Trump rejimi, BM Filistin Özel Raportörü ve Uluslararası Ceza Mahkemesi’ndeki bazı yargıç ve savcılara “terörist düzeyinde yaptırımlar” uygulayarak, İsrail’in Gazze’deki savaş suçlarını soruşturan uluslararası yetkilileri hedef aldı.
YDH- Amerika Birleşik Devletleri, eleştirmenlerin “terörist düzeyinde yaptırımlar” olarak nitelendirdiği önlemleri, Birleşmiş Milletler’in insan hakları uzmanı ve Uluslararası Ceza Mahkemesi’ndeki (UCM) çok sayıda hâkim ve savcıya uyguladı.
Reuters’in yayımladığı araştırma raporuna göre, söz konusu adım, geleneksel olarak “suçlular ve terör şüphelilerine” uygulanan ekonomik yaptırımları, Gazze’de İsrail rejiminin savaş suçlarını inceleyen uluslararası hukuk yetkililerine genişletti.
ABD yaptırımlarının hedefinde BM ve UCM yetkilileri
Araştırmaya göre, Trump rejimi, işgal altındaki Filistin topraklarıyla ilgili BM özel raportörü Francesca Albanese’yi ve üst düzey UCM personelini ABD Hazine Bakanlığı’nın Özel Belirlenmiş Ulusal Listesi’ne ekledi. Bu durum, varlıklarının dondurulmasını ve küresel finans sistemine erişimlerinin kesilmesini içeriyor.
Reuters, ABD yetkililerinin bu adımı, UCM’yi Gazze’deki soykırım suçlarını soruşturan İsrail yetkililerine yönelik “meşru olmayan ve temelsiz” soruşturmalar yürütmekle suçlayarak gerekçelendirmeye çalıştığını aktardı.
Bu önlem, UCM’nin Kasım 2024’te İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ve o dönemdeki askeri işlerden sorumlu bakan Yoav Gallant hakkında savaş suçu ve insanlığa karşı suçlar, özellikle Gazze’de açlığa dayalı savaş yöntemlerinin kullanımı nedeniyle tutuklama emri çıkarmasının ardından geldi.
Şirketlere uyarı mektupları ve ekonomik baskı
Araştırma, Albanese’ye yönelik yaptırımların öncesinde, BM raportörünün on ikiyi aşkın ABD şirketine, Gazze ve işgal altındaki Batı Şeria’daki İsrail askeri operasyonlarıyla bağlantılı “ağır insan hakları ihlallerine katkıda bulunmakla” anılabileceklerini bildiren gizli mektuplar gönderdiğini ortaya koydu.
Bu şirketler arasında Alphabet, Amazon, Caterpillar, Chevron, Hewlett-Packard, IBM, Lockheed Martin, Microsoft ve Palantir bulunuyordu. En az iki şirket, mektupları aldıktan sonra Beyaz Saray’dan yardım talep etti. Trump rejimi daha sonra yazışmaları, Albanese’nin “politik ve ekonomik savaş yürüttüğü” kanıtı olarak gösterdi.
Aynı başkanlık emri uyarınca, Washington sekiz UCM hakimini ve Gazze ile Afganistan’a ilişkin soruşturmaları yetkilendiren birkaç savcıyı da yaptırım listesine ekledi.
Hedef alınanlar, “el-Kaide bağlantısı olduğu düşünülen kişiler, uyuşturucu kaçakçıları ve silah tüccarları için kullanılan listeye” dahil edildi.
Diplomatik dokunulmazlık ve uluslararası hukuk tepkisi
Reuters’in aktardığına göre, BM, Albanese’nin resmi görevleri nedeniyle diplomatik dokunulmazlığa sahip olduğunu ve bu durumun ABD yetkililerine doğrudan bildirildiğini belirtti. Buna rağmen Washington, yaptırımları uyguladı.
Albanese, Reuters’e yaptığı açıklamada “Diplomatik dokunulmazlığının açıkça ihlal edildiği”ni ifade ederek, sorumluluğun üye devletlerin kararlı adım atmamasına dayandığını belirtti.
ABD Dışişleri Bakanlığı ise BM ile yazışmalarının Albanese’nin görevden alınması çağrısına odaklandığını ve mahkemenin ABD ile İsrailli kişiler üzerindeki yetkisini reddettiğini bildirdi.
Yaptırımların etkileri ve uluslararası tepkiler
Rapor, bu önlemlerin ABD’nin, Amerikan veya müttefik çıkarlarına tehdit oluşturan uluslararası kurumları baskı altına alma kampanyasının bir parçası olduğunu ortaya koyuyor.
Varlık dondurmanın ötesinde, yaptırımlar bankacılık hizmetlerine erişimi engelliyor, seyahati kısıtlıyor ve üçüncü tarafları yardım sağlama nedeniyle cezai yaptırımlara maruz bırakıyor.
İnsan hakları savunucuları ve hukuk uzmanları, bu tür adımların UCM’nin işleyişini felç etme riski taşıdığını ve ekonomik güç kullanarak uluslararası mahkemeleri ve BM mekanizmalarını hedef almanın emsal oluşturabileceğini uyarıyor.
UCM ise yaptırımları kınayarak, çalışmalarına devam edeceğini ve “soykırım ve vahşetlerin milyonlarca masum mağduruna adalet ve umut sağlamaya” odaklanacağını belirtti.