Tahran ve diğer şehirlerde düzenlenen Kudüs Günü yürüyüşlerine milyonlarca kişi katıldı; ABD-İsrail hava saldırılarına rağmen halk direnişini sürdürdü.
YDH- Bugün, Tahran başta olmak üzere İran’ın tüm şehirlerinde, Kudüs Günü’nü anmak amacıyla milyonlarca kişinin katıldığı yürüyüşler düzenlendi.
Bu yürüyüşler, Devrim ve Cumhuriyet’in üçüncü lideri Seyyid Mücteba Hamenei’nin aktif olarak katılım çağrısında bulunduğu ilk mesajının ardından gerçekleşti.
El-Meyadin muhabirinin aktardığına göre, milyonlarca kişinin Kudüs Günü anma yürüyüşleri sırasında Tahran’daki İnkılab Meydanı yakınlarında ABD-İsrail hava güçleri saldırıda bulundu. Saldırı sırasında İran halkı “Allah-u Ekber” nidaları ve sloganlarla karşılık verdi.
Şu ana kadar, ABD-İsrail ortak hava saldırılarından saçılan şarapnel parçaları nedeniyle mitinge katılan bir kadının şehit olduğu ve birçok kişinin de yaralandığı bildirildi.
Buna rağmen, milyonlarca kişi tarafından düzenlenen yürüyüşler, saldırıya karşı protesto sloganları atılarak ve Seyyid Mücteba Hamenei ile silahlı kuvvetlere destek gösterilerek devam etti.
Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani başta olmak üzere İranlı birçok siyasetçi, düşünür ve ileri gelen de yürüyüşlere katıldı.
Bu durumun, “İran’ın yeni liderliği ile halk arasında bir dayanışma halini yansıttığı” belirtildi.
Yezd’de, Kudüs Günü yürüyüşleri İran ulusal marşıyla selamlanarak başladı. Ayrıca, Kürdistan eyaletine bağlı ülkenin batısındaki Senendec şehrinde kitlesel bir yürüyüşün başladığını gösteren videolar yayınlandı.
Her yıl ramazan ayının son Cuma günü, Kudüs Günü’nü anmak için dünyanın dört bir yanında yürüyüşler düzenlenerek Filistin halkına destek gösterileri yapılıyor.
Ramazan ayının son cuması, İslam Devrimi’nin öncüsü Ayetullah Ruhullah Humeyni’nin girişimiyle Kudüs Günü olarak adlandırılmıştı. Bu adım, uzun yıllar süren göç ve acı içinde yaşayan Filistin halkının haklarını koruma amacı taşımakta.
Bu yılki Kudüs Günü yürüyüşleri, ABD-İsrail’in İran’a ve bölgeye, özellikle işgal altındaki Filistin, Lübnan ve Irak’a yönelik saldırılarının tırmandığı bir dönemde gerçekleşiyor.