Terör örgütü MKO’nun Berlin mitingi beklenen ilgiyi görmedi

img
Terör örgütü MKO’nun Berlin mitingi beklenen ilgiyi görmedi YDH

Terör örgütü Halkın Mücahitleri tarafından düzenlenen ve İran’a yönelik askerî müdahale çağrılarının öne çıkarıldığı miting, milyonlarca dolarlık bütçeye ve yüzlerce siyasi destek açıklamasına rağmen beklenen kitlesel karşılığı bulamadı.




YDH- Avrupa'da İran karşıtı bir atmosfer oluşturmak ve Tahran’a yönelik askeri saldırı çağrılarında bulunmak amacıyla düzenlenen karşı-devrimci faaliyetlerin son halkası, 8 Şubat’ta Berlin’de gerçekleştirildi.

Terör örgütü MKO (Halkın Mücahitleri) tarafından organize edilen bu miting, yabancı medyada 344 siyasi figür, çeşitli kuruluşlar ve 312 muhalif derneğin desteğiyle duyurulmasına rağmen hedeflenen etkinliğe ulaşamadı.

Örgütün bu organizasyon için 4 milyon dolar harcadığı belirtilirken, Berlin polisinin verileri katılımın beklenen seviyenin çok altında kaldığını ortaya koydu.

Berlin polisinin açıklamasına göre, mitinge katılmak üzere 20 bin kişi ön kayıt yaptırmış olsa da etkinlik alanında sadece yaklaşık 8 bin kişi hazır bulundu.

Beklenen kitlesel katılımın gerçekleşmemesi, etkinliğe bizzat katılarak konuşma yapması planlanan eski ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun planlarını da değiştirdi; Pompeo, sahneye çıkmak yerine mitinge yalnızca video mesaj göndermekle yetindi.

Elde edilen bilgiler, MKO’nun katılımcı sayısını artırmak için geçmişteki yöntemlerine başvurduğunu gösteriyor.

Buna göre, alandaki 8 bin kişinin yaklaşık 5 bin 800’ü; Suriye, Ukrayna, Polonya ve Meksika gibi ülkelerden gelen savaş mağduru mülteciler ile göçmenlerden oluşuyordu.

Para ve turistik gezi vaatleriyle askere alınan bu kişilerin varlığı, organizasyonun gerçek niteliği hakkında ciddi tartışmalar başlattı.

Öte yandan, birkaç ay önce Brüksel’deki mitingde patlak veren mülteci skandalının bir benzerini önlemek isteyen MKO üst yönetimi, bu kez sıkı tedbirler aldı.

Organizatörlere, katılımcıların kendi ülkelerine ait bayrakları taşımalarına kesinlikle izin verilmemesi ve medya kuruluşlarının bu tür görüntüleri sansürlemesi yönünde talimat verildi.

Ancak alınan tüm bu gizlilik kararlarına rağmen, mültecilerin varlığı ve farklı ülke bayrakları uluslararası basın kameralarına yansımaktan kurtulamadı.