Ham petrol fiyatı tarihinin en yüksek haftalık artışını yaşadı

img
Ham petrol fiyatı tarihinin en yüksek haftalık artışını yaşadı YDH

ABD'nin İran'a yönelik haydutluk eyleminin başlamasından bu yana ham petrol fiyatı varil başına 90 doları aşarak tarihinin en yüksek haftalık artışını kaydetti; benzin fiyatları da bir haftada litre başına 8 sent yükseldi.




YDH - İran'a yönelik haydutluk eyleminin başlamasından bir hafta sonra, Trump yönetiminin enerji fiyatlarındaki artışı dizginleme çabaları henüz gidişatı tersine çeviremedi.

Analistler, fiyat şoklarının en kötüsünün henüz yaşanmamış olabileceği uyarısında bulunuyor. ABD ham petrol göstergesi cuma günü 2023'ten bu yana ilk kez varil başına 90 doları aşarak, savaşın başladığı cumartesi gününden bu yana 20 dolardan fazla artış gösterdi.

Bu durum, piyasa tarihindeki en büyük bir haftalık sıçrama olarak kayıtlara geçti. Fiyat artışları Amerikalı tüketicilere yansımaya başladı bile; akaryakıt istasyonlarındaki fiyatlar bir hafta öncesine göre galon başına 32 sent yükseldi.

Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklık arz krizini derinleştiriyor

Analistlerin, dünya ham petrolünün yüzde 20'sinin her gün geçtiği Hürmüz Boğazı'ndaki aksamalara bağladığı bu amansız fiyat artışları, hayat pahalılığının temel gündem maddesi olduğu ara seçimlere sekiz ay kala Başkan Donald Trump üzerindeki baskıyı artırıyor.

Commodity Context bülteninin yazarı petrol analisti Rory Johnston, X platformunda yaptığı paylaşımda, "Hürmüz Boğazı'ndan geçişler yeniden başlamadığı sürece ham petrol 200 dolara çıkacak ve daha da yükselecektir" dedi.

Johnston, bunun bir "tık avcılığı" (clickbait) olmadığını, aksine "acımasız fizik kuralları ve zorunlu ekonomik teşviklerin sonucu" olduğunu belirtti.

Beyaz Saray'ın hamleleri piyasalarda karşılık bulmadı

Beyaz Saray bu hafta petrol piyasalarını sakinleştirmeyi amaçlayan bir dizi önlem duyurdu. Bu önlemler arasında Hindistan'ın Rus petrolü alımına yönelik yaptırımların geçici olarak gevşetilmesi, Hürmüz Boğazı'ndan geçen tankerlere donanma eşliği sağlanması ve siyasi risk sigortası sunulması yer alıyor.

Fakat sevkiyat aksamalarına dair haberler gelmeye devam ettikçe tüccarların fiyatları yükseltmesi nedeniyle bu önlemlerin hiçbiri başarılı olamadı.

İran birkaç petrol tankerine zarar vermeyi başarırken, Irak ve Kuveyt, ham petrol tankerlerinin artık pazara ulaşamaması nedeniyle üretimi çoktan azalttı. Çin ise tedarik endişeleri nedeniyle yakıt ihracatını durdurabileceği uyarısında bulundu.

Arz açığı "kıyamet senaryosu" boyutuna ulaşabilir

Araştırma firması Rystad Energy'nin baş ekonomisti Claudio Galimberti, gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan kaçınma süresi uzadıkça Körfez ülkelerinin depolama kapasitelerinin dolacağını ve üretimi durdurmak zorunda kalacaklarını söyledi.

Galimberti perşembe günü Washington'da düzenlenen konferansta, "Hürmüz Boğazı'nın diyelim ki üç hafta boyunca kapalı kalması durumunda, Orta Doğu'da günlük 15 milyon varillik üretimi durdurmuş olursunuz" dedi.

Galimberti, bu durumun piyasayı "rahat bir arz fazlası" konumundan, "daha önce hiç görülmemiş boyutta bir açığa" sürükleyeceğini vurguladı.

Ayrıca, sevkiyat trafiği yeniden başlasa bile, üretimi tekrar başlatmanın zor ve maliyetli süreçler gerektirmesi nedeniyle petrol akışının yavaş olabileceğine dikkat çekerek, "Haftalarca veya aylarca kapalı kalırsa, üretimi aynı seviyeye getirmek haftalar hatta aylar alacaktır" diye konuştu.

Tüm bunlara rağmen yönetim, uzun vadeli bir alarm durumuna gerek olmadığını savunuyor. Enerji Bakanı Chris Wright cuma sabahı yaptığı açıklamada, Amerikalıların benzin fiyatlarının yakında tekrar düşmesini beklemesi gerektiğini söyledi.

