❝Laricani savaşın en hararetli anında, “İran’ın yiğit askerleri ve yüce milleti, cehennemlik küresel zalimlere unutulmaz bir ders verecektir,” açıklamasını yaptı.❞
YDH- The Hindu gazetesinden Stanly Johny, İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani'yi incelediği yazısında intikamın sadece kaba kuvvetle değil, felsefi bir derinlik ve stratejik bir sabırla yönetildiğini vurguluyor. Johny'ye göre, Laricani’nin yönettiği İran Güvenlik Konseyi, hem ulusal güvenliğin mimarı hem de "uluslararası zalimlere ders verme" iradesinin merkezi haline geldi.
ABD ve İsrail’in İran bombardımanına başlamasından bir gün sonra, 1 Mart’ta, ABD Başkanı Donald Trump bir mülakat vererek İranlı liderlerin müzakere masasına dönmek istediğini öne sürdü. Trump, “Görüşmeyi kabul ettim,” ifadelerini kullandı.
Bu sözlere yanıt, İran Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani’den gecikmeksizin geldi. Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Amerikalılarla müzakere etmeyeceğiz,” diyen Laricani, Devrim Lideri Ayetullah Ali Hamenei'ye yönelik suikasta atıfta bulunduğu bir mülakatta ise şöyle konuştu:
“Milletin yüreğini yaktılar. Biz de onların yüreğini yakacağız.”
Takip eden günlerde ABD-İsrail, ülke genelindeki bombardımanların dozunu artırdı. İran ise Fars Körfezi’ndeki Amerikan üslerine ve İsrail’e füzeler fırlatarak karşılık verdi.

4 Mart’ta “İmam Hamenei'nin şehadeti size ağır bir bedel ödetecek,” diyen Laricani’nin ardından, 6 Mart’ta Cumhurbaşkanı Mesud Pizişkiyan ve Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de İran’ın şu aşamada bir ateşkes arayışında olmadığını vurguladı.
═══════════════════════════════
Laricani’den Trump’a: Hatanın bedelini ödeyene dek durmayacağız
═══════════════════════════════
Bunun üzerine Trump, İranlı yöneticilerden “kayıtsız şartsız teslimiyet” talep etti. Savaş bölgesel çapta yayılırken Laricani, İran devletinin tavizsiz yüzü ve sesi olarak ön plana çıktı.
Laricani’nin başında olduğu Güvenlik Konseyi, özellikle savaş dönemlerinde devletin en kritik kurumlarından biri olma özelliğini taşıyor.
1989 anayasa değişikliğiyle kurulan Konsey’in temel görevi; savunma ve ulusal güvenlik politikalarını belirlemektir. Konsey sekreterliği makamı, görev tanımı itibarıyla Hindistan’daki Ulusal Güvenlik Danışmanlığı ile benzerlik göstermektedir.
Sayın Laricani, devrim öncesi İran’ın çalkantılı yıllarında yetişmiş bir isim. Saygın bir Şii din âlimi olan babası Büyük Ayetullah Haşim Amuli, Şah dönemindeki baskılar nedeniyle 1930’larda Irak’a sığınmıştı.
Ali Laricani, 1958 yılında İmam Ali’nin türbesinin bulunduğu Irak’ın Necef şehrinde dünyaya geldi.
Aile 1960’ta İran’a döndü. Kum’daki bir medresede dini eğitim alan Laricani, Tahran Aryamehr Teknoloji Üniversitesi’nden bilgisayar bilimleri diploması aldı; yüksek lisans ve doktora çalışmaları için ise Batı felsefesine yöneldi.
Tahran Üniversitesi’nin internet sitesinde yer alan özgeçmişine göre, Laricani’nin Immanuel Kant üzerine (tamamı Farsça) üç kitabı bulunuyor: Kant Felsefesinde Matematiksel Yöntem, Kant Felsefesinde Metafizik ve Pozitif Bilimler ile Kant Felsefesinde Sezgi ve Sentetik A Priori Yargılar. Ayrıca Descartes’ın Yöntem Üzerine Söylem’i hakkında bir eser kaleme alan Laricani; Amerikalı dil ve modal mantık filozofu Saul Kripke ile analitik metafizikçi David Lewis üzerine de incelemeler yayımlamıştır.
Seçkinler arasında bir isim
1979 devriminden ilham alan kendi kuşağının pek çok temsilcisi gibi Laricani de devrimin hemen ardından Ayetullah Humeyni tarafından kurulan Devrim Muhafızları'na katıldı. Devrim Muhafızları, 1980-88 İran-Irak savaşı yıllarında İslam Cumhuriyeti'nin en nüfuzlu kurumlarından birine dönüştü. Savaşın pek çok gazisi, gelecekte ülkenin yönetim kademesini oluşturacaktı.
Cumhurbaşkanı Haşimi Rafsancani döneminde (1989-97) Kültür ve İslami İrşad Bakanlığı’na getirilen Laricani, 1994 yılında ise İran İslam Cumhuriyeti Radyo Televizyon Kurumu'nun (IRIB) genel müdürlüğünü üstlendi.
Bu görev, kendisinin Devrim Lideri ile yakınlaşmasını sağladı. Milenyumun başında Laricani, ülkenin muhafazakâr kanadıyla kurduğu derin bağlar sayesinde İslam Cumhuriyeti elitlerinin kilit figürlerinden biri konumuna yükselmişti.
2005 yılında cumhurbaşkanı seçilen muhafazakâr Mahmud Ahmedinecad, Laricani’yi Güvenlik Konseyi Başkanı ve baş nükleer müzakereci olarak atadı.
