Oğlunun anlatımıyla Şehit Abbas Musevi

img
Oğlunun anlatımıyla Şehit Abbas Musevi YDH

İslami Direniş’in “şehitlerin efendisi” olarak anılan Seyyid Abbas Musevi’nin şehadetinin yıl dönümünde, oğlu Seyyid Yasir Musevi, babasının yaşamını, liderlik anlayışını ve aile içindeki yönlerini anlattı.




YDH- İslami Direniş’in “şehitlerin efendisi” olarak anılan Seyyid Abbas Musevi’nin şehadetinin yıl dönümünde, oğlu Seyyid Yasir Musevi, el-Ahed News’e yaptığı değerlendirmede, babasının yaşamına, liderlik anlayışına ve ailesiyle olan ilişkisine dair görüşlerini paylaştı.

Haberde, Seyyid Yasir’in, şehadetin üzerinden 34 yıl geçmesine rağmen hafızasının hâlâ canlı olduğunu ifade ettiği; babasının kanının “kurumadığı, aksine Allah katında büyüyerek çoğaldığı” vurgusunda bulunduğu aktarıldı.

Seyyid Abbas Musevi hakkında ne söylenirse söylensin eksik kalacağını belirten Yasir Musevi’nin, babasını 15 yaşında kaybetmesine rağmen yaşının ötesinde deneyim ve derslerle dolu bir beraberlik yaşadığını dile getirdiği kaydedildi.

Liderlik ve direniş anlayışı

Habere göre Seyyid Yasir, babasının komutan sertliği ile baba şefkatini bir arada taşıyan bir kişiliğe sahip olduğunu ifade etti.

Seyyid Abbas Musevi’nin, İslami Direniş’in ve Hizbullah’ın kuruluş sürecinde “temel bir yapı taşı” olduğu belirtildi.

Musevi’nin yalnızca Lübnan’daki mevcut koşulları değil, direnişin “bütün ümmet ve mazlum halklar için bir model” olmasını hedeflediği aktarıldı. Bu yaklaşımın, o dönemde çevresindekiler tarafından “gücü aşan bir ufuk” olarak değerlendirildiği ifade edildi.

Direnişin, Seyyid Abbas Musevi’nin tüm konuşma ve faaliyetlerinin merkezinde yer aldığı; halkın ise ilgi, şefkat ve sorumluluk anlayışının odağında bulunduğu belirtildi. “Sizi kirpiklerimizle hizmet edeceğiz” sözünün, onun halkla kurduğu ilişkinin bir yansıması olduğu vurgulandı.

Ayetullah Humeyni ve Ayetullah Hamenei ile ilişkisi

El-Ahed News’in aktardığına göre Seyyid Yasir, babasının Ayetullah Humeyni ile özel bir ilişkiye sahip olduğunu dile getirdi. Haberde, Seyyid Abbas Musevi’nin İmam Humeyni’yi “mazlumların hamisi” ve “kurtarıcı” olarak gördüğü; ayrıca şehadetine kadar, genel sekreter olmadığı dönemlerde dahi, Ayetullah Humeyni ve Ayetullah Ali Hamene’nin huzurunda “resmi sözcü” konumunda bulunduğu ifade edildi.

Bu çerçevede, İran’ın sekiz yıl süren savaş sürecinde Seyyid Abbas Musevi’nin 1983 yılında cepheye gitme kararı aldığı; “İslami Cumhuriyet düşerse herkes düşer” sözünü dile getirerek ailesiyle uzun bir vedalaşma yaptığı ve iki ay cephede kaldığı aktarıldı. Daha sonra Ayetullah Humeyni’nin talebi üzerine Lübnan’a döndüğü bilgisi paylaşıldı.

Seyyid Hasan Nasrullah ile bağ

Haberde, Seyyid Abbas Musevi ile Seyyid Hasan Nasrullah arasındaki ilişkinin Necef yıllarına uzandığı belirtildi.

Seyyid Yasir’in anlatımına göre, Seyyid Abbas Musevi’nin genç yaşına rağmen Nasrullah’ı liderliğe ehil gördüğü; onu Seyyid Muhammed Bakır es-Sadr’ın huzuruna götürdüğü ve eğitimiyle yakından ilgilenilmesini istediği aktarıldı.

Hizbullah genel sekreterliği teklif edildiğinde, Seyyid Abbas Musevi’nin bu görevi Seyyid Hasan’a devretmeyi önerdiği; ancak Nasrullah’ın, hocası hayattayken bunu kabul etmediği ifade edildi.

Haberde, bir patlama sonrası Seyyid Abbas Musevi’nin Nasrullah için duyduğu “olağanüstü endişeyi” gösteren bir olayı da Seyyid Yasir’in anlattığı kaydedildi.

Aile hayatı ve vasiyet

El-Ahed News, Seyyid Yasir’in babasını “son derece şefkatli ve ayrıntılara önem veren bir baba” olarak tanımladığını yazdı.

Seyyid Abbas Musevi’nin çocuklarının direnişçi olmasını istediği ve “Direnişçilerden biri ol; insanların en değerlisi olursun” sözünü sıkça dile getirdiği aktarıldı.

Şehit ailelerini ziyaret ederken mahcubiyet duyduğu ve kendisini onlara karşı eksik hissettiği de haberde yer aldı.

Şehit Ümmü Yasir’in de aynı çizgide olduğu; çocukları için şehadeti bir “keramet ve ahiret kurtuluşu” olarak gördüğü ifade edildi.

Son buluşma ve miras

Haberde, Seyyid Yasir’in, Seyyid Hasan Nasrullah’ı babasının şehadetinden sonra “ruhani baba” olarak gördüğünü söylediği; 6 Ekim 2023’teki son görüşmelerinde Seyyid Abbas Musevi’nin hatırasının yine sohbetin merkezinde yer aldığını aktardığı belirtildi.

Seyyid Hasan Nasrullah’ın, Seyyid Abbas Musevi ile geçirdiği günleri “hayatının en güzel günleri” olarak nitelediği ve bunu birçok kişiye, aralarında şehit Kasım Süleymani’nin de bulunduğu isimlere aktardığı kaydedildi.

El-Ahed News, bu anlatıların, Seyyid Abbas Musevi’nin mücadelesinin hafızada ve vicdanda canlı kaldığını; kuşaklar boyunca süren bir miras olarak direniş tarihinde yerini koruduğunu bildirdi.