Fox News'e konuşan Wright, "En kötü ihtimalle haftalar sürer, aylar değil" dedi. Fiyatların arzu edilenin üzerinde olduğunu kabul eden Wright, buna rağmen rakamların, küresel ham petrol arzının çok daha kısıtlı olduğu Biden dönemindeki Rusya'nın Ukrayna'yı işgali sonrası ulaşılan rekor seviyelerin çok altında kaldığını belirtti.

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt yaptığı açıklamada, ABD'deki rekor petrol üretimi, Venezuela'dan gelen yeni tedarikler ve Hürmüz Boğazı'nı yeniden açma çabalarının fiyatları baskılayacağını ifade etti.

Leavitt, "Başkan Trump'ın tüm enerji ekibi, Beyaz Saray'dan Ulusal Enerji Egemenliği Konseyi'ne, bakanlar Wright ve Bessent'e kadar, Epik Öfke Operasyonu boyunca petrol fiyatlarını istikrarlı tutacak bir oyun planına sahip" dedi.

Piyasalar "apokaliptik" bir senaryoyu fiyatlıyor

Piyasa analistleri ise durumu çok daha vahim bir tabloyla tarif ediyor. Çatışmanın altıncı gününde, petrol ve gaz tankerleri boğazdan geçme konusunda büyük ölçüde isteksiz davranmaya devam ediyor; bu da Körfez'deki başlıca petrol üreticileri ile Asya ve ötesindeki müşterileri arasındaki kilit yolu kesiyor.

Emtia takip firması Kpler'in petrol ve tanker araştırmaları direktörü Andon Pavlov, piyasanın boğazın kapalı kalma ihtimalini henüz tam olarak fiyatlandırmamış olabileceğini belirtti.

Pavlov, "Piyasa genelinde, boğazın açılmamasının yaratacağı sonucun kıyamet kadar kötü olacağı ve sonunda bir şeylerin düzeleceği yönünde yaygın bir beklenti var. Peki bu olacak mı? Her geçen gün bu ihtimal azalıyor" ifadelerini kullandı.

Benzin fiyatlarındaki "roket ve tüy" etkisi

Eski Hazine Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Catherine Wolfram, Trump yönetimi petrol fiyatlarını kontrol altına alsa bile bunun benzin fiyatlarının düşeceği anlamına gelmediğini hatırlattı.

Şu an MIT Sloan İşletme Okulu'nda profesör olan Wolfram, "Ekonomistler buna 'roketler ve tüyler' der; petrol fiyatları yükseldiğinde benzin fiyatları roket gibi çıkar, ancak petrol fiyatları düştüğünde benzin fiyatları tüy gibi yavaş iner" dedi.

Wolfram, özellikle yaz sürüş sezonuna girildiği dönemde, petrol fiyatları düşse bile benzin fiyatlarının yüksek kalabileceğine dikkat çekti.

Güvenlik sorunu çözülmeden sevkiyat başlamıyor

Kalkınma Finansmanı Kuruluşu (DFC), tanker trafiğini yeniden başlatmayı amaçlayan ve 20 milyar dolara kadar zararı kapsayacak sigorta programının ayrıntılarını cuma günü açıkladı.

Politico'ya konuşan DFC CEO'su Ben Black, "Reasürans planımızın petrol, benzin, LNG, jet yakıtı ve gübreyi Hürmüz Boğazı'ndan geçirerek dünyaya yeniden ulaştıracağından eminiz" dedi.

Ancak Arap Körfezi Devletleri Enstitüsü'nde petrol analisti olan Ben Cahill, bu sigorta desteğinin "çaresiz ve köşeye sıkışmış" İranlıların saldırı korkusunu ortadan kaldırmadığını savundu.

Cahill, "Alınan önlemler bazı riskleri azaltabilir ve sigorta maliyetlerini düşürebilir ancak temel sorun hala yerinde duruyor. Sevkiyatın yeniden başlaması için çatışmanın gidişatında temel bir değişiklik gerekiyor" dedi.

Enerji Bakanı Wright, ABC News'e verdiği demeçte, nakliye şirketlerinin ABD destekli sigortaya rağmen boğazdan geçmeye henüz gönüllü olmadığını itiraf etti.

Wright, "Şu anda en büyük mesele fiziksel güvenliktir. Bugün Hürmüz Boğazı'ndan büyük bir tanker geçirmek istemezsiniz; ancak bu durum yakın gelecekte değişecek" diye konuştu.

ABD ordusunun "mümkün olan en kısa sürede" tankerlere eşlik etmeye başlayacağını belirten Wright, şu anki önceliklerinin İran'ın sorun çıkarma kapasitesini bastırmak olduğunu ifade etti.



Makaleler

Güncel