Lübnan ordusu güney sınırında denetimleri artırdı

img
Lübnan ordusu güney sınırında denetimleri artırdı YDH

Lübnan hükümeti ve ordu komuta kademesi, İsrail'in işgali genişletmesi ve sınır bölgesindeki çatışmaların ardından Hizbullah'ın faaliyetlerini kısıtlama kararı aldı.




YDH - İsrail'in güney bölgeler, Bekaa ve Beyrut'un güneyine yönelik hava saldırıları ile sınırdaki kara saldırılarının sürdüğü bir dönemde, Lübnan makamları Hizbullah'ın askeri faaliyetlerini yasaklama kararı aldı.

Bu karar doğrultusunda ordu birlikleri, güneydeki mevzilerinden çekilerek stratejik noktalarda yeni konuşlanmalar gerçekleştirdi.

Askeri birlikler, güney hattına giden yollarda kontrol noktaları kurarak, bu bölgelerden geçen araçları ve kişilerin kimlik bilgilerini incelemeye başladı. Kamu güvenliğini tehdit ettiği gerekçesiyle bazı kişiler hakkında gözaltı kararı uygulandı.

Kontrol noktalarında yoğunluk oluştu

Sayda ve Sur arasındaki otoyolda ulaşım aksarken, güneydeki yerleşim yerlerine dönmeye çalışan vatandaşlar yollarda beklemek zorunda kaldı.

Evlerine ulaşmaya çalışan siviller, Avali kontrol noktasındaki denetimlerin artırılması ve otoyol üzerinde yeni kontrol noktalarının oluşturulması nedeniyle yoğun trafikle karşılaştı.

El-Ahbar gazetesinin haberine göre ordu unsurları, Avvali kontrol noktasında "ruhsatsız silah bulundurma" gerekçesiyle bazı gençleri gözaltına aldı.

Konuya vakıf kaynaklara göre, Zehrani, Musaylih ve Avali bölgelerindeki bu denetim noktalarının temel amacı, Hizbullah unsurlarının batı, orta ve doğu sektörlerine ulaşımını sınırlandırmak. Bu gelişmelere paralel olarak askeri savcılık, Lübnan topraklarından roket ve insansız hava aracı fırlatan kişiler hakkında yasal süreç başlattı.

Kaynaklar, ordu komuta kademesinin, Cumhurbaşkanı Jozef Aun'un talimatıyla, hükümetin Hizbullah'ın askeri ve güvenlik kanadını "yasa dışı" ilan etme kararına bağlı olarak, bu unsurları takip etmek amacıyla yeni kontrol noktaları oluşturduğunu belirtti.

Aun'un bu kararının, bölgenin sınır hattından tamamen arındırılmasını isteyen İsrail'in talepleri doğrultusunda ABD'den gelen bir istek üzerine alındığı ifade edildi.

Lübnan yönetimi, mevcut krizde dış müdahale beklentisiyle diplomatik girişimlerini sürdürüyor. Cumhurbaşkanı Aun, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bir görüşme gerçekleştirerek İsrail'in sınır köylerindeki operasyonları ve askeri genişlemesi konusunda bilgilendirmede bulundu ve Paris yönetiminden müdahale talep etti.

Başbakan Nevaf Selam hükümetinin kararlarının uygulanabilirliği ve İsrail'in Lübnan'ı "tarafsız" statüde tutarak havalimanı ile altyapı tesislerini hedef almaktan kaçınıp kaçınmayacağına dair soru işaretleri varlığını koruyor.

Pazartesi günü gerçekleştirilen bakanlar kurulu toplantısında, ordu komutanı General Rudolf Heykel'in, kararların uygulanmasını "uzlaşı ihtiyacı" vurgusuyla Hizbullah ile koordinasyon şartına bağlaması, hükümet başkanıyla sert bir tartışmaya yol açtı.

Beşli grup kararı destekliyor

Lübnan'a ilişkin beşli grup, Lübnan devletine ve bakanlar kurulu kararlarına tam destek verdiğini duyurdu. Grup, "Lübnan'ın meşruiyeti dışındaki hiçbir eylemi" kabul etmediklerini, Lübnan'ın güvenliği ve egemenliğini korumanın yolunun diplomatik süreçten geçtiğini belirtti.

Mısır'ın Lübnan Büyükelçisi Alaa Musa, beşli grup adına Cumhurbaşkanı Aun'a yaptıkları ziyaretin ardından, "Lübnan devletinin kararını destekliyoruz. Hizbullah'ın roket atışlarını sürdürmesi konusuna gelince, Lübnan ordusunun bu hususta gerekeni yapması bekleniyor" dedi.

Cumhurbaşkanı Aun, beşli grup üyelerine, "Bakanlar kurulunun, karar alma yetkisini sadece Lübnan devletine bırakma ve yasa dışı askeri faaliyetleri yasaklama kararı, geri dönüşü olmayan egemen bir karardır" açıklamasında bulundu. Aun, bu kararı uygulama görevinin ordu ve güvenlik güçlerinde olduğunu yineledi.

Hizbullah: Direnişe dönüşten başka seçenek kalmadı

Hizbullah ile Meclis Başkanı Nebih Berri arasındaki görüşmeler ve Berri'nin sessizliğinin Hizbullah'ın İsrail ile çatışmaya girmesinden duyduğu rahatsızlık olup olmadığı tartışılıyor.

Hizbullah Siyasi Konsey Başkan Yardımcısı Mahmud Kamati ise, "Sabır süreci sona erdi, artık direnişe dönmekten başka seçenek kalmadı" ifadesini kullandı.

Kamati, hükümetin, halkların işgale karşı direnme hakkını tanıyan uluslararası hukuka aykırı davrandığını ve bu hukukun tüm yerel yasa ve kararların üzerinde olduğunu dile getirdi.

Kamati, Hizbullah'ın halkın güvenliğini riske atacak taahhütlerde bulunmadığını belirtti.