İran’a yönelik savaşın Hürmüz Boğazı’ndaki enerji akışını aksattığı ve saldırılar sona erse bile petrol piyasalarının normale dönmesinin aylar sürebileceği belirtildi.
YDH- Politico'da yayımlanan analizde, İran'a yönelik askeri operasyonların enerji piyasalarında yarattığı dalgalanmalar ve olası uzun vadeli etkiler ele alındı.
Analizde, çatışmaların sona ermesi durumunda bile enerji krizinin “hemen çözülmeyebileceği” vurgulanıyor.
"Savaş bitebilir ama kriz sürebilir"
Analizde, Başkan Donald Trump'ın İran'a yönelik operasyonlara “hızlı bir son verme sözü” verebileceği, ancak siyasi yansımaların çatışmalar durduktan sonra da “devam edeceği” belirtiliyor.
Trump rejimi yetkililerinin, Hürmüz Boğazı'ndan yapılan ham petrol sevkiyatlarının kesintiye uğraması sonucu ortaya çıkan petrol ve benzin fiyatlarındaki artışı “küçümsediği” kaydediliyor.
Beyaz Saray Basın Sekreteri Karoline Leavitt'in, "Son dönemdeki petrol ve gaz fiyat artışı geçicidir ve bu operasyon uzun vadede gaz fiyatlarının düşmesiyle sonuçlanacaktır" açıklamasına yer veriliyor. Enerji Bakanı Chris Wright'ın da fiyat dalgalanmalarının "haftalar, aylar değil" süreceğini söylediği aktarılıyor.
Ancak analistler, kesintinin halihazırda petrol ve gaz fiyatlarına yansıdığını ve bunun “ara seçimlere kadar” yüksek benzin fiyatlarının sürmesine yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Enerji piyasalarındaki belirsizlik sürüyor
Küresel enerji piyasaları uzmanı Enes el-Hacci’nin değerlendirmelerine göre, “İran'a yönelik operasyonlar Körfez bölgesinin enerji piyasalarını o kadar önemli ölçüde etkiledi ki, hızlı bir toparlanma artık mümkün görünmüyor.”
Bir haftadan uzun süredir fiilen kapalı olan Hürmüz Boğazı'nın her iki tarafında biriken tankerlerin temizlenmesinin “en az” iki hafta süreceği belirtiliyor.
Katar, Bahreyn, Irak ve Suudi Arabistan dahil, üretimi durdurulan Ortadoğu ülkelerinde petrol ve gaz üretimine dönülmesi gerekeceği ifade ediliyor.
El-Hacci’nin şu sözleri aktarılıyor: "Savaşı sona erdirmek krizi sona erdirmek anlamına gelmiyor. Depoları dolduğu için üretimi tamamen durduran ülkeler var. Bu petrolü kriz öncesi seviyeye getirmek zaman alıyor. Özellikle sıvılaştırılmış doğal gaz için bu çok uzun zaman alıyor."
İran'dan ateşkes mesajı: "Savaşı ne zaman biteceğine İran karar verecek"
Analizde, Trump'ın savaşı başlatmış olabileceği ancak tek taraflı olarak sona erdirme yetkisine sahip olmadığı vurgulanıyor.
İranlı yetkililerin, saldırılarını hızla durduracaklarına dair kamuoyu önünde bir açıklama yapmadığı belirtiliyor.
Devrim Muhafızları sözcüsü Ali Muhammed Naini'nin, "İran, savaşın ne zaman biteceğine karar verecek" açıklaması hatırlatılıyor.
İranlı yetkililerin, Trump'ın ülkesinde yüksek benzin fiyatları devam ettiği sürece karşılaştığı siyasi baskının farkında olduğu ifade ediliyor.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin, küresel petrol fiyatlarındaki artışın, ABD ve İsrail'in petrol altyapısını hedef almaya devam etmesi durumunda ülkesinin teslim olmayacağını gösterdiğini belirttiği kaydediliyor.
Arakçi'nin sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamaya yer veriliyor: "Saldırıların 9. gününde, petrol fiyatları iki katına çıktı ve tüm emtialar fırladı. ABD'nin, büyük enflasyon şokunu kontrol altına almak umuduyla petrol ve nükleer tesislerimize karşı komplo kurduğunu biliyoruz. İran tamamen hazırlıklı. Bizim de birçok sürprizimiz var."
