Gazze’de “Sarı Hat”ta her gece ölüm korkusu

img
Gazze’de “Sarı Hat”ta her gece ölüm korkusu YDH

Gazze’de ateşkese rağmen İsrail güçlerinin “Sarı Hat” boyunca sürdürdüğü ateş açma, yıkım ve ilerleme nedeniyle sivillerin her gece silah sesleri ve patlamalarla uyanmak zorunda kaldığı bildirildi.




YDH- Middle East Eye’de (MEE) yer alan habere göre, İsrail ordusunun Gazze’de ateşkes ihlalleri, özellikle İsrail tarafından dayatılan ve “Sarı Hat” olarak adlandırılan hat boyunca yaşayan siviller için her gece süren bir tehdit haline geldi.

“Patlamalar ve silah sesleriyle uyanıyoruz”

Gazze’nin güneyindeki Han Yunus kentinde yaşayan ve güvenlik gerekçesiyle adının açıklanmasını istemeyen Filistinli Hamid, her gece uykuya dalarken İsrail güçlerine ait patlama ve silah sesleriyle defalarca uyanacağını bildiğini söyledi.

“Sarı Hat” olarak bilinen ve İsrail’in tek taraflı olarak dayattığı ayrım çizgisi boyunca yaşayan Hamid, ateşkes ihlallerinin artık rutin hale geldiğini ifade etti.

“Patlamalar insanları her gün uykudan uyandırıyor,” diyen Hamid, MEE’ye yaptığı açıklamada “Kurşunların başımızın üzerinden ıslık çalarak geçtiğini de duyuyoruz. Ateş bütün gece durmuyor.” ifadelerini kullandı.

Hamid, silah seslerinin genellikle akşam saatlerinde başladığını ve sabaha kadar sürdüğünü, bu sırada hattın ötesinde evlerin yıkılmasının sağır edici patlamalarla devam ettiğini belirtti. Bir keresinde evine isabet eden bir kurşundan son anda kurtulduğunu aktaran Hamid, “Neyse ki duvara isabet etti. Naylon brandayı delseydi, mutlaka birimiz vurulurdu.” dedi.

Ateşkese rağmen süren ihlaller

Haberde, ekim ayında imzalanan ateşkese rağmen İsrail güçlerinin hava saldırıları, ateş açma, ev yıkımları ve gözaltılar yoluyla ateşkesi defalarca ihlal ettiği aktarıldı.

Filistin Sağlık Bakanlığı verilerine göre, ateşkesin başlamasından bu yana geçen dört ayda İsrail güçleri en az 591 Filistinliyi öldürdü. Bu ölümlerin büyük bölümünün “Sarı Hat” yakınlarında gerçekleştiği belirtildi.

“Sarı Hat”, kuzey, doğu ve güney Gazze boyunca uzanıyor ve ateşkes anlaşması kapsamında geçici bir çekilme sınırı olarak belirlendi. Ancak MEE’nin aktardığına göre, İsrail askerleri, ABD arabuluculuğundaki ateşkesin bir sonraki aşaması kapsamında planlanan geri çekilmeye rağmen, Gazze topraklarının yüzde 58’ine kadarını kontrol etmeyi sürdürüyor.

Hat derinleştikçe tehlike artıyor

Sahadaki Filistinliler, bu hattın fiilen Gazze’nin daha içine doğru kaydırıldığını, bunun da evlere ve tarım arazilerine erişimi kısıtladığını belirtiyor.

Hat boyunca yaşanan bu kaymaların, aileleri defalarca yerinden ettiği ve kalıcı barınma imkanlarını ortadan kaldırdığı ifade ediliyor.

Hamid, son haftalarda tehlikenin giderek yaklaştığını söyledi. Daha önce yaklaşık iki kilometre uzakta olan İsrail mevzilerinin artık bir kilometreden daha yakın olduğunu aktaran Hamid, bu durumla birlikte ateşin şiddetinin de arttığını dile getirdi.

