Minnesota'da kriz büyüyor

img
Minnesota'da kriz büyüyor YDH

ABD Adalet Bakanı Bondi, Minnesota Valisi Tim Walz’a gönderdiği mektupta, eyaletteki federal görevlilerin geri çekilmesini göçmenlik operasyonlarına tam destek verilmesi ve seçmen kayıtlarının Washington’a açılması şartına bağladı.



YDH - ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, Minnesota Valisi Tim Walz’a resmi bir mektup göndererek eyalet yönetimini açık bir dille uyardı.

Bondi, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu (ICE) operasyonlarıyla tam işbirliği yapılmaması halinde, eyaletin seçim süreçlerinin federal denetime tabi tutulacağını bildirdi.

Mektupta, federal görevlilerin eyaletten çekilmesinin belirli koşullara bağlı olduğu vurgulandı.

Bondi, Vali Walz’a hitaben yazdığı metinde, "Adalet Bakanlığı Sivil Haklar Dairesi'nin, Minnesota'daki kayıt uygulamalarının federal yasalara uygunluğunu teyit etmesi için seçmen kayıtlarına erişmesine izin verin. Bu akılcı talebe uyulması, özgür ve adil seçimleri daha iyi garanti altına alacaktır" ifadelerini kullandı.

Söz konusu mektup, üç kritik talebi birbirine bağlıyor: Göçmenlik operasyonlarıyla tam iş birliği, yerel yasal engellerin kaldırılması ve eyalet seçmen kütüklerine tam erişim sağlanması.

Washington yönetimi, bu talepleri tek bir belgede birleştirerek federal gücün geri çekilmesini şarta bağladı.

Bu gelişme, Minneapolis'in bir aydan kısa süre içinde federal görevlilerin karıştığı üçüncü ölümcül vakayla sarsıldığı bir döneme denk geldi.

Cumartesi günü, 37 yaşındaki hemşire Alex Jeffrey Pretti, sokak ortasında ICE görevlileri tarafından vurularak öldürüldü. Olayın hemen ardından Vali Walz, Ulusal Muhafızları göreve çağırdı.

Vali Walz: Bu bir organize vahşet kampanyası

Trump yönetimi, İç Güvenlik Bakanlığı'nın (DHS) "tarihinin en büyük operasyonu" olarak nitelendirdiği bir hamleyle Minnesota'ya 3 binden fazla görevli sevk etti.

Washington, bu yoğunluğun gerekçesini eyaletteki Somalili toplulukla bağlantılı sosyal yardım dolandırıcılığı iddialarına dayandırıyor.

Vali Walz, eyaletteki federal varlığı sert ifadelerle tanımladı. Walz, "Bu federal işgal, bir göçmenlik uygulaması meselesi olmaktan çıkalı çok oldu. Bu, eyaletimizin halkına karşı yürütülen organize bir vahşet kampanyasıdır. Ve dün bu kampanya bir can daha aldı" diye konuştu.

Vali ayrıca, gelecekte ICE görevlilerinin yargılanabilmesi amacıyla bir delil envanteri oluşturduklarını duyurdu.

Minneapolis Belediye Başkanı Jacob Frey de yerel polis kaynaklarının "binlerce federal göçmenlik görevlisinin mahallelerde yarattığı güvenlik zafiyeti" nedeniyle tükenme noktasına geldiğini belirterek Ulusal Muhafız desteğini resmen talep etti.

Muhafızların, federal görevlilerden ayırt edilebilmeleri için neon renkli yelekler giyeceği ve Pretti'nin öldürüldüğü 26. Cadde ile Nicollet Bulvarı çevresinde konuşlanacağı bildirildi.

Frey, Başkan Trump’a hitaben, "Daha kaç kişinin ölmesi gerekiyor? Amerika'yı savunduğunuzu söylüyorsunuz ama şu an bizi parçalıyorsunuz" dedi.

"Terörist" etiketi ve resmi anlatıdaki çelişkiler

İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem, 7 Ocak'ta aracı içinde vurularak öldürülen 37 yaşındaki Amerikalı anne Renee Good olayında, herhangi bir kanıt sunmaksızın maktulü "iç terörist" olarak nitelendirmişti.

Bir gazetecinin bu tanımlamayı sorgulaması üzerine Noem, "Memurlarımızı gün boyu takip etti. Bu bir iç terör eylemidir" yanıtını verdi.

Trump yönetiminin, sabıka kaydı bulunmayan bir anneyi terörist ilan etmesi, federal operasyonlara karşı çıkan her vatandaşın "devlet düşmanı" sayılabileceği yönündeki endişeleri artırıyor.

Son kurban Alex Jeffrey Pretti'nin ailesi de yönetimi yalan söylemekle suçladı. Aileden yapılan açıklamada, "Yönetimin oğlumuz hakkında söylediği iğrenç yalanlar utanç verici ve mide bulandırıcı" denildi.

Ailesi, Alex'i Minneapolis Gaziler Hastanesi'nde yoğun bakım hemşiresi olarak çalışan ve hayatını gazilere adayan "nazik bir ruh" olarak tanımladı. Yakınlarına göre Pretti, bir kadını korumaya çalışırken hayatını kaybetti.

İç Güvenlik Bakanlığı ise olayı farklı bir kurguyla sundu. Resmi açıklamaya göre Pretti, elinde tabancayla görevlilere yaklaştı ve silahsızlandırılmaya çalışıldığında "şiddetli direnç" gösterdi.

Bunun üzerine sekiz yıllık deneyime sahip bir Sınır Devriyesi görevlisi, hayati tehlike hissettiği gerekçesiyle "savunma amaçlı" ateş açtı.

Ancak olay yeri görüntüleri resmi anlatıyla çelişiyor. Videolarda, maskeli görevlilerin bir adamı yere yatırmak için boğuştuğu ve ardından silah seslerinin duyulduğu görülüyor.

Pretti olay yerinde hayatını kaybetti. Yerel makamlar, maktulün Minneapolis'te ikamet eden, ciddi bir sabıka kaydı bulunmayan, silahı yasal ve taşıma ruhsatlı beyaz bir Amerikan vatandaşı olduğunu doğruladı.

Bu profil, tartışmanın eksenini göçmenlik politikalarından, Amerikan vatandaşlarına yönelik federal güç kullanımına kaydırdı.

Kongre'den bütçe resti

Eski Başkan Yardımcısı Kamala Harris, cinayetle ilgili olarak "öfkeli ve kalbi kırık" olduğunu ifade etti. Washington'daki siyasi gerilim ise mali piyasaları etkilemeye başladı.

Demokratların, ICE fonlarını da içeren İç Güvenlik Bakanlığı finansman tasarısını bloke etme tehdidi, hükümetin kapanma ihtimalini güçlendirdi.

San Antonio başta olmak üzere ülke genelinde ICE karşıtı protestolar yayılırken, Minneapolis'te Pretti'nin vurulduğu nokta eylemlerin merkezi haline geldi.

Üç hafta içinde üç ölüm, federal işgal altında bir şehir ve vatandaşlarını federal görevlilerden korumak için konuşlanan Ulusal Muhafızlar, Minnesota'yı Trump'ın göçmenlik politikasının en keskin sınırlarına çarptığı bir çatışma alanına dönüştürdü.