Eski İsrail Başbakanı Ehud Barak'ın, pedofil fuhuş şebekesi yöneticisi Jeffrey Epstein ile yaptığı gizli görüşmelere ait ses kayıtları, İsrail'in Filistinli nüfusunu seyreltmek için yürüttüğü soykırım planlarını ortaya döktü.
YDH - Eski İsrail Başbakanı Ehud Barak'ın, pedofil fuhuş şebekesi yöneticisi ve Mossad ajanı Jeffrey Epstein ile yaptığı gizli bir görüşmede, İsrail'in "demografik yapısını değiştirmek" ve Filistinli varlığını seyreltmek amacıyla Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e "bir milyon daha Rus'un" göç etmesi için lobi yaptığını söylediği ortaya çıktı.
Geçen cuma günü yayımlanan 14 Şubat 2015 tarihli kayıtlarda Barak, "Putin'e her zaman şunu söylerdim: İsrail'i dramatik bir şekilde değiştirmek için ihtiyacımız olan tek şey bir milyon Rus" ifadesini kullanıyor.
Ailesi Polonya ve Litvanya kökenli olan ve daha sonra Filistin'e yerleşen Barak, İsrail'in gelecekteki Rus yerleşimciler konusunda artık "kaliteyi kontrol etmesi" gerektiğini savunuyor.
1990'lı yıllarda eski Sovyetler Birliği'nden yaklaşık bir milyon kişi İsrail'e göç etmiş, ancak 2005 yılına gelindiğinde bu kişilerin yarısından azının Ortodoks yasalarına göre Yahudi sayıldığı bildirilmişti.
Yahudi tanımı ve din değiştirme üzerine gizli plan
İsrail içindeki seküler ve muhafazakar kesimler arasındaki bölünmeyi derinleştirecek açıklamalarda bulunan Barak, Ortodoks hahamlığının evlilik ve cenaze işleri üzerindeki tekelini kırmayı hedefleyen bir plan çiziyor.
Barak, Yahudi tanımının esnetilmesi ve "sofistike, incelikli bir yöntemle kapıların kitlesel din değiştirmeye (Yahudiliğe geçiş) açılması" gerektiğini savunuyor.
Barak, birçok Rus'un din değiştirmeyi bir "ön koşul" haline getirmeden İsrail'e yerleşebileceğini, ancak özellikle ikinci neslin sosyal baskı altında uyum sağlayacağını belirtiyor.
Bu süreçte devletin gelen göçmenlerin "kalitesini kontrol edebileceğini" de sözlerine ekliyor.
Ehud Barak, kayıtlarda 1948 yılında İsrail'in kurulmasından sonra Arap ve Müslüman ülkelerden gelen Yahudileri de küçümseyen ifadeler kullanıyor.
İsrail'in kurucularının, çoğunlukla Doğu Avrupa kökenli beyaz Aşkenaz Yahudileri olduğunu hatırlatan Barak, bu liderlerin Kuzey Afrika'dan ve Arap dünyasından gelen Yahudileri "mecburiyetten" kabul ettiklerini ima ediyor.
Barak, "Artık seçici olabiliriz. Bir milyon kişiyi daha kolayca absorbe edebiliriz" diyerek yeni dönemde göçmen profilinin daha farklı olacağının sinyalini veriyor.
İsrail'in Aşkenaz liderliğinin, Arap ve Müslüman dünyasından gelen Yahudilere (Mizrahi) karşı aşağılayıcı bir tutum sergilediği uzun süredir bilinen bir gerçek.
İsrail'in 1948 sınırları içerisindeki Filistinli varlığını azaltma konusundaki takıntısını dile getiren Barak, Arap vatandaşların oranının 40 yıl önce yüzde 16 iken şimdi yüzde 20'ye çıktığını vurguluyor.
Barak, İsrail içinde "kimlerin eşitliği hak ettiğine" dair bir hiyerarşi de çiziyor.
Öncelikle 1950'lerden beri zorunlu askerlik yapan ve "davranışlarıyla tamamen İsrailli" olarak tanımladığı Dürzi azınlığa eşitlik verilmesi gerektiğini belirten Barak, ardından Hristiyan azınlığın gelmesi gerektiğini söylüyor.
Epstein ile Barak arasındaki ilişkinin on yıla yayıldığı, Barak'ın 2013 ile 2017 yılları arasında Epstein’ın New York’taki konutunu 30'dan fazla kez ziyaret ettiği biliniyor.
Ayrıca dosyalardaki bir FBI notunda, Epstein'ın Barak'a yakın olduğu ve onun altında casusluk eğitimi aldığı iddia ediliyor.