Güney Yemen’de BAE'nin işkence merkezleri ortaya çıktı

img
Güney Yemen’de BAE'nin işkence merkezleri ortaya çıktı YDH

Euro-Med İnsan Hakları İzleme Örgütü, BAE güçlerinin çekildiği Güney Yemen’de yasa dışı gözaltı merkezlerinde işkence, zorla kaybetme ve insanlık dışı muameleye dair güçlü bulgular tespit edildiğini bildirdi




YDH- Euro-Med İnsan Hakları İzleme Örgütü, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) işgal güçlerinin güney Yemen’de çekildiği bazı bölgelerde ortaya çıkarılan hapishaneler ve yasa dışı gözaltı merkezlerine ilişkin “acil ve bağımsız bir soruşturma” yürütülmesi gerektiğini bildirdi.

Açıklamada, işkence ve insanlık dışı muameleye dair fiziksel bulguların tespit edildiği, bu bulguların eski tutuklular da dahil olmak üzere mağdurların tanıklıklarında aktarılan ihlal örüntüleriyle örtüştüğü belirtildi.

Örgüt, söz konusu tanıklıkların, “zorla kaybetme ve işkenceye maruz kalan yüzlerce mağdur için cezai sorumluluk ve adalet yolunda önemli bir gelişme” teşkil edebileceğini ifade etti. Mevcut delillerin korunmasının ve bu alanlarda herhangi bir müdahalenin önlenmesinin, gerçekleri ortaya çıkarma ve uluslararası hukuk çerçevesinde hesap verebilirliğin sağlanması açısından kritik önemde olduğu vurgulandı.

Uluslararası mekanizmalar için “fırsat penceresi”

Euro-Med, bu alanların kontrolünün Suudi destekli Yemen hükümet güçlerine geçmesinin, uzun süredir askıda olan uluslararası mekanizmaların harekete geçirilmesi için bir fırsat yarattığını belirtti.

Açıklamada, “sahada erişimi engelleyen herhangi bir gerekçenin artık bulunmadığı” ifade edilerek, Birleşmiş Milletler Zorla veya İrade Dışı Kaybetmeler Çalışma Grubu’na Yemen’e giriş izni verilmesi çağrısında bulunuldu.

Bu kapsamda Suudi destekli Yemen hükümetinin ziyaretleri kolaylaştırması ve olası ihlallerin belgelenmesi ile soruşturulmasına yönelik gerekli güvenceleri sağlaması gerektiği kaydedildi.

Aden, Lahic, Dali ve Hadramut’ta tespitler

Yetkililer tarafından yapılan ilk saha incelemelerinde, Aden, Lahic, Dali ve Hadramut vilayetlerinde “gizli ve yasa dışı hapishaneler” bulunduğunun ortaya çıktığı bildirildi.

Açıklamada, Mukalla’nın doğusundaki Debba bölgesinden elde edilen görsel delillerin, tutukluların acısını derinleştirmeyi ve uzun vadeli fiziksel ile psikolojik zarar vermeyi amaçlayan bir mimari anlayışla inşa edilmiş tesisleri gösterdiği ifade edildi.

Debba’daki olası gözaltı merkezlerine ilişkin raporlarda, yaklaşık “40 santimetre derinliğinde ve 60 santimetre genişliğinde” son derece dar hücrelerin bulunduğu, bu hücrelerin tutukluları ayakta durmaya zorladığı ve oturma ya da uyuma imkânı tanımadığı aktarıldı. Bu koşulların, ciddi bitkinlik ve ağır sağlık sorunlarına yol açtığı belirtildi.

Raporda ayrıca, siyaha boyanmış ve ısıyı emerek “aşırı fiziksel ve zihinsel acı”ya neden olduğu ifade edilen, konteyner benzeri toplu hücrelerin varlığına dikkat çekildi. Bu koşulların, uluslararası hukukta yasaklanan “zalimane, insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele” kapsamına girebileceği kaydedildi.

Tanıklıklar ve mimari örtüşme

Euro-Med, daha önce BAE işgal güçlerinin ya da onlara bağlı silahlı grupların kontrolünde bulunan alanlarda yapılan ilk incelemelerin, yerel insan hakları raporları ve Yemen Haklar ve Özgürlükler Ağı tarafından yayımlanan, güney Yemen’deki “resmi olmayan hapishaneler haritası” ile örtüştüğünü belirtti.

Söz konusu haritada Aden’de Güvenlik Müdürlüğü Hapishanesi, Kriminal Soruşturma Hapishanesi, Veddah Salonu, Maşari Kampı, 4. Tugay Hapishanesi, Bedr Kampı ve Bir Ahmed; Lahic’te el-Alam ve 5. Tugay Hapishanesi; Hadramut’ta ise Reyyan Hapishanesi’nin yer aldığı aktarıldı.

