İran’ın Fars Körfezi ve Hürmüz hattında konuşlandırdığı Gadir sınıfı mini denizaltılar, özellikle saatte 360 kilometre hıza ulaşabilen Hut süperkavitasyon torpidosuyla, ABD uçak gemisi gruplarına karşı dar sularda ani ve yüksek etkili bir tehdit oluşturuyor.
YDH- İran'ın Fars Körfezi ve Hürmüz Boğazı'na 20'den fazla Gadir sınıfı mini denizaltı konuşlandırdığı doğrulandı. Bu hamle, Abraham Lincoln ve Gerald Ford uçak gemisi gruplarını da içeren bölgedeki artan Amerikan askeri varlığına doğrudan bir yanıt niteliği taşıyor.
İsrail merkezli Nziv internet sitesi, İran’ın denizlerdeki stratejik üstünlüğü dengelemek amacıyla geliştirdiği asimetrik silahlara dikkat çekti. Nziv, İran'ın uçak gemilerini dar sularda "sabit ve savunmasız hedefler" olarak nitelendirdiğini kaydetti.
Özellikle Fars Körfezi’nin coğrafi yapısı, İran’ın asimetrik silahlarının etkinlik alanını genişletirken, ABD’nin menzil avantajını hızla aşındırıyor. Bu stratejinin en kritik unsurlarından biri olarak kabul edilen Hut torpidosu, Rus yapımı VA-111 Shkval teknolojisi üzerine inşa edilmiş bir mühendislik başarısı olarak tanımlanıyor.

Süperkavitasyon yeteneğiyle donatılan bu silahın teknik özellikleri, modern donanmaların geleneksel savunma kapasitelerini ciddi şekilde zorlayacak nitelikte:
Sıra dışı hız: Suyla sürtünmeyi en aza indiren bir gaz balonu içerisinde hareket eden Hut, saatte yaklaşık 360 kilometre hıza ulaşabiliyor. Standart torpidolardan dört kat daha süratli olan bu silah, hedefteki gemilerin savunma sistemlerine tepki verecek zaman bırakmıyor.
İtiş ve hareket kabiliyeti: Katı yakıtlı roket motoruyla tahrik edilen torpido; denizaltılardan, su üstü gemilerinden ve hatta yüksek süratli teknelerden fırlatılabilecek esnekliğe sahip.
İmha gücü: Yaklaşık 210 kilogram ağırlığındaki yüksek tesirli savaş başlığı, devasa savaş gemilerinin gövdesini delmek ve gemiyi tamamen saf dışı bırakmak üzere optimize edildi.
Kuzey Kore’nin Yono serisi teknolojisine dayanan Gadir sınıfı denizaltılar, Fars Körfezi’nin özgün koşulları için özel olarak tasarlandı. Yaklaşık 29 metre uzunluğunda ve 115-150 ton ağırlığında olan bu araçlar, iki adet 533 mm torpido kovanı ile donatıldı.
Bu kovanlar; ağır Vel Fecr torpidosu, hızlı Hut süperkavitasyon torpidosu ve su altından fırlatılan Cask gemisavar füzelerini ateşleme kapasitesine sahip. Küçük boyutları ve dizel-elektrik tahrik sistemleri sayesinde sığ sularda son derece sessiz hareket edebilen bu denizaltılar, dipteki gürültü ve yankılar nedeniyle sonar sistemleriyle tespit edilmeyi zorlaştırıyor.
ABD’ye ait Abraham Lincoln uçak gemisi, mevcut durumda İran kıyılarından yaklaşık 700 kilometre uzakta konuşlanmış vaziyette. Uzmanlar, bin kilometre menzilli kıyı füzeleri ve yüksek hızlı torpido tehdidi nedeniyle, ABD donanmasının güvenli bölge arayışında olduğunu ifade ediyor. Olası bir gerilim tırmanışında, uçak gemisinin 700 kilometre daha geri çekilerek Sokotra Adası açıklarına, yani İran kıyılarından bin 400 kilometre mesafeye konumlanması bekleniyor. Bu veriler, Amerikan donanmasının İran kıyılarından uzaklaşmasının temel sebebinin, İran’ın gelişen füze ve torpido teknolojisi olduğunu ortaya koyuyor.
Ayrıca deniz mayınları döşeme ve özel operasyonlar için deniz komandolarını taşıma gibi ek yeteneklere de sahipler. Bu denizaltıların oluşturduğu asıl tehdit, uçak gemilerini doğrudan bir çatışmada imha etmekten ziyade, İran'ın asimetrik savaş doktrininin bir parçası olarak öne çıkıyor.
Fars Körfezi’nin kalabalık ve sığ yapısını kullanan Gadir denizaltıları, deniz tabanında "pusuya yatarak" uçak gemisinden daha savunmasız olan refakat gemilerini, muhripleri veya lojistik birimleri sessizce hedef alabiliyor. Ayrıca Hürmüz Boğazı’ndaki bu varlık, küresel petrol trafiğini tehdit ederek ABD ve müttefikleri üzerinde ekonomik bir baskı unsuru oluşturuyor.
Sürü taktiği ile çok sayıda küçük denizaltının aynı anda kullanılması, Amerikan taarruz grubunun savunma sistemlerini aşırı yükleyebilecek bir potansiyel taşıyor. Bu tehditlere karşılık ABD Donanması, MH-60R Seahawk helikopterleri ve P-8A Poseidon uçaklarıyla suları sürekli tarayarak çok katmanlı bir Denizaltı Savunma Harbi (ASW) yürütüyor. Amerikan saldırı denizaltıları da İran donanmasının hareketlerini yakından takip ediyor.
