BAE’li milyarder Halef el-Habtur, ABD Başkanı Donald Trump’ı Körfez ülkelerini istemedikleri bir İran savaşına sürüklemekle ve Amerikan halkına ihanet etmekle suçladı.
YDH- Birleşik Arap Emirlikleri milyarderi Halef el-Habtur, ABD Başkanı Donald Trump’ı, ABD’nin enerji açısından zengin Körfez ortaklarını istemedikleri bir İran savaşı içine sürüklemekle ve savaşı “önceliklerinin en üstüne” koyarak Amerikan halkını ihanete uğratmakla suçladı.
X platformunda yayımlanan mektup, İran’a yönelik savaşın cumartesi günü başlamasından bu yana Arap Körfezi’nden Trump’a yönelik en yüksek profilli kamuoyu kınaması olarak kaydedildi.
Habtur, resmi bir hükümet yetkilisi olmasa da Dubai merkezli milyarder, yönetici çevrelere yakınlığıyla biliniyor. BAE’de kamuoyu ifadeleri, özellikle bu seviyede, hükümet tarafından sıkı şekilde kontrol ediliyor.
Habtur, X’te Donald Trump’a hitaben yazdığı paylaşımda, “Doğrudan bir soru: Bölgemizi İran ile bir savaşa sürükleme yetkisini size kim verdi? Ve bu tehlikeli kararı hangi gerekçeyle aldınız?” ifadelerini kullandı.
“Tetiği çekmeden önce olası yan zararları hesapladınız mı? Ve bu tırmanıştan ilk zarar göreceklerin bölgedeki ülkeler olacağını düşündünüz mü?” diye ekledi.
Habtur, Birleşik Arap Emirlikleri’nin en büyük holdinglerinden biri olan el-Habtur Grup’un sahibi.
Mektup, Habtur’un Trump veya politikalarını eleştirme konusunda geçmişte herhangi bir kaydı olmadığı için daha da dikkat çekiyor. Aksine, Trump’ın aracılığıyla imzalanan “İbraham Anlaşmaları” sonrası İsrail’i açıkça desteklemişti.
BAE, 2020 “İbraham Anlaşmaları” ile İsrail ile ilişkilerini normalleştirmiş, aynı dönemde Fas ve Bahreyn de resmi ilişkiler kurmuştu.
Habtur Grup, İsrail havayolu şirketleri ile işbirliği yapmayı düşünen ilk BAE şirketlerinden biri olmuştu. Ayrıca İsrailli teknoloji şirketi Mobileye ile stratejik işbirliği anlaşması imzalamıştı.
Habtur, paylaşımında Trump’ın savaşta İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu tarafından sürüklendiğini sorguladı: “Bölge halklarının da sorma hakkı vardır: Bu karar tamamen sizin miydi? Yoksa Netanyahu ve hükümetinin baskıları sonucu mu alındı?” dedi.
“Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri ve Arap ülkelerini, seçmedikleri bir tehlikenin merkezine yerleştirdiniz” diye ekledi.
Uzmanlara göre, Habtur’un mektubu, Körfez yönetici çevrelerinde “derin bir yalnızlık ve terk edilmişlik hissi” olduğunu vurguluyor.
Uzun süredir İran ile ters düşen Körfez devletleri, özel olarak, Lübnan’daki Hizbullah gibi İran’a bağlı gruplara karşı İsrail’in saldırılarını memnuniyetle karşılamıştı.
Ancak, Körfez devletleri, enerji altyapıları ve gösterişli başkentlerinin olası geniş çaplı bir bölgelerarası savaşta hedef alınması korkusuyla İran ile ilişkileri “yönetmeye” çalıştı.
Habtur, Trump’ı özellikle ABD’nin Körfez ülkelerinden Gazze’yi yönetmek ve yeniden inşa etmek için sözde “Barış Kurulu”na katkı sağlamalarını talep ettiği bir dönemde İran ile savaş başlatmakla eleştirdi: “Barış ve istikrar adına duyurduğunuz Barış Kurulu girişiminin mürekkebi kurumadan, tüm bölgeyi tehlikeye atan bir askeri tırmanışla karşı karşıya kaldık. Peki bu girişimler nereye gitti? Ve barış adına verilen taahhütlerin akıbeti nedir?” diye sordu.
“Bu girişimlerde önerilen fonların çoğu bölge ülkelerinden ve istikrar ile kalkınmayı destekleme gerekçesiyle milyarlarca dolar katkıda bulunan Arap Körfez ülkelerinden geldi” dedi.
“Bu ülkelerin bugün sorma hakkı var: Bu paralar nereye gitti? Barış girişimlerini mi finanse ediyoruz yoksa bizi tehlikeye atan bir savaşı mı?” ifadelerini kullandı.
Habtur, eleştirisini yalnızca Körfez perspektifiyle sınırlamadı. Trump’ı, yeni savaşlara girmeme taahhüdünü ihlal etmekle ve ABD halkını aldıkları risklere maruz bırakmakla suçladı.
Trump’ın görevdeki ilk yılında en az 658 hava saldırısı emri verdiğini ve bunun eski Başkan Joe Biden’ın dört yıl içinde verdiğinden fazla olduğunu belirtti.
“İkinci döneminizde yedi ülkeyi kapsayan yabancı askeri müdahaleler emri vererek, savaşlara karışmama ve yalnızca Amerika’ya odaklanma sözlerinizi bile çiğnediniz; Somali, Irak, Yemen, Nijerya, Suriye, İran ve Venezuela, ayrıca Karayipler ve Doğu Pasifik’teki deniz operasyonları dahil” dedi.
Trump’ın anket sonuçlarının, yabancı müdahaleler nedeniyle görevdeki ilk 400 gününden itibaren dokuz puan düştüğünü belirtti.
“ABD içinde bile, yeni bir savaşa sürüklenme ve Amerikan halkının hayatını, ekonomisini ve geleceğini gereksiz risklere maruz bırakma konusunda artan bir endişe var” diye yazdı.
“Gerçek liderlik, savaş kararlarıyla ölçülmez; bilgelik, başkalarına saygı ve barışın sağlanmasına yönelik çaba ile ölçülür” ifadeleriyle mektubu sonlandırdı.