Uzmanlardan uyarılar: Kriz derinleşebilir
Analizde, CBS News'in haberine dayandırılarak, İran'ın Hürmüz Boğazı'na mayın döşemeye başladığına dair kanıtlar ortaya çıktığı belirtiliyor. Bunun, bölgeden geçen günlük küresel enerji sevkiyatının yüzde 20'sini yeniden başlatma çabalarını büyük ölçüde karmaşıklaştırabilecek önemli bir tırmanış olduğu ifade ediliyor.
Petrol analisti Rory Johnston'un değerlendirmelerine göre, boğazın potansiyel olarak mayınlanması, altyapıya verilen hasar ve durdurulan üretim, enerji piyasalarının normale dönmesinin uzun zaman alabileceği anlamına geliyor.
Johnston'un şu sözleri aktarılıyor: "Bu kriz, Hürmüz'den normal trafik yeniden başlayana kadar kötüleşmeye devam edecek. Bu aşamada, çatışma bugün sona erse ve tankerler yüzde 100 Hürmüz akışına geri dönse bile, normale benzeyen herhangi bir şeye dönmek aylar alacaktır."
George W. Bush yönetiminde ABD Enerji Enformasyon İdaresi'nde çalışan enerji piyasası kesintileri uzmanı Greg Priddy'nin, boğazın etkili bir şekilde kapalı kaldığı süre uzadıkça dünyanın "derin bir durgunluğa" sürüklenme olasılığının arttığı uyarısına yer veriliyor.
Priddy'nin şu ifadeleri aktarılıyor: "Savaş bugün dursa normale dönmek bir aydan fazla sürer, ancak İran'ın tankerlere fırlatacak silahları olduğu sürece 'normal tanker trafiği' olmayacak."
Mevcut hacmin piyasadan yedi hafta daha uzak tutulmasının, o kadar şiddetli bir küresel ekonomik daralmaya yol açacağını ve bunun muhtemelen "1930'lardan bu yana görülen en kötü durgunluk" olacağını belirtiyor.
Saldırılar yayılıyor
Analizde, İran'dan ve potansiyel olarak diğer direniş gruplarından enerji altyapısına yönelik saldırıların her geçen gün “arttığı” ve “kalıcı hasar” yaratma potansiyeli taşıdığı belirtiliyor.
Çarşamba günü Hürmüz Boğazı yakınlarında üç geminin vurulduğu, Tayland bayraklı bir konteyner gemisine yönelik saldırıyı İran yönetiminin, geminin "Hürmüz Boğazı'ndan geçmekte yasadışı bir şekilde ısrar etmesi" nedeniyle üstlendiği belirtiliyor.
Savaşla ilgili salı günü gizli bir brifinge katılan Demokrat senatörlerin, “rejimin boğazı yeniden açmak için bir planı olmadığını” söylediği belirtiliyor.
Connecticut Senatörü Chris Murphy'nin sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamaya yer veriliyor: "Şu anda, onu nasıl güvenli bir şekilde yeniden açacaklarını bilmiyorlar. Bu affedilemez çünkü felaketin bu kısmı yüzde yüz öngörülebilirdi."
Bölgesel dinamikler ve yeni riskler
Enerji piyasası uzmanı el-Hacci’nin değerlendirmelerine göre, ABD rejimi İran yönetimini boğazdan geçen gemilere saldırmaları halinde ağır sonuçlarla tehdit ederken, bölgedeki tek “düşman aktör” İran değil.
El-Hacci, bölgede İran yönetimine bağlı olmayan ancak liderlerinin öldürülmesine öfkelenen ve intikam isteyen çok sayıda grup bulunduğunu belirtiyor.
Şehit Ayetullah Ali Hamenei'nin sadece İran'ın değil, genel olarak Şii Müslümanların da lideri olduğu ve Yemen, Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt, Pakistan, Afganistan dahil bölge genelinde destekçileri bulunduğu ifade ediliyor.
El-Hacci’nin şu sözleri aktarılıyor: "Bu, bölgede petrol çıkarlarına saldırmaya istekli daha geniş bir grup ağı oluşturdu ve şimdiden saldırılar hazırlıyor olabilirler. Ucuz insansız hava araçları, milyonlarca dolarlık petrol tankerlerine zarar vermek için kullanılabilir. Liderleri öldürüldüğü için öfkeliler. Son 15 yılda teknoloji, 500 dolarla milyonlarca dolarlık hasara yol açmayı mümkün kılacak kadar ilerledi."