Haaretz gazetesinin haberine göre, İsrail ordusu Hizbullah tarafından kullanılan İran menşeli Elmas-3 tanksavar füzeleri karşısında operasyonel alarm durumuna geçti.
YDH - Haaretz gazetesinin dünkü haberine göre, İsrail ordusu Hizbullah tarafından kullanılan Elmas-3 tanksavar füzesi karşısında stratejik bir endişe yaşıyor.
İran üretimi olan bu sistem, hem uzun menzilden ateşlenebilmesi hem de insansız hava araçları (İHA) ile entegre çalışabilmesi nedeniyle dikkat çekiyor.
İsrail ordusunun tespitlerine göre, geçen cuma günü Givati Tugayı'ndan iki askerin yaralanmasına yol açan olayda, büyük ihtimalle bu mühimmat kullanıldı.
Menzil avantajı ateş kaynağını belirsizleştiriyor
Elmas ailesinin en güncel varyantı olan füze, operasyonel kapasitesiyle sahadaki denklemi değiştiriyor. Karadan ateşlendiğinde 10 kilometre, havadan atıldığında 16 kilometre menzile ulaşabilen füze için İran kaynakları 25 kilometreye varan bir menzilden bahsediyor.
Bu menzil, İsrail askeri noktalarının, yerleşim yerlerinin ve araç konvoylarının sınır hattından görece uzak bir mesafeden hedef alınmasına olanak tanıyor; bu durum ise ateş kaynağının tespit edilmesini zorlaştırıyor.
Sistemin İHA'lar aracılığıyla ateşlenebilmesi, İsrail ordusu için ciddi bir taktik risk teşkil ediyor.
Yüksek irtifadan, zırh korumasının en zayıf olduğu dikey açıyla saldırı gerçekleştirebilen füze, görüş hattını engelleyen unsurları aşabiliyor ve ucundaki optik kamera vasıtasıyla hedefine hassas güdümlü olarak ilerliyor. Füze ayrıca, modern reaktif zırhları etkisiz hale getirebilen çift başlıklı (tandem) harp başlığıyla donatılmış durumda.
İsrail teknolojisinin tersine mühendisliği
İlk kez 2016 yılında tanıtılan Elmas füzesi, Rafael tarafından geliştirilen İsrail menşeli Spike (Gil) füzesinin bir türevi olarak değerlendiriliyor.
Bazı kaynaklara göre, bu teknoloji 2006 yılındaki çatışmalar sırasında Hizbullah'ın eline geçen İsrail mühimmatının, İran'a transfer edilmesi ve tersine mühendislik süreçlerinden geçirilmesi yoluyla elde edildi.