro, ABD’nin doğrudan desteğiyle İsrail’in Aralık ayından beri Güney Lübnan’daki Hizbullah’a karşı büyük ölçekli bir hava saldırısı hazırlığında olduğunu, bu saldırının grubun kapasitesini zayıflatmayı amaçladığını belirtti. Tahran’ın bölgesel müttefiklerini harekete geçirmesi halinde, Lübnan cephesinin ilk ateşlenen bölge olması en olası senaryo olarak gösteriliyor.

İsrail değerlendirmeleri, İran’ın doğrudan çatışmaya girmektense bölgesel vekil ağı üzerinden karşılık vereceğini öngörüyor. Buna göre, Hizbullah ardından Irak ve Suriye’deki savaşçı örgütler, sonrasında ise deniz taşımacılığı ve petrol tedarikini hedef alabilecek Yemen’deki Husi hareketi kapsamlı yanıt stratejisinde yer alabilir.

Bu çerçevede, İbranice kaynaklar, İsrail Hava Kuvvetleri’nin 21 Ocak’ta Suriye-Lübnan sınırındaki geçiş noktalarına, Hizbullah’a yönelik silah kaçakçılığını engellemek amacıyla önleyici saldırılar düzenlediğini aktardı. Bu hareket, olası bölgesel tırmanış öncesinde, Tel Aviv’in Tahran’ın müttefiklerine gelişmiş silah transferini engelleme çabalarının göstergesi olarak değerlendiriliyor.

ABD ise bölgedeki askeri varlığını güçlendirmeye devam ediyor. Davos Forumu dönüşü Trump, USS Abraham Lincoln uçak gemisi ve birkaç muhrip gemisinin Körfez’e hareket ettiğini duyurdu; ancak çatışmadan kaçınmak istediğini de belirtti.

Reuters, Pentagon kaynaklarına dayanarak, bu adımların Trump’ın seçeneklerini artırdığını; ister ABD güçlerini İran’ın tepkisinden korumak, isterse daha fazla saldırı operasyonu başlatmak için kullanılabileceğini bildirdi. Washington ayrıca bölgeye ek hava savunma sistemleri yerleştirmeyi de planlıyor.

Öte yandan, genellikle Trump’ın görüşlerini yansıtan Fox News, olası saldırı sonrası geniş çaplı bir savaş ihtimaline dikkat çekerek, “Washington’ın ilk saldırının ardından yaşanacaklara hazırlıklı olması gerektiğini” savundu. Emekli General Jack Keane ise, “ABD, İran liderliğinin Amerikan tehditlerini ciddiye aldığını varsaymalıdır” ifadelerini kullandı.

İlgili Haberler