İran basını Washington ile diyaloğu tartışıyor

img
İran basını Washington ile diyaloğu tartışıyor YDH

Savaşın eşiği ile dar diplomasi penceresi arasında kalan Tahran'da, Washington ile açılan yeni sürece dair farklı okumalar öne çıkıyor.




YDH - Askeri yığınakların devam ettiği ve tarafların savaşın eşiğinde olduğu bir dönemde, Tahran ile Washington arasında diplomasi penceresinin aniden aralanması, bu sürecin arka planı ve nihai bir anlaşmaya varma olasılığına dair pek çok soruyu beraberinde getirdi.

El-Ahbar gazetesinden Muhammed Havacui'nin aktarımına göre, İran içindeki siyasi çevrelerin bu gelişmeye temkinli bir iyimserlik, derin bir şüphe ve diyalogdan ziyade caydırıcılığa dayanan bir stratejiyle yaklaştığı görülüyor.

Hükümetin resmi yayın organı, Tahran'ın mevcut tutumunu "caydırıcılık lehçesiyle diyalog dili" olarak tanımladı. Gazetede yayımlanan değerlendirmede, "İran'ın caydırıcı gücünün sergilenmesi ve Washington'ın, Tahran'ın en kısıtlı tehditlere bile kapsamlı yanıt verme kararlılığını idrak etmesi, ABD'nin 'tüm seçenekler masada' söylemi üzerindeki hesaplarını kademeli olarak değiştirdi" ifadelerine yer verildi.

Yazıda ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump'ın "İran ile çok ciddi görüşmeler" yapılmasına dair son açıklamalarının, askeri seçeneğin mevcut şartlarda göz ardı edilemeyecek maliyet ve riskler barındırdığının kabulü olduğu belirtildi.

"Müzakereler mucize değil kriz yönetimi aracıdır"

Reformcu kanada yakın İtimad gazetesinde bir makale kaleme alan siyasi analizci Hasan Beheştipur ise mevcut dönemde ABD ile müzakere edilmesini savundu.

Beheştipur, görüşmeleri sorunları çözecek bir mucize değil, krizi yönetmek için kullanılan bir araç olarak nitelendirildi. Doğrudan veya aracılar vasıtasıyla yürütülen müzakerelerin teknik detaylarından ziyade siyasi iradenin ve net bir hedefin önemine vurgu yapan Beheştipur, "Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi ile Dışişleri Bakanlığı arasındaki koordinasyonun artması olumlu bir işaret" değerlendirmesinde bulundu.

Hasan Beheştipur, müzakere heyetine içeriden destek verilmesi gerektiğini belirterek, "Bazı eleştirilerin aksine, heyetin ülke içinde zayıflatılması karşı taraftan taviz almayı kolaylaştırmaz, aksine zorlaştırır. Müzakereci, arkasında bir ulusal uzlaşı olduğunu bildiğinde ulusal çıkarları daha iyi savunabilir. Diyaloğu sürekli sorgulamak veya bunu bir geri çekilme olarak yansıtmak, masadaki konumumuzu zayıflatmaktan başka bir sonuç doğurmaz" dedi.

"Washington'ın vaatlerine güvenilemez"

Devrim Muhafızları'na yakınlığıyla bilinen Cevan gazetesi ise Amerikan politikalarına ve görüşmelerin geleceğine dair çok daha karamsar bir perspektif sundu.

Haberde, tarafların diplomatik zemine dönme isteğine dair kısmi işaretler olsa da Trump'ın geçmiş sicili ve Washington'ın ihlal edilen anlaşmalarla dolu tarihinin bu açılıma güvenilmesini imkansız kıldığı vurgulandı.

Cevan gazetesinde yer alan analizde, "Geçen yılın ortasında Trump İran heyetiyle görüşmeler yürütürken, Siyonist varlık ABD desteğiyle saldırılar düzenlemişti. Ayrıca 12 günlük savaşın sonlarında ABD'nin bizzat İran nükleer tesislerini hedef alması, Trump'ın beyanatlarına güvenilemeyeceğinin kanıtı" ifadeleri kullanıldı.

Gazete, nükleer meselede somut sonuçlara ulaşılsa bile İran'ın füze kapasitesi ve bölgesel nüfuzu konularında geri adım atmayacağını, caydırıcılığın azaltılmasının "Siyonist varlığın bölgedeki kötü niyetli planları için yeşil ışık" olarak algılanacağını kaydetti.

"Barışı korumanın yolu savaşa hazır olmaktır"

Muhafazakar Ferhihtegan gazetesinde Mehdi Hanalizade imzasıyla yayımlanan makalede, İran'ın Devrim Lideri Ayetullah Ali Hamenei'nin "Savaş bu kez bölgesel olacak" uyarısına dikkat çekildi.

Bu açıklamanın, Trump'ın İran üzerinde korku iklimi yaratma stratejisini çökerttiği savunulan yazıda, "Savaşı engelleyen şey diploması değil, savaşa hazır olma halidir. Sahada hazırlıklı olmak ve karşı taraf için riskleri artırmak barışı tesis etmenin tek yoludur" denildi.

Hanalizade, ABD Başkanı'nın sınırlı bir askeri operasyondan bile geri adım atmasının temel nedeninin, Tahran'ın "gerçek ve önleyici müdahale" kararlılığını resmi olarak ilan etmesi olduğunu belirtti.

Görüşmelere dair şüphelerini dile getiren yazar, "Parmağın tetikten çekilmesine yol açacak her türlü adım, İran'a karşı ikinci bir savaşın kapısını aralar. Diplomasi mekanizması, perde arkasındaki Amerikan mesajlarının tuzaklarına karşı tam bir uyanıklık içinde olmalı" uyarısında bulundu.



Makaleler

Güncel