Harrazi: Gücümüz beş bin yıllık medeniyetten geliyor

img
Harrazi: Gücümüz beş bin yıllık medeniyetten geliyor YDH

İran Dış İlişkiler Strateji Konseyi Başkanı Harrazi, Trump'ın "teslim ol" ültimatomuna "beş bin yıllık medeniyet" vurgusuyla karşılık verdi.




YDH- İran Dış İlişkiler Strateji Konseyi Başkanı Seyid Kemal Harrazi, CNN'e verdiği kapsamlı röportajda, ABD Başkanı Donald Trump'ın "teslim ol" çağrılarına meydan okurken, yeni liderin seçilmesiyle birlikte ülkenin savunma politikasının kararlılıkla devam edeceğini vurguladı.

Röportajda ilk olarak, yeni liderin seçilmesinin ardından İran'ın iç siyasi durumunu değerlendiren Harrazi, Ayetullah Seyyid Mucteba Hamenei'nin Uzmanlar Meclisi tarafından seçilmesinin, İran İslam Cumhuriyeti kurumlarının ve anayasasının işleyiş kapasitesini açıkça gösterdiğini belirtti.

"Şimdi kendisi silahlı kuvvetlerin başkomutanıdır ve ülkenin savunma kapasitesini yönlendirme sorumluluğunu üstlenmiştir." diyen Harrazi, sistemin işleyişinin tamamen sürdüğünü, silahlı kuvvetlerin tüm güçleriyle ülkeyi savunduğunu ve hükümetin halka hizmet vermeye devam ettiğini söyledi.

"Trump İranlıları anlamaktan aciz"

ABD Başkanı Donald Trump'ın "İran'ın tamamen teslim olması" yönündeki talebine en sert yanıtı veren Harrazi, bir psikoloji profesörü olarak Trump'ın İranlıların kültürünü ve kişiliğini anlama konusunda tamamen cahil olduğunu ifade etti.

"İranlıların kişiliği, Şii doktrini ve İslam tasavvufunun da güçlendirdiği beş bin yıllık medeniyet ve zengin tarihin ürünüdür" diyen Harrazi, bir Siyonist politikacının daha önce "Beş bin yıllık medeniyet geçmişine sahip İranlılar, ne zaman sabır göstereceklerini ve ne zaman direneceklerini çok iyi bilirler." sözünü hatırlattı.

"Askeri gücümüz tamamen yerli"

İran'ın askeri gücüne ilişkin soruları yanıtlayan Harrazi, ABD'nin İran'ın füze ve insansız hava aracı kapasitesini önemli ölçüde düşürdüğü iddiasını "yalan senaryo" olarak nitelendirdi.

"İran'ın askeri güçleri tamamen güçlüdür ve buna açıkça şahit oluyorsunuz" diyen Harrazi, ihtiyaç duyulan mühimmat ve silahların İran'da üretildiğini ve bu alanda hiçbir ülkeye bağımlı olmadıklarını vurguladı.

Silahlı kuvvetlerin, İslami sorumluluktan doğan motivasyon ve Şii doktrinine dayanarak saldırganlara karşı savunmaya devam ettiğini belirtti.

Harrazi, savaşı İran İslam Cumhuriyeti için "varoluşsal bir tehdit" olarak gördüklerini ve bu nedenle tüm güçleriyle savunmaya hazır olduklarını söyledi.

"ABD ile müzakere kapısı kapandı"

Röportajın en dikkat çekici bölümünde Harrazi, ABD ile diplomasi için artık bir alan kalmadığını açıkça ifade etti.

"Donald Trump başkalarını aldatıyor ve vaatlerine bağlı kalmıyor. Bunu müzakere sürecinde iki kez deneyimledik; biz müzakere ederken bize saldırdı." diyerek Trump rejimine olan güvensizliği dile getirdi.

Harrazi, müzakere şartını ise şöyle sıraladı: "Ekonomik baskı, diğer ülkelerin müdahale edip ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırganlığının sona ereceğini garanti edeceği bir noktaya ulaşmadıkça, müzakere imkanı yoktur."

Bu garantörlük görevinin sadece Fars Körfezi ülkelerini değil, savaş nedeniyle enflasyon ve enerji kıtlığı yaşayan diğer ülkeleri de kapsadığını belirten Harrazi, "Bu durum devam ederse, başkalarının saldırganlığı sona erdirmek için müdahale etmekten başka çareleri kalmayacak." dedi.

"Trump'ın liderlik seçimine müdahalesi kabul edilemez"

Trump'ın yeni İran liderinin belirlenmesinde rol oynamak istediği yönündeki açıklamalarını sert bir dille eleştiren Harrazi, "Bu konunun onunla bir ilgisi yok. Bu mesele İranlıları ilgilendirir ve onlar kendi işlerini yürütecek kadar olgundur." ifadelerini kullandı.

Yeni liderin seçilme sürecinin anayasaya uygun olarak ilerlediğini ve İran sisteminin işleyişinin korunduğunu vurgulayan Harrazi, hiçbir yabancı şahsın İran'ın iç işlerine karışamayacağını söyledi.

Nükleer konuda taviz yok

Trump'ın İran'ın zenginleştirilmiş uranyumundan kurtulmak istediği yönündeki sözlerine de yanıt veren Harrazi, "Uranyum zenginleştirmenin İran'ın hakkı olduğunu açıkça ilan ettik ve bu unutacağımız bir konu değil" dedi.

Gelecekte Amerikalılarla konuşma ihtimaline ilişkin ise "Sanmıyorum. Ancak ABD ve İsrail'in artık İran'a saldırmaya cesaret edemeyeceğine dair bir garanti olursa belki." ifadelerini kullandı.

"Civcivler sonbaharda sayılır"

Röportajın sonunda Trump'a vermek istediği mesaj sorulan Harrazi, Farsça bir atasözüyle yanıt verdi: "Civcivler sonbaharda sayılır. Bizim için önemli olan bu işin sonunun ne olacağıdır ve bu nedenle ülkemizi savunmaya devam etmeye hazırız."

Savaşın nasıl sona ereceği sorusuna ise, "Bu işin sonu, Amerikalıların ve İsraillilerin stratejilerinin hiçbir yere varmayacağını anlamaları ve İran'a saldırmaktan vazgeçmek zorunda kalmalarıyla gelecektir." yanıtını verdi.