Avrupa, ABD’ye bağımlı savunma modelini sorguluyor

img
Avrupa, ABD’ye bağımlı savunma modelini sorguluyor YDH

Avrupa, ABD’ye olan savunma bağımlılığını yeniden tartışmaya açarken, liderler kendi askeri kapasitesini güçlendirme ve “stratejik özerklik” arayışına girdi.




YDH- Avrupa’da savunma politikaları, ABD’ye olan uzun vadeli güvene dair “derin bir sorgulama” sürecine girdi.

El-Cezire televizyonunun haberine göre, birkaç ay içinde Avrupa’daki tartışmalar, geleneksel olarak ABD ile savunma ilişkilerinin nasıl geliştirileceği sorusunun ötesine geçerek, “Avrupa kendi güvenliğini Amerikan silahlarına bağımlı olmadan sağlayabilir mi?” sorusuna dönüştü.

Trump sonrası şüpheler

Haberde, bu sorunun özellikle Donald Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşü ve ABD’nin müttefiklerine yönelik taahhütlerini sorgulayan söylemleri sonrasında yeniden gündeme geldiği aktarıldı.

Avrupa’da Trump’ın Grönland’ı ilhak etme girişimi, ABD’nin jeopolitik önceliklerinde derin bir değişim yaşadığına dair kaygıları artırdığı ifade edildi.

Münih Güvenlik Konferansı’nın 62. oturumu, Avrupa’da kendi güvenliği ve savunma rolüne dair stratejik bir tartışmayı yeniden alevlendirdi.

Haberde, Avrupa’nın ABD’nin uzun vadeli güvenilirliği konusundaki şüphelerinin arttığı kaydedildi.

Avrupa liderlerinden bağımsız savunma mesajı

El-Cezire, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in, kıtanın “geri dönüşü olmayan sınırları aştığını” belirterek, ABD’ye aşırı bağımlı savunma anlayışının artık doğal karşılanamayacağını söylediğini aktardı.

Haberde, Alman Şansölyesi Friedrich Merz, Fransız Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İngiltere Başbakanı Keir Starmer’in, NATO içinde daha güçlü bir “Avrupa temelli savunma” inşa etme planlarını açıkladıkları belirtildi.

Merz’in, “Bu her durumda doğru bir başlangıçtır, ister ABD tam olarak dahil olsun, ister uzak durmayı tercih etsin” dediği ifade edildi.

Avrupa liderlerinin ayrıca “Avrupa nükleer caydırıcılığı” oluşturma olasılığını da görüşmeye başladığı kaydedildi. Haberde, yalnızca Fransa’nın bağımsız nükleer kapasiteye sahip olduğu, İngiltere’nin ise Amerikan yapımı Trident füzelerine bağlı olduğu hatırlatıldı.

Harcamalar ve sanayi işbirliği

El-Cezire’ye göre, NATO üyeleri geçen yıl savunma harcamalarını artırmayı kabul ederek, GSYİH’nın yüzde 2’sinden yüzde 3,5’ine çıkarmış, buna ek olarak yüzde 1,5’lik bir güvenlik yatırım bütçesi ayırmıştı.

Von der Leyen’in, Avrupa savunma harcamalarının Ukrayna savaşından önceye kıyasla yaklaşık yüzde 80 arttığını belirttiği aktarıldı.

Haberde, Fransa, Almanya, İtalya, Polonya ve İsveç’in, “Avrupa Uzak Menzilli Vuruş Yaklaşımı” projesi kapsamında ileri teknolojili füzeler geliştirmek için niyet mektubu imzaladığı bildirildi.

Öte yandan, Avrupa’nın ortak savaş uçağı projesinin (FCAS) şirketler arası görev dağılımı nedeniyle aylarca aksadığı ve büyük projelerin başlatılmasında sorunlar yaşandığı kaydedildi.

Tartışmalar ve stratejik seçenekler

El-Cezire, Avrupa’da savunma sanayisi finansmanında “Avrupa içi alım” yaklaşımını savunan ülkeler ile daha açık bir yaklaşımı benimseyen ülkeler arasında keskin bir ayrışma olduğunun altını çizdi.

Haberde, Avrupa’nın stratejik bir kavşakta olduğu, ya ABD’nin değişken politikalarından bağımsız gerçek bir savunma kapasitesi kurma fırsatını değerlendireceği ya da sadece siyasi söylemle yetineceği vurgulandı.

Stratejik bağımsızlık ve teknoloji

Avrupa, teknolojik dönüşümün savunma alanında yeni bir güç ve caydırıcılık tanımladığını fark ederek, “stratejik özerklik” hedefi doğrultusunda kendi savunma sanayisini inşa etmeyi planlıyor.

El-Cezire, Avrupa Komisyonu’nun önümüzdeki on yıl için 1 trilyon dolarlık finansman ve 150 milyar euroluk savunma tahvilleriyle desteklenen bir girişim başlattığını aktardı.

Haberde, girişimin amaçları arasında silah ve savunma teçhizatını yerel üretimle sağlamak, ithalata bağımlılığı azaltmak ve ticari ortaklarla, “özellikle Arap ülkeleriyle”, işbirlikleri geliştirmek yer aldığı ifade edildi.

Etik gerekçe ve NATO tartışması

Haberde, Avrupa askerlerinin “sorumlu bir şekilde halkını korumak ve barışı sürdürmek için yeniden silahlandığı” vurgusu yapıldı.

İngiltere ve Almanya başkanlarının ortak mesajında, “güç kullanmanın saldırganlığı önlediği ve zayıflığın tehdidi artırdığı” iddia edildi.

Öte yandan, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in, Avrupa’nın ABD olmadan kendini savunamayacağını söylediği ve Grönland konusunda ABD ile yapılan görüşmeleri hatırlattığı kaydedildi.

Haberde, Stoltenberg’in, ABD’nin Doğu’daki Rusya ve Çin etkisinin genişlemesini engellemek için Avrupa ile işbirliği içinde hareket etmeyi sürdürdüğünü belirttiği aktarıldı.