Lübnan'da Hizbullah son iki günde gerçekleştirdiği 48 operasyonla sınır hattından İsrail'in iç bölgelerine uzanan geniş bir saldırı hattı kurdu.
YDH - Lübnan'da Hizbullah Cumartesi gününden Pazar akşamına kadar 48 askeri operasyon düzenledi. Bu faaliyetler; doğrudan hedef alma, kara ilerleyişini engelleme ve İsrail'in kuzeyindeki şehirleri kapsayan önceden duyurulmuş uyarı atışları şeklinde gerçekleşti.
Direnişin en dikkat çekici başarısı, bir Hermes 450 tipi insansız hava aracını (İHA) düşürmesi oldu. Operasyonlar, coğrafi konum, hedef niteliği ve saldırı araçları olmak üzere üç temel boyutta değerlendirilebilir.
Coğrafi açıdan bakıldığında, operasyonların büyük kısmı sınır hattına yoğunlaştı. Markaba, Aytarun, Kefr Kila, Marun er-Ras ve el-Adeyse civarındaki İsrail ordu mevzilerine yaklaşık 20 saldırı düzenlendi.
Tel el-Hamams ve el-Malikiye gibi yakın noktalar da hedef alındı. Bu odaklanma, örgütün İsrail güçlerinin ilerleyişini kısıtlama ve saha hareketliliğini karmaşıklaştırma stratejisini yansıtıyor.
El-Ahbar gazetesinn haberine göre operasyonların kapsamı İsrail'in kuzeyine genişledi. Hayfa, Safed, Akka, Nehariye ve Kiryat Şimona gibi şehirlerdeki askeri üs ve tesislere 19 saldırı gerçekleştirildi.
Bu vuruşlar, İsrail savunma sistemleriyle bağlantılı deniz ve kara askeri altyapısını hedef aldı. Ayrıca, Tel Aviv civarındaki Tel Haşomer, Ramat Gan ve Glilot gibi askeri üsleri hedef alan üç uzun menzilli saldırı düzenlendi. Bu hamleler, örgütün hassas ve uzak noktalara ulaşma kapasitesini gösterme amacını taşıyor.
Hedef odaklı askeri tercihler
Operasyonların verileri incelendiğinde, 22 saldırının doğrudan asker topluluklarını ve askeri araçları hedef aldığı görülüyor. Bu durum, örgütün saha güçlerini engellemeye yönelik kararlılığını ortaya koyuyor.
Bununla birlikte, Dado üssü, Branit kışlası ve kuzeydeki diğer komuta merkezlerine yönelik 14 saldırı, İsrail ordusunun lojistik ve komuta yapısını sarsmayı amaçlıyor.
Geriye kalan 11 operasyon ise "uyarı" mahiyetinde Nahariya ve Kiryat Şmona gibi yerleşim yerlerine yönelik gerçekleştirildi. Bazı saldırılar ise Hayfa rafinerisi ve askeri sanayi şirketleri gibi stratejik tesislere yöneldi.
Saldırı araçları arasında füzeler, 28 operasyonla en yaygın kullanılan unsur oldu. Özellikle askeri üslere yönelik saldırılarda füze kullanımı öne çıktı. İntihar tipi İHA'lar ise dokuz operasyonda, kritik askeri ve endüstriyel tesisleri vurmak için tercih edildi. Sınır hattında ise topçu atışları ve piyade tüfeklerinin kullanıldığı doğrudan çatışmalarla İsrail’in kara ilerleyişi göğüslendi.
Vadi el-Saluki üzerinde düşürülen Hermes 450 tipi İHA, örgütün hava savunma kabiliyeti açısından kritik bir gelişme. İstihbarat ve gözetleme görevlerinde kullanılan bu platformun kaybı, İsrail’in saha üzerindeki keşif üstünlüğünü kısıtlama çabalarını simgeliyor.
Tel Aviv cephesinden "yükseliş" uyarısı
Operasyonların ardından İsrail basınında güvenlik endişeleri öne çıktı. Yedioth Ahronoth gazetesi, yaşananları "iki taraf arasındaki çatışmaların başlangıcından bu yana görülen en büyük yükseliş" olarak nitelendirdi.
Kan televizyonuna konuşan bir güvenlik kaynağı ise örgütün Bekaa Vadisi ve Litani Nehri'nin kuzeyinden füze atışlarını artırdığını vurguladı.
Yedioth Ahronoth, İsrail ordusunun bu cephedeki çatışmalara odaklanmasının, kaynaklar ve dikkat açısından İran'a karşı yürütülen "merkezi görevden" uzaklaşma riski taşıdığına dikkat çekti.