Kanal 12: BAE’de füze saldırıları İsraillileri hazırlıksız yakaladı

img
Kanal 12: BAE’de füze saldırıları İsraillileri hazırlıksız yakaladı YDH

İran’ın bölgedeki ABD askeri varlığını ve stratejik merkezleri hedef alan kapsamlı operasyonu, normalleşme süreci sonrası Birleşik Arap Emirlikleri’ne yerleşen İsraillileri güvenlik kriziyle karşı karşıya bıraktı.




YDH- İsrail Kanal 12'nin haberine göre, İran’ın bölgedeki ABD askeri varlığını ve stratejik merkezleri hedef alan kapsamlı operasyonu, normalleşme süreciyle Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) yerleşen İsrail yerleşimcilerini savunmasız bir denklemle yüzleştirdi. 

Pazar günü Kanal 12'ye konuşan İsrailliler, bu ölçekte bir bölgesel çatışma dinamiğine alışık olmayan yabancı bir ülkede, herhangi bir erken uyarı sistemi olmaksızın hedef olmanın yarattığı infiali dile getirdi. Tayland seyahati dönüşü Abu Dabi’de mahsur kalan yerleşimci Matan Moses Mendelson, yaşadıklarını şu sözlerle aktardı:

“Uçakta kaosun başladığını haberlerden görmüştük. İndiğimiz anda yetkililer bizi topladı ve iki dakika içinde şiddetli patlamalar başladı. Hiçbir alarm çalmadı, sığınak yoktu; gökyüzünde sürekli patlamalar duyuluyordu. Havaalanı bir anda savaş uçaklarıyla doldu.”

İran’ın yüzlerce füze ve insansız hava aracıyla (İHA) gerçekleştirdiği operasyon, Ortadoğu’daki Amerikan varlığını nokta nokta hedef alırken, Birleşik Arap Emirlikleri’nde bulunan binlerce İsrailli yerleşimci için süreci bir tahliye ve güvenlik krizine dönüştürdü. 

BAE Savunma Bakanlığı verilerine göre 3 ölü ve 58 yaralının bulunduğu saldırılar sırasında, Emirliklerdeki iç cephe hazırlıksız yakalanırken; alarm sistemlerinin yetersizliği ve sığınak eksikliği, mahsur kalan binlerce yerleşimci arasında güvenlik krizine yol açtı.

Tahran yönetimi, operasyonun bölgedeki Amerikan üslerini ve hedeflerini imha etmeye yönelik olduğunu vurgulasa da, İsrail medyasının iddiasına göre, saldırıların etki alanı BAE’deki sivil ve askeri altyapıyı da içine aldı. 

İsrail’in diplomatik temsilciliklerine ulaşamadıklarını belirten Mendelson, havaalanı çalışanlarının kendilerine yönelik alaycı tavırlarından ve yerel halkın siyasi tepkilerinden yakındı. Sosyal medyada paylaştığı kayıtlarda, bir yerel sakinin kendisine "İsrail'in İngilizler tarafından Filistinlilerden alınıp yerleşimcilere verildiğini, çünkü kimsenin Yahudileri istemediğini" söylediğini belgeleyen Mendelson, otel yönetimlerinin de füze tehdidi karşısında tamamen hazırlıksız olduğunu vurguladı.

Dubai’de torununun bir töreni için bulunan Irit Berkowitz ve ailesi de benzer bir savunmasızlıkla karşı karşıya kaldı. Otellerde korunaklı alan bulunmadığını fark eden aile, çareyi yer altı otoparkı olan bir tesise taşınmakta buldu.

Berkowitz, otel personelinin "belki de soykırımı bırakmanız gerekir" şeklindeki eleştirileriyle karşılaştıklarını ve saldırıların sorumlusu olarak görüldüklerini ifade etti. Kızı Shiran ise, otel görevlilerinin alarm durumunda "lobiye gitmeyi" önermek gibi teknik açıdan yetersiz talimatlar verdiğini belirtti.

Dubai’de mahsur kalan diğer bir isim olan Keren Guli Yaakovi, İsrail’deki gelişmiş uyarı sistemlerinin eksikliğinin en büyük zorluk olduğunu dile getirdi.

Yaakovi, “Patlamaları ancak gerçekleştikten sonra duyabiliyoruz. Otel güvenliği, sığınma amacıyla merdiven boşluklarına giden İsraillileri 'orada oturmak yasak' diyerek odalarına zorla geri gönderiyor. Ne dışişleri ne de büyükelçilik bizimle temas kurdu,” diyerek diplomatik yalnızlığa dikkat çekti.