“Şimdi tank yaklaştığında onu görüyoruz, ateş açıyor ve geri çekiliyor. Bu son derece korkutucu,” diyen 25 yaşındaki Hamid, tehdidin hem fiziksel hem de psikolojik olduğunu vurguladı. Komşularının bir kısmının evlerinin içinde kurşunlarla yaralandığını belirten Hamid, bunun ailesinde paniğe yol açtığını söyledi.

“Yeğenlerim korkudan anne babamın kucağına koşuyor,” diyen Hamid, “Yemek pişirmek için çatıya çıkmaya ya da çamaşır asmaktan korkuyoruz. Kendimizi korumak için doğuda olan orduya karşı, batıya bakan bir odada toplanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Hak örgütlerinden tepki

Haberde, “Sarı Hat” ve çevresindeki İsrail uygulamalarının insan hakları örgütleri tarafından kınandığı belirtildi.

Euro-Med İnsan Hakları İzleme Örgütü, İsrail’in bu yaklaşımının uluslararası hukuku ihlal ederek işgal altındaki topraklarda “kaynakların yasa dışı biçimde ele geçirilmesi ve sistematik olarak yağmalanması” anlamına geldiğini kaydetti.

Gazze’nin farklı bölgelerinde aynı tablo

MEE, Hamid’in yaşadıklarının yalnızca Han Yunus’la sınırlı olmadığını aktardı. Gazze’nin merkezindeki el-Bureyc’te, “Sarı Hat”ın yerinin değiştirilmesi yeni bir yerinden edilme dalgasını tetikledi.

Güvenlik gerekçesiyle adının açıklanmasını istemeyen Halid, evinin bombalanması da dahil olmak üzere birçok saldırıdan sağ kurtulduğunu ve sınır hattına yakın yaşayan amcalarını sık sık ziyaret ettiğini söyledi.

Halid, bölgedeki rastgele ateş nedeniyle birçok kişinin evlerini terk ettiğini belirterek, “Amcalarım evlerini bırakmak zorunda kaldı. Evleri artık Sarı Hat’ın hemen yanında. Akşamları ve geceleri ateş hiç durmuyor.” dedi.

Mülkü kontrol etmek için yaptığı son ziyarette aniden ateş açıldığını anlatan Halid, “Ordunun mevzisine bakmayan bir odaya saklandık, sonra fırsat bulunca kaçtık. Bu sürekli oluyor. Ateş başladığında insanlar kaçmak için bir an kolluyor.” ifadelerini kullandı.

“Burada ateşkes yok”

Komşu el-Megazi Mülteci Kampı’nda yaşayan altı çocuk annesi Hueyda Salim de neredeyse her gün evinin üzerinden kurşunların geçtiğini söyledi.

“Savaş hiç bitmedi,” diyen Salim, “Tankların gürültüsünü duyduğumuzda evin içinde hapsedilmiş gibi hissediyoruz. Çıkamıyoruz. Kurşunlar düzenli olarak eve isabet ediyor. Burada ateşkes yok.” dedi.

Salim, yaşadığı bölgede “Sarı Hat”ın artık bir kilometreden daha yakında olduğunu belirterek, “Tanklar bizi hedef alır korkusuyla çamaşırları çatıda kurutmuyoruz” ifadelerini kullandı.

Zaman zaman susturuculu silahların kullanıldığını da aktaran Salim, bunun çocuklar için durumu daha da kötüleştirdiğini söyledi.

“Çocuklar dışarıda güvenle oynayamıyor.” diyen Salim, ailesi için sığınacak başka bir yer kalmadığını vurguladı.

Doğu Deyr el-Belah’taki geniş ailesinin yanının daha da tehlikeli olduğunu belirten Salim, “Savaş boyunca beş kez yerinden edildik. Gidecek başka bir yerim kalmadı.” dedi.



Makaleler

Güncel