Trump’ın, İsrail ile HTŞ rejimi arasında “güvenlik anlaşması”nın tamamlanması için Colani ve Netanyahu’ya baskı yaptığı belirtildi.
YDH- Middle East Eye’in (MEE) aktardığına göre, ABD, İsrail ile HTŞ rejimine mart ayına kadar bir “güvenlik anlaşmasını” nihai hale getirmeleri yönünde baskı yapıyor.
Konuya dair bilgilendirilen birden fazla kaynak, anlaşmanın “yakında” ilan edilebileceği beklentisini dile getirdi. Ancak kaynaklar, sürecin önünde “önemli bir engel” bulunduğunu belirtti.
Buna göre, İsrail askerlerinin Hermon (Şeyh) Dağı’ndaki varlığı, taraflar arasındaki temel anlaşmazlık başlığı olarak öne çıkıyor. Kaynaklar, her iki tarafın da bu konuda geri adım atmaya “yanaşmadığını” aktardı.
Trump–Colani görüşmesi ve süre baskısı
Habere göre, ABD Başkanı Donald Trump, salı günü HTŞ rejimi Colani ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmeye dair bilgi sahibi bir kaynak, güvenlik anlaşmasının da bu konuşmada ele alındığını söyledi.
Aynı kaynak, Trump’ın Colani’ye, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’ya Şam ile güvenlik anlaşmasını tamamlaması için “bir ay süre verdiğini” aktardığını ifade etti.
Kaynak, görüşmelere ilişkin olarak, “İsrail ile yürütülen temaslarda önemli ilerleme sağlandı. Tek sorun Şeyh Dağı. Bunun dışındaki başlıklarda uzlaşı var.” dedi. Körfez ülkelerinden bir yetkili de bu bir aylık takvimi doğruladı.
Kaynağa göre Trump, Colani’ye ayrıca, “birden fazla Suriye değil, birleşik bir Suriye görmek istediğini” iletti.
Trump, salı günü gazetecilere yaptığı açıklamada, Suriye’nin “son derece saygı duyulan cumhurbaşkanı” ile “çok iyi bir görüşme” yaptığını söyledi ve ülkedeki ve bölgedeki gelişmelerden “memnuniyet” duyduğunu ifade etti.
HTŞ rejimi ise görüşmenin içeriğine ilişkin yorum yapmaktan kaçınarak, yalnızca telefon görüşmesinin “çok iyi geçtiğini” bildirdi.
Buna karşılık bir Suriyeli yetkili, MEE’ye yaptığı açıklamada, İsrail ile yürütülen temaslarda ilerleme sağlandığını ve yakında bir “atılım” beklendiğini kaydetti.
Hermon (Şeyh) Dağı “kırmızı çizgi”
MEE’nin görüştüğü üst düzey bir Batılı yetkili, İsrailli yetkililerin ABD’ye Hermon Dağı’ndan çekilmenin “kırmızı çizgi” olarak görüldüğünü ilettiğini aktardı.
Aynı yetkili, İsrail’in bu pozisyonunu dört hafta içinde değiştirmesinin “beklenmediğini” söyledi.
İsrail, bölgedeki en yüksek nokta olan Hermon Dağı’nı, Beşşar Esed yönetiminin 2024 sonlarında devrilmesinin ardından işgal etti.
Haberde ayrıca, İsrail’in Suriye’nin güneyindeki Süveyda vilayetini kontrol eden Dürzi lider Şeyh Hikmet el-Hicri’yi desteklediği belirtildi.
El-Hicri’nin, Şam’dan özerklik talebi nedeniyle HTŞ rejimiyle anlaşmazlık yaşadığı aktarıldı.
Trump–Colani görüşmesine dair bilgilendirilen kaynak, İsrail ile Suriye arasında oluşan anlayış doğrultusunda HTŞ rejimini Süveyda’ya askeri olarak girmeyeceğini söyledi. Kaynak, İsrail’in desteğiyle vilayetin entegrasyonuna yönelik müzakerelerin başlayacağını da ekledi.
Washington içindeki görüş ayrılıkları
Bir Batılı yetkili, Trump’ın İsrail üzerindeki baskısının büyük ölçüde ABD Özel Temsilcisi Thomas Barrack’ın değerlendirmelerine dayandığını belirtti. Yetkili, “Yönetimde bu süreci Barrack kadar zorlayan başka kimse yok.” dedi.
Aynı yetkili, Trump’ın görüşmede dile getirdiği süre baskısının da Barrack’ın tarafları masaya oturtmak için uzun süredir savunduğu bir yaklaşım olduğunu ifade etti.
Barrack, bu ayın başında Colani güçlerinin askeri hamlesinin ardından Suriye Demokratik Güçleri’nin kuzeydoğudaki kontrolünün çözülmesinde kilit rol oynadı. Barrack, ABD’nin “ayrılıkçılık ya da federalizm içermeyen birleşik bir Suriye”den yana olduğunu söyledi. Ancak Barrack’ın bu yaklaşımının, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ve Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham tarafından desteklenmediği aktarıldı.
İsraillilerle temas halinde olan Batılı kaynak, İsrail’in Washington’daki bu görüş ayrılıklarının farkında olduğunu ve Hermon Dağı’nı kuzeydoğu Suriye’den farklı olarak “ulusal güvenlik meselesi” olarak gördüğünü ifade etti.
Yetkili, “CENTCOM ve Cumhuriyetçi yasama üyeleri Kürtlere yönelik Suriye operasyonuna karşı çıktı, Barrack ise destekledi. Ancak bu, İsrail için kırmızı çizgi değildi.” dedi.
Yetkili ayrıca, Refah Sınır Kapısı örneğini hatırlatarak, İsrail’in “kırmızı çizgi” ilan ettiği konularda tutumunu sertleştirdiğini kaydetti.
Ortak mekanizma ve geçmiş anlaşmalar
Habere göre, bu ay başında Paris’te ABD arabuluculuğunda yapılan görüşmelerin ardından HTŞ rejimi ve İsrail, istihbarat paylaşımı ve askeri gerilimi azaltmaya yönelik “özel bir iletişim birimi” kurulması konusunda anlaştı.
Taraflar arasında 1974’ten bu yana ABD destekli bir “güvenlik anlaşmasının” yürürlükte olduğu hatırlatıldı. Ancak Esed yönetiminin 2024 sonlarında düşmesinin ardından İsrail’in, Suriye askeri altyapısını hedef alan saldırılar başlattığı ve 1967’de ele geçirdiği Golan Tepeleri’nin ötesinde geniş alanları işgal ettiği belirtildi.
Ortak açıklamada, kurulacak mekanizmanın “anlaşmazlıkların hızlı biçimde ele alınmasını ve yanlış anlamaların önlenmesini amaçlayan bir platform” işlevi göreceği ifade edildi.