İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cumhurbaşkanı Mesud Pizişkiyan'ın bölgedeki Müslüman ve dost ülkelerle uzlaşıyı tesis etmek, gerilimi kalıcı olarak düşürmek amacıyla başlattığı stratejik girişimin ABD Başkanı Donald Trump tarafından engellendiğini duyurdu.
YDH- İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Mesud Pizişkiyan'ın bölgesel istikrarı sağlama yolundaki stratejik hamlesinin ABD Başkanı Donald Trump tarafından engellendiğini duyurdu.
Arakçi'ye göre Pizişkiyan, komşu ülkelerin hava sahası, kara ve deniz sınırlarının İran halkına yönelik saldırılarda kullandırılmaması şartıyla, bölgedeki askeri ve siyasi gerilimi azaltmaya yönelik geniş kapsamlı bir girişime açık olduğunu iletmişti.
Ancak bu diplomatik çaba, Arakçi'nin ifadesiyle "Donald Trump tarafından neredeyse anında" sonlandırıldı.
Cumhurbaşkanı Pizişkiyan, Cumartesi günü konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, İran’ın yürüttüğü savunma operasyonlarının sınırlarını net bir şekilde çizdi.
Pizişkiyan, operasyonların yalnızca İran halkına yönelik düşmanca faaliyetlerin merkezi ve kaynağı olan stratejik hedeflere odaklandığını vurgulayarak, "Dost ve komşu ülkeleri hedef almadık; bizim hedefimizde yalnızca bölgedeki Amerikan askeri üsleri, tesisleri ve operasyonel yetenekleri yer alıyor," ifadelerini kullandı.
Bu diplomatik mesajın içeriğine dair bir açıklama da İran Cumhurbaşkanı Halkla İlişkiler Asistanı Mehdi Tabatabai’den geldi.
Tabatabai, Pizişkiyan'ın bölge başkentlerine gönderdiği mesajın son derece şeffaf olduğunu belirtti.
Mesajın özünde, bölge ülkelerinin Amerika Birleşik Devletleri ile İran’a yönelik saldırı amaçlı bir iş birliğine girmemesi durumunda, İran silahlı kuvvetlerinin hedefi olmayacakları güvencesinin yer aldığı ifade edildi.
Tahran’ın savunma politikasındaki kararlılığa dikkat çeken İran Parlamentosu Başkanı Muhammed Bakır Galibaf ise, bu stratejinin Şehit Devrim Lideri Ayetullah Hamenei'nin direktiflerine dayandığını hatırlattı.
Galibaf, bölgedeki Amerikan askeri varlığının yerel istikrara engel teşkil ettiğini savunarak, bu üslere ev sahipliği yapan ülkelerin gerçek anlamda bir huzur ve güvenlik ortamına kavuşamayacağını iddia etti.
Emperyal çekirdek tarafından tıkandırılan bu diplomatik girişimin gölgesinde, İsrail merkezli Yediot Ahronot gazetesi çarpıcı bir analiz yayımladı.
Gazeteye göre, Direniş Ekseni'ne karşı yürütülen savaş, sadece askeri bir çatışma değil; 1916 tarihli Sykes-Picot haritasının silindiği ve Orta Doğu’nun aşiretler ile klanlardan oluşan otantik yapısına döndüğü bir süreci tetikliyor.
═══════════════════════════════
İsrail medyası: Bu son savaş Sykes-Picot düzenini değiştirecek
═══════════════════════════════
İsrail’in Sünni dünyası adına "yüklenici" olarak Şii eksenini zayıflattığını savunan gazete, bu durumun merkezi devlet yapılarını yıkarak Arap rejimlerinin meşruiyetini de tehdit ettiğini ileri sürüyor.
Analizde, bölgenin yeni haritasının artık Avrupa’da değil, sahadaki askeri gerçekliğe göre ABD-İsrail ekseninde çizileceği ve Lübnan ile Suriye gibi merkezlerin "mikro-devletçikler" için birer laboratuvar haline geleceği iddia ediliyor.