Laricani, dört aşamalı kaos planını deşifre etti

img
Laricani, dört aşamalı kaos planını deşifre etti YDH

İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Ali Laricani, ülkede son dönemde yaşanan şiddet olaylarının perde arkasındaki "yarı terörist" yapılanmaların çökertildiğini ve elebaşlarının tutuklandığını duyurdu.



YDH - İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Ali Laricani, ülkede son haftalarda baş gösteren ve şiddet olaylarına dönüşen protestoların bastırılmasının ardından yaptığı ilk kapsamlı değerlendirmede, olayların arkasındaki organize yapının deşifre edildiğini açıkladı.

Pazartesi günü yerel bir etkinlikte konuşan Laricani, güvenlik güçlerinin yürüttüğü operasyonlar neticesinde isyanın elebaşlarının kimliklerinin tespit edildiğini ve birçoğunun gözaltına alındığını bildirdi.

Press TV'nin aktardığına göre Laricani, Tahran yönetiminin "düşman" olarak tanımladığı güçlerin, geçtiğimiz Haziran ayında ABD ve İsrail kaynaklı saldırganlık sırasında halkı sokağa dökme girişiminde başarısız olduğunu hatırlattı.

Laricani'ye göre bu başarısızlığın ardından taktik değiştiren dış odaklar, halkın ekonomik sıkıntılarını ve barışçıl taleplerini manipüle ederek sokakları şiddet sarmalına sürüklemeyi hedefledi.

"Trump askeri müdahale için iç karışıklığı bekledi"

Aralık ayı sonlarında başlayan ve başlangıçta ekonomik temelli görünen protestoların, kısa sürede ABD ve İsrail tarafından kışkırtılan gruplarca ele geçirildiğini belirten Laricani, Washington yönetiminin stratejisine dikkat çekti.

Laricani, ABD Başkanı Donald Trump’ın, olası bir askeri harekâtın ancak İran içinde yaşanacak bir sosyal krizin ardından geleceğini açıkça beyan ettiğini vurguladı.

İranlı yetkiliye göre bu söylem, Washington'un taktiksel bir değişikliğe gittiğini gösteriyor: Doğrudan bir askeri saldırı öncesinde ulusal birliği zayıflatmak ve iç cepheyi çökertmek.

Laricani, Trump'ın silahlı isyancıları devlet kurumlarını ele geçirmeye teşvik ettiğini ve bu gruplara müdahale edilmesi halinde İran'ı açıkça askeri harekatla tehdit ettiğini belirtti. Tahran yönetimine göre muhalifler, nihai hedefi askeri işgal olan dört aşamalı bir strateji izledi: Kitlesel halk toplanmaları, terör eylemleri, yaygın ayaklanmalar ve son aşamada askeri saldırı.

Ancak Laricani, bu planın İran halkının sergilediği ulusal birlik sayesinde akamete uğradığını savundu.

"Slogan atmaya değil, çatışmaya geldiler"

Sokaklardaki şiddet eylemlerini gerçekleştirenlerin sıradan protestocular olmadığını belirten Laricani, bu grupları "yarı terörist şehir yapılanmaları" olarak nitelendirdi.

Laricani, söz konusu yapıların Siyonist rejim tarafından daha önce İran içinde oluşturulduğu itiraf edilen organize şebekelerin bir parçası olduğuna işaret etti.

Olayların ekonomik taleplerin çok ötesine geçtiğini savunan Laricani, İran bayrağı, camiler, Kuran-ı Kerim ve General Kasım Süleymani’nin heykelleri gibi ulusal ve dini sembollere yönelik saldırıların bunun en somut kanıtı olduğunu ifade etti.

"Sahada G3 tüfekleri ve tabancalar ele geçirildi"

Askeri tesislere ve kolluk kuvvetlerine yönelik saldırıların, ülkeyi istikrarsızlaştırarak bir iç savaş ortamı yaratmayı amaçladığını belirten Laricani, bu durumun İran’ın hasımlarının hedefleriyle tam bir örtüşme içinde olduğunu kaydetti.

Güvenlik güçlerinin müdahalesi ve tutuklamalara ilişkin detaylar veren Laricani, şu ifadeleri kullandı:

"İsyanın elebaşları güvenlik güçlerimizce tespit edilmiş ve bir kısmı yakalanmıştır. Elbette bu kişilerin arasında kandırılmış olanlar da vardı; ancak sahada G3 piyade tüfekleri ve tabancaların kullanıldığı pek çok vakayla karşılaştık. Bu tablo, karşımızdakilerin sadece slogan atmak için evlerinden çıkan insanlar olmadığını, aksine son derece organize bir yapıyla hareket ettiklerini gösteriyor."

Laricani, kriz boyunca ülkenin en büyük gücünün toplumsal dayanışma olduğunu vurgulayarak, 12 Ocak'ta düzenlenen hükümet yanlısı gösterileri örnek gösterdi.

Fars Haber Ajansı'nın verilerine göre, sadece başkent Tahran'da yaklaşık üç milyon kişinin katıldığı bu mitingler, yüzlerce güvenlik görevlisi ve sivilin hayatını kaybettiği terör saldırılarına karşı bir cevap niteliği taşıyordu.

Laricani sözlerini, İran halkının egemenliği ihlal edildiğinde bedeli ne olursa olsun direneceğini kanıtladığı mesajıyla noktaladı.