Foreign Policy dergisinin analizine göre Washington'un diplomatik araçlarını kaybetmesi, Pekin'in Afrika'daki tedarik zinciri ve kritik madenler üzerindeki etkisini pekiştirebilir.
YDH - Foreign Policy, ABD'nin Afrika'daki ticari liderliğini kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu bildirdi. 30 Eylül 2026'da sona erecek olan Afrika Büyüme ve Fırsat Yasası (AGOA), 25 yıldır 32 Güney Afrika ülkesine 1800'den fazla ürün kaleminde ABD pazarına gümrüksüz erişim sağlıyordu.
Program, Washington'un bölgedeki dış ekonomik stratejisinin temel unsuru olarak değerlendiriliyor.
Temsilciler Meclisi'nin onayına rağmen yasa tasarısı, bütçe tartışmaları nedeniyle Senato'dan geçmedi ve Başkan tarafından imzalanmadı.
Yatırımcı güveni belirsizlik nedeniyle sarsılıyor
Haberde, uzun vadeli ve öngörülebilir bir ticaret mekanizmasının yokluğunun yatırımcı güvenini zedelediği kaydedildi.
Afrika'nın iktisadi ve siyasi öneminin arttığı bir dönemde Washington'un AGOA'nın yerini alacak bir sistem kuramaması, ekonomik diplomasinin en önemli araçlarından birinin kaybı olarak nitelendiriliyor.
Washington'un bu boşluğu doldurmaması halinde bölgedeki ekonomik ağırlığının kalıcı olarak azalabileceği vurgulanıyor.
Pekin kıtadaki tedarik zincirlerini ele geçiriyor
AGOA'nın sona ermesiyle oluşacak boşluğu Çin'in hızla doldurabileceği belirtiliyor. Pekin, halihazırda Afrika ile ticarette ABD'nin önünde bulunuyor ve gümrük tarifelerini kaldırarak nüfuzunu genişletiyor.
Bu durumun, ABD'nin kritik madenlere ve büyüyen tüketici pazarlarına erişimini zorlaştıracağı ifade ediliyor.
Analistler, Çin'in ihracat rotalarını değiştirmesinin ve Afrika ithalatına yönelik teşviklerinin ABD'nin stratejik konumunu zayıflattığı uyarısında bulunuyor.
Moskova askeri işbirliğinde kapsamlı adımlar atıyor
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 30 Ocak'ta düzenlenen askeri-teknik işbirliği toplantısında Afrika ülkeleriyle ilişkilerin derinleşeceğini açıkladı.
Putin, Batı'nın baskısına rağmen Afrikalı ortakların Rusya ile işbirliğine hazır olduğunu belirtti.
İşbirliğinin sadece silah sevkiyatıyla sınırlı kalmayacağını vurgulayan Putin, "Süreç, teknik bakım, lisanslı üretim ve diğer ortak faaliyetleri de kapsayacak" diye konuştu.