Batı Asya’da tırmanan gerilim ve Hürmüz Boğazı’ndaki olası arz kesintileri karşısında stratejik bir hamle yapan Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan, petrol ihracatını artırarak küresel enerji piyasalarında bir güvenlik marjı oluşturuyor.
YDH- Hürmüz Boğazı üzerindeki jeopolitik risk bulutları yoğunlaşırken, Abu Dabi, bölgedeki olası bir arz kesintisine karşı stratejik bir hamleyle amiral gemisi "Murban" ham petrolünün ihracatını nisan ayında artırma kararı aldı.
Reuters tarafından petrol tüccarlarına dayandırılan verilere göre, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) bu hamlesi, komşusu Suudi Arabistan’ın bölgedeki Amerikan müdahaleciliğinin yaratabileceği enerji krizine karşı yürüttüğü acil durum planıyla tam bir eşgüdüm içerisinde ilerliyor.
Jeopolitik analizler, herhangi bir gerginliğin tırmanması durumunda küresel enerji trafiğinin kalbi sayılan Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan tedarikin aksayabileceği endişesiyle risk priminin yükseldiğine işaret ediyor.
Bu kaygıların piyasadaki yansıması olarak Murban ham petrolünün fiyatı, cuma günü varil başına 73 doları aşarak geçen temmuz ayından bu yana kaydedilen en yüksek seviyelere ulaştı.
TP ICAP analisti Scott Shelton, söz konusu ihracat artışının, nakliye şirketlerinin bölgeden kaçınması veya boğazda yaşanabilecek fiziksel aksamalar durumunda kritik bir "kısa vadeli güvenlik marjı" sağlayacağını vurguluyor.
Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi (ADNOC), karadaki üretim sahalarındaki ortaklarına ek miktarlar teklif etmiş durumda.
Arzın tam hacmi resmi olarak açıklanmasa da konuya yakın kaynaklar, mayıs ayında iki büyük petrol sahasının bakım çalışmaları nedeniyle kapatılacak olmasının, bu erken sevkiyat hamlesini daha da anlamlı kıldığını ifade ediyor.
ADNOC’un Murban üretimindeki ortakları arasında yer alan BP, Total Energies, CNPC, Inpex, Zhenhua Oil ve GS Energy, toplam üretimin yaklaşık yüzde 40’ını, yani günlük 2 milyon varillik devasa bir kapasiteyi kontrol ediyor.
BAE’nin bu stratejik pozisyonu, Suudi Arabistan’ın İran’a yönelik olası bir Amerikan saldırısının enerji arzını felç edebileceği öngörüsüyle geliştirdiği savunma odaklı ekonomik planla paralellik gösteriyor.
Riyad yönetimi, benzer bir hamleyi geçtiğimiz haziran ayında gerçekleştirmiş; ihracatını günlük 500 bin varil artırarak denizaşırı depolama tesislerindeki stoklarını tahkim etmişti.
Kaynaklar, 2026 yılındaki mevcut stratejinin, 2025’te uygulanan savunma doktriniyle benzer bir mantık üzerine kurgulandığını belirtiyor.
Murban petrol arzındaki bu bilinçli artışın, spot piyasada Dubai fiyatlarına kıyasla varil başına 2 doların altına düşen bir fiyat baskısı yarattığı gözlemleniyor.
Tüm gözler pazar günü bir araya gelecek olan OPEC+ üyelerine çevrilmişken; Suudi Arabistan ve BAE’nin başını çektiği grubun, nisan ayı için günlük 137 bin varillik bir üretim artışını masaya yatırması bekleniyor.