Irak, ABD-İsrail ekseni ile İran ve müttefikleri arasındaki bölgesel güç mücadelesinde yeniden en aktif cephelerden biri haline geldi. Irak İslami Direnişi, 280'i aşan insansız hava aracı ile füze saldırıları gerçekleştirdi.
YDH - Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail ile İran ve Direniş Ekseni grupları arasındaki bölgesel çatışmanın etki alanı genişlerken, Irak sahası bir kez daha bu mücadelenin en hareketli cephelerinden biri olarak öne çıktı.
Irak İslami Direnişi, son günlerde Irak içinde ve dışındaki ABD çıkarlarıyla bağlantılı askeri üslere ve noktalara yönelik 280'den fazla insansız hava aracı (İHA) ve füze saldırısı düzenlediğini duyurdu.
Silahlı gruplar tarafından yayınlanan son bildirilerde, sadece 24 saat içerisinde "düşman üslerine" yönelik onlarca İHA ve füze kullanılarak 37 askeri operasyon icra edildiği açıklandı.
Gerilim başta Bağdat ve Kürdistan Bölgesi olmak üzere Irak genelinde tırmanırken, hava sahası karşılıklı bombardıman ve saldırıların açık sahnesi haline geldi.
Hedefler arasında Bağdat Uluslararası Havalimanı, yakınındaki Victoria Üssü ve Erbil yakınlarında "Uluslararası Koalisyon" güçlerine ev sahipliği yapan Harir Üssü gibi askeri noktalar bulunuyor.
Ayrıca bölgedeki iletişim kuleleri ve enerji tesisleri gibi sivil altyapıların da hedef alınması, bölgenin ekonomik ve güvenlik istikrarının tehdit edildiğini belirten Kürt liderlerin sert eleştirilerine yol açtı.
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) hükümeti, son günlerde bölgenin farklı noktalarına yüzlerce füze ve İHA saldırısı düzenlendiğini, bunların büyük kısmının hava savunma sistemlerince engellendiğini açıkladı.
ABD güçleri grupların karargahlarına sessizce saldırıyor
Buna karşılık, son haftalarda Irak'ın çeşitli vilayetlerinde direniş gruplarının karargahlarını hedef alan bir dizi hava saldırısı gerçekleşti. Kerkük vilayetindeki bir karargahın vurulması sonucu bazı grup üyeleri hayatını kaybederken; Enbar, Neyneva Ovası ve ülkenin kuzeyindeki Mahmur Dağları'ndaki mevziler de saldırılara maruz kaldı.
El-Ahbar gazetesinin haberine göre, bu saldırıların Washington'ın Irak ve bölgedeki üslerine yönelik operasyonlara verdiği, resmi olarak duyurulmayan yanıtlar olduğunu gösteriyor.
Güvenlik kaynaklarına göre bazı saldırılar "çifte vuruş" taktiğiyle icra ediliyor; ilk saldırının ardından kurtarma ekipleri ve sağlık görevlilerini hedef alan ikinci bir saldırı gerçekleştirilerek can kaybının artırılması hedefleniyor.
Direniş grupları operasyonlarına devam etse de siyasi kaynaklar, bu eylemlerin sürdürülmesi konusunda gruplar içinde bir bölünme yaşandığını ifade ediyor.
Koordinasyon Çerçevesi'nden üst düzey bir kaynak, özellikle Bağdat'taki ABD Büyükelçiliği çevresinin hedef alınmasının ardından İHA saldırıları konusunda görüş ayrılıklarının derinleştiğini belirtti.
Kaynak, "Bazı taraflar, askeri depolarını ve altyapılarını yerle bir edebilecek kapsamlı ABD saldırılarından çekindikleri için operasyonların durdurulmasını savunurken; diğer taraflar kendilerini daha geniş bir bölgesel savaşın parçası olarak görerek gerilimi tırmandırmaya devam ediyor" dedi.
Koordinasyon Çerçevesi içindeki güçlerin konuyu pek çok siyasi toplantıda ele aldığı ve durdurulması yönünde baskı yaptığı, ancak en az iki grubun bu konuda bir uzlaşıya varmayı reddettiği bildiriliyor.