İsrail medyası: Hizbullah’ın askeri kapasitesinin tükendiği iddiaları sahada çöktü

img
İsrail medyası: Hizbullah’ın askeri kapasitesinin tükendiği iddiaları sahada çöktü YDH

İsrail medyası, Hizbullah’ın Lübnan’ın tek savunma gücü olarak konumunu güçlendirdiğini bildirdi.




YDH- İsrail merkezli Yediot Ahronot gazetesi, Hizbullah’ın son askeri süreçteki performansını ve komuta yapısını analiz eden kapsamlı bir haber yayımlayarak, direniş örgütünün beklentilerin aksine dağılma veya çöküş belirtisi göstermediğini vurguladı.

Gazetenin değerlendirmesine göre Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım, en önde gelen karar verici rolünü üstlenerek nispeten organize bir komuta ve kontrol zincirini sürdürmeyi başarmış durumda.

İsrail’in hedefli suikastlar yoluyla önemli başarılar elde ettiği iddia edilse de örgütün disiplinini koruduğu ve üyelerinin Kasım Süleymani’nin mirası olan emirlere sorgusuz sualsiz itaat etmeye devam ettiği kaydediliyor.

Şeyh Naim Kasım’ın yanında örgütü farklı kademelerde yöneten yetkin bir ekibin bulunduğu ve İran’dan fırlatılan füzelerle eş zamanlı olarak İsrail’e yönelik icra edilen yoğun roket saldırılarının, Hizbullah’ın komuta-kontrol yeteneklerini ne ölçüde muhafaza ettiğini kanıtladığı belirtildi.

Savaşın başında İsrail kamuoyunda dile getirilen "Hizbullah’ın stratejik bir pusuya düştüğü" yönündeki söylemlerin aradan geçen sürede doğruluğunu yitirdiği görülürken, Şeyh Kasım Kasım ve liderlik kadrosunun, İran’a karşı savaş sonrası İsrail’e karşı savaşa girme konusunda bilinçli bir karar aldıkları ifade ediliyor.

Askeri saha analizlerinde ise Rıdvan Gücü’nün taktiksel bir dönüşüm geçirerek gerilla savaşı doktrinine geçtiğine dikkat çeken İsrail medyası, Hizbullah’ın ateş gücünün günlük yaklaşık 90 roket seviyesinde seyrettiğini, bu saldırıların merkezinde 122 mm Grad tipi mühimmatların yer aldığını vurguladı.

Daha önce el-Celil bölgesini ele geçirmeyi hedefleyen düzenli bir ordu formunda hareket eden Rıdvan Gücü, mevcut durumda odağını pusu kurma, tanksavar füze kullanımı, patlayıcı cihazlar ve keskin nişancılık gibi 1990’lardaki gerilla faaliyetlerine benzer yöntemlere kaydırmış bulunuyor.

Bu stratejik esneklik, İsrail işgal ordusunun yakın takibine rağmen piyade birliklerinin faaliyetlerini sürdürmesine olanak tanıyor.

Lübnan iç siyasetinde ise Şii olmayan kesimlerin Hizbullah’a yönelik mesafeli tutumu, İsrail’in Lübnan devlet altyapısına yönelik topyekûn saldırı tehditleri sonrası değişmeye başladı.

İsrail’in sadece Hizbullah’ı değil, tüm devleti hedef alan saldırganlığı, Hizbullah’ın "ülkeyi savunabilecek yegâne güç" olduğu yönündeki argümanını toplum nezdinde güçlendiriyor.

İşgal altındaki toprakların derinliklerindeki hassas üslerin hedef alınmaya devam etmesi ve sınır hattındaki sızma girişimlerinin püskürtülmesi, Hizbullah’ın kapasitesinin tükendiği yönündeki resmi İsrail söylemlerinin aksine kamuoyunda büyük bir şok etkisi yaratmayı sürdürüyor.



Makaleler

Güncel