CENTCOM, el-Tenf üssünden 'tamamen' çekildi

img
CENTCOM, el-Tenf üssünden 'tamamen' çekildi YDH

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Suriye’nin güneyinde stratejik bir konumda bulunan el-Tenf üssündeki askeri varlığını "planlı ve şartlı geçiş" süreci kapsamında tamamen sonlandırdığını açıkladı.




YDH- ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Çarşamba günü yaptığı resmi açıklamayla, "Birleşik Müşterek Görev Gücü - Doğal Kararlılık Operasyonu" bünyesinde gerçekleştirilen "planlı ve şartlı geçiş" programı uyarınca, ABD kuvvetlerinin Suriye'deki el-Tenf üssünden çekilme sürecinin başarıyla tamamlandığını duyurdu.

Bu stratejik geri çekilmeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper, ABD güçlerinin bölgeden ayrılmış olmasına rağmen, IŞİD'in bölgede teşkil edebileceği her türlü asimetrik tehdide karşı hızlı yanıt verme kabiliyetini koruduğunu ifade etti.

Cooper, ABD’nin ortak yerel güçlerle birlikte yürüttüğü "terörist ağların yeniden organize olmasını engelleme" stratejisine olan bağlılığını yineledi.

Amiral Cooper, IŞİD üzerindeki askeri baskının kesintisiz devam etmesinin, yalnızca bölgesel istikrarın tesisi için değil, aynı zamanda doğrudan ABD topraklarının güvenliğini korumak adına hayati bir zorunluluk olduğunu belirtti.

Bilindiği üzere, 2014 yılında CENTCOM gözetiminde kurulan Birleşik Müşterek Görev Gücü, o tarihten bu yana bölgedeki müttefik unsurlara askeri danışmanlık, lojistik destek ve operasyonel yetkilendirme sağlama rolünü üstlenmişti.

Nisan 2025’te ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), IŞİD'in 2019’daki toprak kaybının ardından Suriye genelinde yeniden konsolide olma çabalarına karşı askeri tahkimatı artırma kararı almıştı.

Bu doğrultuda son iki aylık periyotta ABD güçleri, bölgede yoğun bir hava ve saha operasyonu yürüttü.

100’den fazla nokta 350’yi aşkın hassas güdümlü mühimmatla hedef alınırken, 50’den fazla IŞİD üyesi etkisiz hale getirildi veya yakalandı.

El-Tenf’den çekilme kararının, bu yoğun operasyonel sürecin ardından gelmesi, ABD’nin bölgedeki askeri varlığını "doğrudan konuşlanma" yerine "uzaktan müdahale" ve "teknolojik kuşatma" formuna dönüştürme isteği olarak yorumlanıyor.