Örgüt, ortaya çıkarılan tesislerin mimari yapısının, zorla kaybetme mağdurlarının daha önce aktardığı tanımlarla “yakın biçimde örtüştüğünü” bildirdi. Hayatta kalanların, gözaltı merkezlerini “kaynar haldeki metal kutular” olarak tanımladığı, günlerce ayakta durmaya zorlandıkları son derece dar hücrelerden söz ettikleri aktarıldı.

Tanıklıklarda ayrıca, elektrik verme, uzun süreli askıya alma, çelik kablolarla ağır darp, cinsel saldırı tehdidi ve tıbbi bakımdan yoksun bırakma gibi işkence yöntemlerinin uygulandığı ifade edildi.

BAE Savunma Bakanlığı’nın inkârı

Euro-Med, BAE Savunma Bakanlığı’nın Yemen’de daha önce kontrol altında tuttuğu bölgelerde “gizli gözaltı merkezleri bulunmadığı” yönündeki açıklamasının, son belgeler ve görsel materyallerde ortaya konan güçlü kanıtlar karşısında yetersiz kaldığını belirtti.

Açıklamada, söz konusu alanların “askeri kışla, operasyon odası veya tahkimli sığınak” olduğu yönündeki iddiaların, yasa dışı gözaltı ve zorla kaybetme mağdurlarının tanıklıklarıyla uyumlu olmadığı kaydedildi.

Reyyan Havalimanı ve patlayıcı iddiaları

Euro-Med, Suudi destekli Yemen hükümet güçlerinin Reyyan Uluslararası Havalimanı’nın kontrolünü ele geçirdikten sonra, “suikastlarda kullanılanlarla aynı türde” patlayıcılar ve sahte patlayıcı düzenekler ele geçirdiğini bildirdi. Bu durumun, havalimanı içindeki bir alanın ciddi insan hakları ihlallerine yol açan operasyonların planlanması ve yönetilmesi amacıyla kullanılmış olabileceğine işaret ettiği ifade edildi.

Örgüt, bu iddiaların bağımsız bir cezai soruşturmayla incelenmesi ve söz konusu materyallerin sivillere karşı işlenen suçlarda kullanıldığının doğrulanması halinde cezai sorumluluğun işletilmesi gerektiğini vurguladı.

“Sistematik ve planlı bir ihlal modeli”

Euro-Med, hapishaneler ve olası gözaltı merkezlerine ilişkin iddiaların “rastlantısal ya da münferit olmadığı”, aksine keyfi gözaltı, zorla kaybetme ve fiziksel ile psikolojik işkenceyi içeren “sistematik ve planlı bir model”e işaret ettiğini belirtti. Bu kapsamda Suudi destekli Yemen hükümetine, ek merkezlerin tespit edilmesi ve bu alanlarda tutulduğu düşünülen kişilerin akıbetinin açıklanması çağrısı yapıldı.

Örgüt ayrıca, BM İşkence Özel Raportörü ile Terörle Mücadele ve İnsan Hakları Özel Raportörü’nün Yemen’e acil ziyaret gerçekleştirmesi gerektiğini bildirdi.

Açıklamada, BAE işgal güçleri ve onlara bağlı silahlı gruplar tarafından kullanıldığı iddia edilen yasa dışı hapishane ve gözaltı merkezlerini incelemek üzere bağımsız bir uluslararası gerçekleri araştırma misyonu kurulmasının “hayati” olduğu ifade edildi.

Yaptırım ve tazminat çağrısı

Euro-Med, uluslararası topluma, sorumluların hesap vermesini sağlamak ve ihlallerin tekrarını önlemek amacıyla “caydırıcı ve pratik önlemler” alma çağrısında bulundu. Bu kapsamda, söz konusu tesisleri yöneten ve işletenlere yaptırım uygulanması ve yargı yoluna gidilmesi gerektiği kaydedildi.

Açıklamada ayrıca, siyasi, ekonomik ve askeri ilişkilerin insan hakları ve uluslararası hukuk ilkelerine uyuma bağlanmasının, cezasızlığın önlenmesi açısından gerekli olduğu belirtildi.

Euro-Med İnsan Hakları İzleme Örgütü, Suudi destekli Yemen hükümetine, yasa dışı gözaltı merkezlerinin mağdurları için tıbbi bakım, psikolojik rehabilitasyon ve tanıkların korunmasını içeren “kapsamlı bir hukuki çerçeve” oluşturma çağrısında bulundu.

Yemenli yetkililerin, güvenlik kurumlarının iç politika ve düzenlemelerini gözden geçirerek benzer ihlallerin tekrarını önlemesi ve uluslararası hukuk ile insan hakları standartlarına uyumu sağlaması gerektiği ifade edildi.