ABD'nin İran'ın en kritik petrol ihraç noktası olan Hark Adası'na düzenlediği hava harekatına dair Trump'ın iddiaları, sahadan gelen verilerle çelişiyor.
YDH - İran Silahlı Kuvvetleri'nin bölgesel bir savaşta saldırı doktrini uygulama hazırlıkları sürerken, ABD Başkanı Donald Trump, Hark Adası'ndaki askeri altyapının hedef alındığını duyurdu.
Fars Haber Ajansı'nın sahadan aktardığı bilgilere göre, Hark Adası yaklaşık üç saat önce ABD tarafından düzenlenen ve 15'ten fazla patlamanın kaydedildiği saldırıların hedefi oldu.
Bu harekat sırasında ABD'nin özellikle ordunun hava savunma sistemlerini, Cevşen Deniz Üssü'nü, havalimanı kontrol kulesini ve İran Açık Deniz Petrol Şirketi'ne (IOOC) ait helikopter hangarını vurmaya çalıştığı bildirildi.
Saha gözlemleri adanın çeşitli noktalarından yoğun duman yükseldiğini doğrularken, petrol altyapısının bu saldırılarda zarar görmediği aktarıldı.
Uluslararası Kepler şirketinin verileri, son bir ay içinde Hark'taki depolama tanklarından petrol yükleme oranının 1,5 kat arttığını gösteriyor. Bu durum, İran'ın adaya yönelik bir saldırı senaryosuna hazırlıklı olduğunu ve tankları hızla tahliye ederek etkili önlemler aldığını ortaya koyuyor.
"Hava savunması imha edildi" iddiası doğru mu?
Saldırının ardından Trump, ABD'nin Hark Adası'ndaki tüm askeri hedefleri başarıyla vurduğunu ve adanın hava savunma sistemlerini tamamen imha ettiğini öne sürdü.
Ancak saldırıdan sadece bir saat sonra adada hava savunma faaliyetlerinin devam etmesi, "tüm savunmanın yok edildiği" yönündeki iddiaları doğrudan çürütüyor.
Trump ayrıca İran'ın füze kabiliyetinin tamamen bitirildiğini defalarca iddia etse de İran kaynaklı füze ve insansız hava aracı (İHA) dalgasının 48. tura ulaşması bu söylemlerle çelişiyor.
İran; daha önce enerji altyapısına yönelik bir saldırının sonuçları konusunda uyarıda bulunmuştu.
Tahran, böyle bir durumda bölgedeki tüm petrol ve doğalgaz altyapısının, ABD ve müttefiklerinin çıkarı olan tüm tesislerle birlikte ateşe verilip yok edileceğini vurgulamıştı.
Körfez'in yedi stratejik damarı risk altında
Hark Adası, İran'ın beş ana petrol terminalinden biri olmasının yanı sıra Fars Körfezi'ndeki en önemli enerji düğümlerinden birini temsil ediyor.
Fakat bölgedeki tek kritik nokta burası değil; Körfez ülkelerinin tamamı küresel enerji arzı için hayati önem taşıyan devasa tesislere sahip. Stratejik analizler, çatışmanın yayılması durumunda hedef olabilecek şu yedi ana noktaya dikkat çekiyor:
Suudi Arabistan - Ras Tanura Terminali: Dünyanın en büyük denizden petrol yükleme merkezi olarak biliniyor. Günlük yaklaşık 6 milyon varil yükleme kapasitesine sahip tesis, Suudi ihracatının yüzde 75'ini karşılıyor.
Suudi Arabistan - Ras el-Ceyfe: Ras Tanura'nın kuzeyindeki bu ikinci önemli terminalin günlük 3 ila 3,6 milyon varil kapasitesi olduğu tahmin ediliyor.
Birleşik Arap Emirlikleri - Fuceyra: Dev petrol tankerlerinin (VLCC) yanaşabildiği yüksek depolama kapasiteli bu terminal, aynı zamanda bölgenin en büyük yakıt ikmal merkezi.
Birleşik Arap Emirlikleri - Cebel Ali: Ham petrol ve petrokimya ürünleri ihracatı için kritik bir rol oynuyor.
Katar - Ras Laffan: Dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ihracat tesisi. Katar'ın tüm gaz ve kondensat ihracatı buradan gerçekleştiriliyor.
Kuveyt - Mina el-Ahmedi: Kuveyt'in ana petrol ihraç tesisi olan liman, dünyanın en büyük tankerlerini kabul edebilecek derinlikte iskelelere sahip.
Bahreyn - Sitre: Özellikle Sitre Rafinerisi'nden çıkan işlenmiş ürünlerin (akaryakıt ve hafif ürünler) ihracatı için kullanılıyor.
Hark sakini: "Trump cuma akşamı meskenimizi vurdu"
Sosyal medyada paylaşılan ve bir Hark Adası sakinine ait olduğu belirtilen ifadeler, harekatın hedefleri konusundaki iddialara farklı bir boyut getirdi. Adada yaşayan bir vatandaş, Trump'ın "askeri hedef" açıklamalarına şu sözlerle tepki gösterdi:
"On gündür burayı vuruyorlar. Zaten yerde pek bir şey kalmamıştı. Deniz kenarında 'Neyram' dediğimiz bir yer var. Suyun yanında iki harap odadan başka bir şey değildi. Bir tarafı dağ, diğer tarafı deniz; aradaki mesafe 50 metre bile yok. 50 kilometrelik yarıçap içinde kimse yaşamıyor. Cuma geceleri eğlenmek için oraya gider, geceyi orada geçirirdik. O iki küçük oda bizim takılma mekanımızdı. Gidip orayı bile vurdular. Korkak Trump cuma akşamı mekanımızı yıktı; dilerim Beyaz Saray da onun başına yıkılır."