Eski CIA analisti Paul R. Pillar, Trump yönetiminin İran’a yönelik değişen savaş gerekçelerini eleştirerek, Washington’ı "haklı bir temeli olmayan" bir çatışma döngüsüne girmemesi konusunda uyardı.
YDH- Eski CIA analisti Paul R. Pillar, Responsible Statecraft’taki analizinde, Trump yönetiminin İran’a yönelik saldırı tehditlerini Vietnam ve Irak savaşlarındaki "sürekli değişen gerekçeler" silsilesine benzetiyor.
Gerekçelerin istikrarsızlığını, savaşın haklı bir temelden yoksun olduğunun kanıtı olarak gören Pillar; Washington’ın ''İran’daki iç protestoları askeri müdahale için bir kaldıraç olarak kullanma çabasının hem ahlaki hem de stratejik bir başarısızlığa dönüştüğünü'' ifade ediyor.
''İran rejiminin bir 'itme' ile yıkılacağı yönündeki beklentileri gerçekçi bulmayan'' Pillar, olası bir çöküşün büyük bir belirsizlik ve kaos doğuracağı uyarısında bulundu.
Analize göre, mevcut yönetimin devrilmesi ABD dostu bir rejim yerine, Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) kontrolünde bir askeri diktatörlüğü tetikleyebilir.
Ayrıca, ''dışarıdan gelecek bir saldırının İran halkını rejim etrafında kenetleyeceği ve Mir Hüseyin Musavi gibi reformist liderlerin bile yabancı müdahaleyi reddettiğini'' hatırlattı.
Pillar, İsrail’in İran’ın füze ve misilleme kapasitesini felç etme arzusunun ABD çıkarlarıyla örtüşmediğini savunuyor.
İsrail’in bölgede "en çok savaş başlatan aktör" olduğuna dikkat çeken yazar, İran’ın caydırıcılığının ortadan kaldırılmasının İsrail’e daha fazla saldırgan operasyon alanı açacağını ve bu durumun ABD’yi yeni çatışmaların içine çekeceğini vurguluyor.
İran’ın nükleer, füze ve bölgesel müttefiklik meselelerinin hiçbirinin meşru bir savaş nedeni oluşturmadığını belirten Pillar, Trump’ın "kılıç şakırdatmasının" Tahran’ı daha fazla sertleşmeye ittiğini ifade ediyor.
Yazara göre tek çıkar yol; İran’ın ekonomik sıkıntılarını diplomatik bir teşvik olarak kullanıp, tek taraflı dayatmalar yerine karşılıklı güven inşa edecek "adım adım" bir müzakere sürecini başlatmak.