Kudüs Gücü: Topyekûn ve sınır tanımayan savaş aşamasına geçtik

img
Kudüs Gücü: Topyekûn ve sınır tanımayan savaş aşamasına geçtik YDH

İslam Devrimi Muhafızları Ordusu (DMO) Kudüs Gücü, ABD ve İsrail’e karşı “sınırsız mukavemet” doktrinini ilan ederek bölgesel gerilimi yeni bir aşamaya taşıdığını duyurdu; bildiride Batı Asya’da kalıcı istikrar döneminin sona erdiği mesajı verildi.




YDH- İslam Devrimi Muhafızları Ordusu (DMO) Kudüs Gücü, yayımladığı stratejik bildiriyle, emperyalist odakların ve Siyonist rejimin asimetrik saldırganlığına karşı "topyekûn ve sınır tanımayan bir mukavemet" aşamasına geçildiğini ilan etti.

Kudüs Gücü tarafından servis edilen resmî bildiride; ABD ve İsrail’in uluslararası hukuk normlarını ve temel insani ilkeleri sistematik olarak ihlal ederek İran İslam Cumhuriyeti’nin egemenlik sahasını hedef aldığı kaydedildi.

Açıklamada, saldırıların odak noktasının 'İslam Devrimi Lideri İmam Hamenei' başta olmak üzere, üst düzey askeri kadrolar ve sivil kayıplar olduğu vurgulandı. Bu durumun, mevcut gerilimi salt bir sınır çatışmasının ötesine taşıyarak bölgesel ölçekli bir 'varlık ve adalet mücadelesi' zeminine oturttuğu belirtildi."

Bildiride, Batı Asya’daki sömürgeci mevcudiyetin ve İsrail merkezli işgal rejiminin artık hiçbir coğrafi noktada –kendi güvenlik mimarilerinin kalbi dahil– dokunulmaz olmadığı vurgulanarak, küresel güç dengelerinde geri dönülemez bir kırılma noktasının eşiğinde olunduğu mesajı verildi:

''Düşman bilmelidir ki, mutlu günleri sona ermiştir ve artık dünyanın hiçbir yerinde, hatta kendi evlerinde bile güvende olmayacaklardır. İslam ümmetine ve dünyanın özgürlük arayanlarına ilan ediyoruz ki, küresel kibir ve uluslararası Siyonizm yok edilene kadar mücadeleyi bırakmayacağız ve Allah'ın izniyle, dünyanın mazlumlarının ve büyük şehitlerinin intikamını zalimlerden ve kibirli insanlardan alacağız.''

Askeri-politik bir doktrin niteliği taşıyan metinde, karşı tarafın hukuki "kırmızı çizgileri" aşmasına karşılık, küresel ölçekli güç odaklarına ve bölgedeki Siyonist yapılanmaya karşı mevcut tüm askeri imkânların seferber edileceği bildirildi.

"Ateş kapılarının açık tutulacağı" uyarısı, düşük yoğunluklu çatışma sürecinden sistemli bir yıpratma savaşına geçişin sinyali olarak değerlendirildi.

İran’ın savunma doktrini çerçevesinde İsrail içerisindeki operasyonel hareketliliğine atıfta bulunulan bildiride, bölgedeki aktörler için "görece istikrar döneminin" kalıcı olarak kapandığı stratejik bir not olarak kayda geçirildi.