İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ile nükleer dosya üzerinde bir uzlaşıya varılabileceğine dair güvenini dile getirerek, Tahran’ın ana şartının "uranyum zenginleştirme hakkının tanınması" olduğunu ilan etti.
YDH- İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ile yürütülen nükleer müzakerelerin geleceği ve bölgesel güvenlik dinamikleri üzerine kapsamlı açıklamalarda bulunarak, uranyum zenginleştirme hakkının tanınması şartıyla diplomatik çözüme açık olduklarını bildirdi.
CNN’e verdiği mülakat ve sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalarla Tahran’ın stratejik çerçevesini çizen Arakçi, bir yandan Washington ile güven bunalımının sürdüğünü belirtirken diğer yandan bölgesel mesaj trafiğinin sürdüğünü teyit etti.
Arakçi, nükleer program konusundaki kördüğümün diplomasi yoluyla çözülebileceğine dair iyimserliğini koruduğunu ifade ederek, "Amerika Birleşik Devletleri ile nükleer dosya konusunda bir anlaşmaya varabileceğimizden eminim" dedi.
Arakçi'nin açıklamaları şu sözleri içeriyordu:
"Savaştan endişe duymuyorum. Beni endişelendiren şey, yanlış hesaplamalardır. Trump'ın doğru kararı verecek kadar sağduyulu olduğunu düşünmeyi umuyorum. Biz bir 'müzakere ortağı' olarak Amerika Birleşik Devletleri'ne olan güvenimizi kaybettik. Şu an bölgede bu güveni inşa etmeye çalışan bazı arabulucular ve dost ülkeler bulunuyor. Eğer ABD müzakere ekibi, Trump'ın söylediği 'nükleer silahların bulunmadığından emin olmak için adil ve hakkaniyetli bir anlaşma' ifadesine sadık kalırsa, yeni bir müzakere ihtimali görüyorum."
Ancak 2018 yılında nükleer anlaşmadan tek taraflı çekilme sürecine atıfta bulunarak, ABD’ye karşı ciddi bir güven kaybı yaşandığını vurguladı.
Bu noktada dost ülkeler aracılığıyla yürütülen mesaj alışverişinin, dolaylı diyalog öncesi tıkanıklıkları aşmak için bir mekanizma sunduğunu belirtti.
İran’ın müzakerelerdeki kırmızı çizgisini netleştiren Arakçi, nihai uzlaşma için "uranyum zenginleştirme hakkına saygı duyulması ve barışçıl amaçlı zenginleştirme faaliyetlerinin sürdürülmesi" şartını öne sürdü.
Bakan, bu temel hakkın tescil edilmesi durumunda her türlü teknik detayın müzakere edilebileceğini ve İran’ın somut sonuç alıcı formatlarda bir araya gelmeye hazır olduğunu ekledi.
Bölgesel güvenlik ve Hürmüz Boğazı’ndaki duruma da değinen Arakçi, ABD’nin binlerce kilometre uzaktan bölgeye müdahale etmesini eleştirdi.
İslam Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) kendi karasularındaki faaliyetlerine yönelik "profesyonellik" çağrılarını tutarsız bulduğunu ifade eden Bakan, şu değerlendirmede bulundu:
"Washington bir yandan IRGC’yi terör listesinde tutarken, diğer yandan tatbikatlar sırasında muhatap alarak profesyonellik çağrısı yapıyor. Bu durum Amerikan dış politikasındaki tanım çelişkisinin kanıtıdır."


