ABD’nin Ortadoğu’daki askeri yığınağında "B aşamasına" geçilmesiyle birlikte, önümüzdeki üç hafta içinde tüm savaş unsurlarının bölgeye ulaşması bekleniyor.
YDH- İsrail Kanal 12'nin haberine göre, Başbakan Benyamin Netanyahu'nun İran ile nükleer müzakereleri görüşmek üzere gerçekleştirdiği Washington ziyareti kamuoyunun ana gündemini oluştururken, İsrail-ABD savunma kurumları diplomatik çözüm ihtimaline karşı temkinli ve karamsar bir duruş sergiliyor.
İsrail, Tahran’ın nükleer programını dondururken füze kapasitesini korumasına izin verecek "eksik bir anlaşmayı" engellemek için yoğun bir diplomatik çaba sarf ediyor.
İsrail güvenlik bürokrasisine göre İran, müzakere sürecini sadece olası bir saldırıyı bertaraf edecek teknik hazırlıklarını tamamlamak amacıyla "zaman kazanma" stratejisi olarak kullanıyor.
Savunma kulislerinden sızan bilgilere göre Amerika Birleşik Devletleri, bölgedeki askeri yığınağında kritik "B aşamasına" geçti.
Önümüzdeki iki ila üç hafta içinde bölgeye ulaşması beklenen takviye kuvvetlerle birlikte operasyonel kapasitenin en üst düzeye çıkarılması hedefleniyor.
Son 24 saat içinde ABD güçlerinin Türkmenistan-İran sınırı ile Ermenistan’a hava yoluyla sevk edildiği bildirilirken; Ortadoğu'daki yaklaşık 20 ABD üssünü korumak amacıyla THAAD ve Patriot hava savunma sistemleri aktif hale getirildi.
İngiltere ise sürece altı adet F-35 hayalet uçağı ve iki tanker uçağı göndererek destek verdi.
İsrail ve ABD orduları, dolaylı yürütülen ancak henüz bir atılıma yol açmayan müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanma ihtimaline karşı ortak savunma ve saldırı planlarını güncelliyor.
Netanyahu ve Başkan Trump’ın görüşmesinde, iki ülke arasındaki koordinasyonun en üst seviyeye çıkarılması ve olası bir askeri harekatın detaylarının ele alınması bekleniyor.
İsrailli üst düzey bir kaynak, sahadaki gerilimi şu sözlerle özetliyor:
"İranlılar saldırırsa, karşılarında 'acımasız bir milletin' en kararlı halini görecekler. Rejimi devirmek gibi stratejik bir hedefimiz varsa, büyük bir askeri yükümlülüğü üstlenmek zorundayız."
Mevcut durum değerlendirmesi, İran’ın nükleer dışı konuları müzakere etmeyi reddetmesi nedeniyle bir anlaşma olasılığının düşük olduğunu ve askeri seçeneğin masada giderek daha fazla ağırlık kazandığını gösteriyor.