FIFA ve UEFA başkanlarına ‘savaş suçu’ soruşturması

img
FIFA ve UEFA başkanlarına ‘savaş suçu’ soruşturması YDH

FIFA ve UEFA başkanları hakkında, "savaş suçlarına" ve "apartheide" yardım ve yataklık ettiği iddiasıyla Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde soruşturma açılması talep edildi.




YDH- Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün (Euro-Med) bildirdiğine göre, FIFA Başkanı Gianni Infantino ve UEFA Başkanı Aleksander Čeferin, "savaş suçlarına" ve "insanlığa karşı suçlara" yardım ve yataklık ettikleri iddiasıyla Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) şikayet edildi.

İkilinin, Roma Statüsü kapsamında "işgal altındaki topraklara sivil nüfus transferi" ve "apartheid" suçlarına yardım ve yataklık ettiği iddiasıyla 16 Şubat 2026'da UCM Savcılık Ofisi'ne başvuru yapıldığı belirtildi.

Yasadışı yerleşim kulüpleri

Şikayetin merkezinde, FIFA ve UEFA'nın işgal altındaki Filistin topraklarında bulunan ve Filistin halkından çalınan arazi üzerine inşa edilen yasadışı İsrail yerleşim kulüplerini bünyelerine dahil etmesi yer aldı.

Örgütün belirttiğine göre, FIFA ve UEFA bu kulüplerin İsrail Futbol Federasyonu tarafından düzenlenen liglerde oynamasına ve "çalınan topraklarda" maçlar düzenlemesine izin verdi.

Ayrıca, bazıları UEFA organizasyonlarında da oynayan bu yerleşim kulüplerine mali ve yapısal destek sağladığı ifade edildi.

Yasadışı işgalin meşrulaştırılması

Başvuruda, bu uygulamanın FIFA ve UEFA Tüzükleri'ni ihlal etmesinin yanı sıra yerleşim yerlerindeki yaşamı normalleştirdiği ve İsrail'in Filistin'i yasadışı işgalini meşrulaştırdığı kaydedildi. Böylece Roma Statüsü'nün 8(2)(b)(viii) maddesine aykırı olarak "işgal altındaki topraklara sivil nüfus transferine" katkıda bulunulduğu vurgulandı.

Başvuruda, bu uygulamanın aynı zamanda apartheid suçuna (Roma Statüsü md. 7(1)(j)) yardım ve yataklık ettiği belirtildi. Filistinlilerin seyirci olarak maçlara girmesine izin verilmediği, bu kulüplerde oynayamadığı veya yönetici olamadığı ifade edildi.

Yerleşim yerlerinin İsrail hükümetinin sömürge projesinin bir parçası olduğu ve UEFA ile FIFA'nın başkanlarının siyasi liderliğindeki politikalarının bu suç faaliyetlerinin yürütülmesine yardımcı olduğu kaydedildi.

İnsan hakları raporlarını görmezden gelme

FIFA ve UEFA Başkanları'nın, bu uygulamaların insan hakları ihlalleri, apartheid ve savaş suçları oluşturduğunu bilmelerine rağmen aksine hareket ettikleri vurgulandı.

BM insan hakları uzmanları, İnsan Hakları İzleme Örgütü, Uluslararası Af Örgütü ve Avrupa Parlamentosu üyeleri tarafından kendilerine gönderilen çok sayıda rapor ve mektubu görmezden geldikleri belirtildi.

Siyasi Müdahale

Kanıtların, UEFA ve FIFA Başkanları'nın İsrail ve ABD hükümetlerinin en üst düzeyleriyle işbirliği yaparak İsrail Futbol Federasyonu ve yerleşim kulüplerinin katılımını sürdürmeyi kolaylaştırdığını ve onları hesap verebilirlikten koruduğunu gösterdiği aktarıldı.

Euro-Med'in bildirdiğine göre, Infantino, FIFA Tüzükleri'ni uygulayıp yerleşim kulüplerini ihraç etmek yerine Filistin Futbol Federasyonu'nun kendi toprakları üzerindeki yasal ve siyasi yetkisini yeniden kazanma çabalarını bastırdı.

Ayrıca, Infantino'nun, FIFA İsrail-Filistin İzleme Komitesi'nin mevcut durumu korumanın uluslararası meşruiyetten yoksun olduğu yönündeki uyarısını ve yerleşim kulüplerinin ihracı ya da İsrail Futbol Federasyonu'na yaptırım uygulanması tavsiyesini dikkate almadığı ifade edildi.

Čeferin'in siyasi liderliğinde UEFA'nın, Filistin Futbol Federasyonu'nun ve dolayısıyla Asya Futbol Konfederasyonu'nun yetki alanına giren işgal altındaki Filistin topraklarında "kendi topraklarını ve idari yetkisini fiilen genişlettiği" kaydedildi.

Başvurunun arkasındaki hukukçuların, bunu UCM için "emsal teşkil edecek mükemmel bir fırsat" olarak değerlendirdiği bildirildi.

FIFA ve UEFA'nın, gelirleri dünyadaki birçok ülkenin GSYİH'sini aşan, yarı kamusal işlevler gören güçlü özel düzenleyici tekeller olduğu vurgulandı. Bu küresel şirketlerin "cezasız bir şekilde faaliyet gösterdiği" ve insan hakları ile uluslararası hukuk ihlalleri konusunda kendileri veya liderleri için etkili bir iç ya da dış hesap verebilirlik mekanizması bulunmadığı ifade edildi.

Başvuruyu yapan tarafların, 16 Şubat'ta UCM Savcılık Ofisi'ne 120 sayfalık bir dosya ve kanıt sunduğu belirtildi.

Başvuruda bulunanlar arasında bir grup Filistinli futbolcu, Filistinli kulüpler, toprak sahipleri, Filistin'deki bir insan hakları örgütü ve savunuculuk grupları olarak İrlanda Filistin İçin Spor, İskoçya Filistin İçin Spor, Just Peace Advocates, Filistin'de Adalet İçin Spor Akademisyenleri ve Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün (Euro-Med) yer aldığı bildirildi.