Müzakereci kimliğiyle zaman zaman çelişkili mesajlar verdi; bir keresinde Avrupa’nın nükleer programdan vazgeçme karşılığında sunduğu teşvikleri “bir inciyi bir şekerleme ile takas etmeye” benzetti.
Ne var ki aynı Laricani, sertlik yanlısı politikalarıyla İran’ın dünyadaki izolasyonunu derinleştiren Ahmedinecjad ile yaşadığı fikir ayrılıkları sonucu 2007’de Güvenlik Konseyi’nden istifa etti. Bu istifa, muhafazakâr kampta kamuoyuna yansıyan nadir bir çatlak olarak kayıtlara geçti.
Ahmedinecad ile yollarını ayıran Laricani, rotasını parlamenter siyasete kırdı. 2008’de Meclis’e girdi ve 2020’ye kadar sürecek olan Meclis Başkanlığı görevine seçildi.
Hasan Ruhani’nin ABD ile nükleer pazarlıklar yürüterek 2015’te dünya güçleriyle anlaşmaya vardığı dönemde Laricani, meclis başkanı sıfatıyla Ruhani’ye hayati bir yasama desteği sundu.
"Nükleer anlaşma" olarak bilinen Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) Meclis’te görüşülürken, Laricani 290 milletvekiline tartışma için sadece 20 dakika süre tanıyarak tasarıyı hızla onaylattı.
İç siyasette "usulcular" (sertlik yanlıları) cephesine yakın duran Laricani, muhafazakâr bir oluşum olan İslami Mühendisler Topluluğu’nun desteğini aldı. 2005’teki ilk cumhurbaşkanlığı adaylığı, muhafazakâr örgütlerin çatı yapılanması olan Devrim Güçleri Koordinasyon Konseyi tarafından desteklendi.
Oyların yalnızca %5,94’ünü alarak altıncı sırada kalmasına rağmen Güvenlik Konseyi Sekreterliği makamına getirildi. 2021 ve 2024’teki adaylık başvuruları güç sahibi Anayasayı Koruyucular Konseyi tarafından veto edilse de, 2024 seçimlerini kazanan Mesud Pizişkiyan, Laricani’yi yeniden Güvenlik Konseyi’nin başına getirerek sisteme dahil etti.
Güvenlik çarı
İran, Batı Asya’da yıllar boyu hem caydırıcılık hem de saldırı stratejisinin bir parçası olarak geniş bir müttefik ağı ördü. İranlıların “ileri savunma” doktrini dediği bu stratejinin mimarı, Ocak 2020’de ABD suikastıyla öldürülen Kudüs Gücü Generali Kasım Süleymani’ydi.
Laricani, Süleymani’nin katledilmesinin bölgedeki siyasi dengeleri altüst edeceği ve bu "vahşi eylem" için ABD’den hesap sorulacağı uyarısını yaptı.

Tehran Times’a göre Laricani o günlerde, “Hac Kasım Süleymani’nin kanının bedeli, Amerikan güçlerini bölgeden söküp atacak hamleler olmalıdır,” demişti.
Ancak İran’ın misillemesi, Irak’taki bir ABD üssüne düzenlenen sembolik bir saldırıyla sınırlı kaldı ve Amerikan birlikleri bölgedeki varlığını sürdürdü.
Nisan 2025’te, İsrail ile yükselen tansiyonun ortasında Laricani, saldırıya uğramaları durumunda İran’ın nükleer silaha sahip olmaktan başka “çaresi kalmayacağını” belirtti. “Nükleer silaha yönelmiyoruz; ancak nükleer meselede yanlış bir adım atarsanız, savunma ihtiyacı nedeniyle İran’ı bu yola girmeye mecbur bırakırsınız,” dedi.
Bu açıklamadan iki ay sonra İsrail, 12 gün sürecek savaşı başlatan bombardımanlara girişti. 22 Haziran’da ABD de nükleer tesisleri vurmak üzere İsrail’in yanında savaşa dahil oldu.
Haziran savaşını izleyen aylarda Laricani, Devrim Lideri’nin en güvendiği isim olarak sistemin "tek yetkilisi" haline geldi. Cumhurbaşkanı Pizişkiyan'ın rolü gündelik devlet işlerini yürütmekle sınırlı kalırken, Laricani fiilen bir "güvenlik çarına" dönüştü.
İran’daki protestoların ardından Ocak ayında yeniden açılan nükleer görüşmelere onay veren de oydu. ABD ve İran arasında üç tur görüşme yapıldı. 27 Şubat’ta arabulucu Umman Dışişleri Bakanı anlaşmanın eşiğinde olunduğunu duyurdu; fakat sadece birkaç saat sonra ABD-İsrail savaşı başlatarak Ayetullah Hamenei'yi ve pek çok üst düzey ismi öldürdü.
═══════════════════════════════
Ali Laricani: Kısasa kısas yapmadan Amerika-İsrail'in peşini bırakmayacağız
═══════════════════════════════
Savaşın ve doğan siyasi boşluğun ortasında gazaba gelen İran, dron ve balistik füzeleriyle cevap verdi. Laricani savaşın en hararetli anında, “İran’ın yiğit askerleri ve yüce milleti, cehennemlik uluslararası zalimlere unutulmaz bir ders verecektir,” açıklamasını yaptı.
Savaşın sekizinci gününde İran, ABD ve İsrail’den ağır darbeler alsa da Tahran saldırılarını tırmandırarak misillemeyi sürdürdü. Trump kayıtsız şartsız teslimiyet dayatırken, Laricani’nin yetiştiği kurum olan Devrim Muhafızları, “uzun soluklu bir savaş” ilanında bulundu.
Çeviri: YDH
