Eski ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, İran ile devam eden askeri çatışmanın ABD’nin küresel stratejik rezervlerini eritme riski taşıdığı konusunda uyardı.
YDH- ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı askeri operasyonların beşinci gününde, eski ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’dan çarpıcı bir "stratejik zafiyet" uyarısı geldi.
Bloomberg’e verdiği röportajda çatışmanın gidişatını değerlendiren Blinken, İran ile girilecek uzun soluklu bir savaşın ABD silah stoklarını tüketerek ülkeyi Rusya ve Çin karşısında korunmasız bırakabileceğini ifade etti.
Blinken, ABD’nin Orta Doğu’ya yönelik uzun vadeli bir askeri odaklanma içine girmesinin bedelinin, küresel savunma dengelerini bozabileceğine dikkat çekti.
ABD cephaneliğinin büyük ölçüde boşalabileceği ve bu stokların yeniden inşasının yıllar sürebileceği bir senaryonun altını çizen eski Bakan, "Bu durum Washington’ı, Çin ve Rusya gibi stratejik rakiplerine karşı dezavantajlı ve savunmasız bir konuma itecektir" dedi.
Çatışmanın sahadaki ekonomik boyutuna değinen Blinken, sürdürülemez bir maliyet tablosu çizdi. İran’ın, ABD’nin askeri kapasitesini felç etmek amacıyla "maksimum hasar" verme stratejisi izlediğini belirten Blinken, "Maliyeti 20 bin doları dahi bulmayan İran İHA’larını etkisiz hale getirmek için yaklaşık 4 milyon dolar değerindeki füzeleri kullanıyoruz" dedi.
Bu asimetrik dengesizliğin Pentagon’un lojistik devamlılığını tehdit ettiğini belirten Blinken, askeri kabiliyetlerin nihayetinde mühimmat stoklarına ve pazar gücüne bağlı olduğunu hatırlattı.
Stoklardaki erime üzerine Lockheed Martin ve RTX gibi askeri-endüstriyel kompleksin devleri, üretimi hızlandırma formüllerini görüşmek üzere Beyaz Saray’da acil bir toplantıya davet edildi. Blinken, askeri operasyonların başarısının sadece sahadaki saldırılara değil, endüstriyel üretim hattının dayanıklılığına bağlı olduğunu vurguladı.
İran rejiminde "olumlu bir değişim" sağlamak için kara birliklerinin konuşlandırılması seçeneğini de değerlendiren Blinken, ABD kamuoyunun bu düzeyde bir askeri taahhüde destek vermediğini belirtti. Mevcut yönetimin teorik olarak füze sistemlerine veya Devrim Muhafızları donanmasına ağır darbeler indirerek "zafer" ilan edebileceğini, ancak bunun bölgede kalıcı bir dönüşüm yaratmayacağını savundu.
Blinken, "Eğer bu saldırılar Hamaney’in tasfiyesi ve nükleer programın yok edilmesi gibi sonuçlarla İran içinde yapısal bir değişimi tetiklerse, Ortadoğu ancak o zaman farklı bir yöne evrilebilir" ifadeleriyle, Washington’ın asıl stratejik hedefini de özetlemiş oldu.