Hizbullah İsrail'i maliyetli bir bekleyişe hapsetti

img
Hizbullah İsrail'i maliyetli bir bekleyişe hapsetti YDH

Asfun Me'kul operasyon dizisiyle askeri inisiyatif Direniş’e geçerken; Hizbullah’ın merkezi olmayan komuta yapısı ve esnek gerilla doktrini, İsrail’in tecrit stratejisini sınır hattında stratejik bir yıpratma savaşına dönüştürüyor.




YDH- Lübnan cephesinde devam eden direniş, askeri operasyonların niteliğinde yaşanan yapısal değişimle birlikte, ateş kontrolü ve operasyonel manevra açısından çok daha karmaşık bir seviyeye ulaştı.

Son veriler, İsrail'in iki yönlü bir strateji üzerinden sahadaki çatışma kurallarını tek taraflı olarak değiştirme arayışına girdiğini gösteriyor.

Bu strateji; bir yandan Litani Nehri'nin güneyindeki operasyon sahasını izole etmeyi, diğer yandan saldırı menzilini Beyrut, banliyöler ve Bekaa Vadisi’ni kapsayacak şekilde derinleştirmeyi hedefliyor.

Hayati önemdeki köprülerin ve stratejik yol kavşaklarının vurulmasıyla tedarik hatlarını kesmeyi amaçlayan işgal gücü, eş zamanlı olarak Lübnan’ın içlerine düzenlediği hava saldırılarıyla sivil çevre üzerinde askeri ve psikolojik baskı kurmaya çalışıyor.

Ancak sahadaki tablo, bu yaklaşımın operasyonel hedeflerine ulaşamadığını ortaya koyuyor.

Hizbullah'ın tek bir gün içerisinde gerçekleştirdiği 24 nitelikli operasyon, coğrafi izolasyon girişimlerine rağmen ateş gücünün kesintisiz devam ettiğini kanıtladı.

Direnişin sergilediği bu performans, savaş yönetiminde merkezi olmayan bir operasyonel modeli esas alıyor; bu modelde ileri muharebe birimleri, iletişim hatları kopsa dahi operasyonları sürdürebilecek yüksek bir lojistik ve muharebe özerkliğine sahip bulunuyor.

Sahadaki askeri hareketlilik incelendiğinde, İsrail ordusunun 146, 91, 162 ve 36. Tümenler ile seçkin birliklerini sınırın orta ve doğu kesimlerine yığdığı, 98. Komando Tümeni’ni ise her an devreye sokmak üzere hazır beklettiği gözleniyor.

Özellikle Hiyam-Metula ve Adeyse-Markaba eksenlerinde yoğunlaşan bu faaliyetler, askeri terminolojide "güç kullanarak keşif" olarak nitelendirilen sınırlı birlik ilerleyişi aşamasını henüz geçemedi.

İşgal güçlerinin savunma hatlarındaki zayıf noktaları tespit etme amaçlı bu girişimlerine Direniş, önleyici ve hedefli saldırılarla karşılık vererek ilerleme eksenlerini saldırgan güçler için yüksek maliyetli alanlara dönüştürdü.

Direnişin performansındaki en dikkat çekici unsur, düşmanın yeniden gruplanmasını engellemek amacıyla uygulanan kümülatif roket ateşi taktiği.

Metula ve Hiyam çevresinde yoğunlaşan bu taktik, işgal güçlerinin kara manevra kabiliyetini sınırlayarak onları geri çekilmeye zorladı.

Hizbullah, 15 Mart şafak vakti yaptığı açıklamada, savaşçılarının sınır kasabası Udeyse’nin kırsalındaki Hallet el-Mehafir bölgesinde İsrail işgal “ordusuna” ait askerlerin bir toplanma noktasını büyük bir roket salvosuyla hedef aldığını duyurdu.

Direniş, başka bir açıklamada ise Meys el-Cebel kasabasının karşısında bulunan Cibya noktasında İsrail işgal ordusuna ait askerlerin bir toplanma noktasını topçu mermileriyle hedef aldığını söyledi.

Ayrıca, direnişçiler, Kfar Yuval yerleşiminin kuzeyinde bulunan Tellet el-Acl mevkiinde İsrail işgal ordusuna ait askerlerin bir toplanma noktasını roket salvosuyla hedef aldı.

Başka bir operasyonda direniş, “Avivim” kışlasındaki işgal askerlerini roket salvosuyla hedef aldı ve iki operasyonun da “Lübnan’ı ve halkını savunma kapsamında” gerçekleştirildiğini vurguladı. Bununla eş zamanlı olarak Lübnan’dan yoğun roket atışları yapıldı ve işgal altındaki kuzey yerleşimleri hedef alındı.

Öte yandan el-Meyadin’in Güney Lübnan’daki muhabiri, “direnişin işgal güçlerinin Güney Lübnan’daki Hıyam bölgesinde ilerleme girişimini engellediğini” bildirdi.

Ayrıca, “Hizbullah unsurları ile işgal güçleri arasında Hıyam’da sıfır mesafeden çatışmalar yaşandığını ve çatışmaların sürdüğünü” belirtti.

İsrail işgal ordusunun dün akşam Hıyam üzerinden ilerlemeye çalıştığı, direniş gruplarının ise hafif ve orta silahlar ile roket kullanarak onlarla çatışmaya girdiği kaydedildi.

Hizbullah'ın Lübnan meclisindeki grubu Direnişe Vefa Bloku milletvekili Hüseyin Cişşi, direnişçilerin kararlı olduğunu ve fedakarlık yapmaya hazır bulunduğunu söyledi.

Cişşi, halkın da direnişin yanında durduğunu ve İsrail'in Lübnan toprakları ile halkına yönelik saldırılarına karşı mevcut denklemin kırılması için destek verdiğini ifade etti.

Hizbullah, işgal altındaki Filistin’in kuzeyindeki stratejik askeri noktalara ve yerleşim birimlerine yönelik geniş kapsamlı bir operasyon dizisi başlattığını duyurarak, Nehariya’daki 146. Tümen karargâhı ile Cel el-Alem mevkii yakınlarındaki iki "Merkava" tankının doğrudan hedef alındığını açıkladı.

Cumartesi sabahı saat 05:00 sularında Kiryat Şimona yerleşimine yönelik roket saldırısıyla başlayan operasyonlar, saat 07:00’de güney Lübnan’daki Balat bölgesine sevk edilen gelişmiş bir füze atışıyla devam etti.

Direnişçiler, saat 07:30’da sınır hattındaki Marun er-Ras kasabasında bulunan Akabe Tepesi’nde toplanan İsrail işgal ordusu mensuplarını yoğun roket ateşiyle hedef alırken, saat 08:00’de Cel el-Alem bölgesinde konuşlu iki Merkava tankını tam isabetle devre dışı bıraktı.

Askeri faaliyetlerin şiddetlendiği sabah saatlerinde direniş güçleri, saat 10:00’da Nahariya’nın doğusundaki Ja’atun bölgesinde bulunan 146. Tümen karargâhını roketlerle vururken, öğleden sonra saat 04:20’de Metula yerleşimini iki ayrı salvoyla ikinci kez ateş altına aldı.

Buna paralel olarak Asfun Me'kul operasyon dizisi çerçevesinde yürütülen füze derinlik manevrası, işgal altındaki Filistin’in kuzeyindeki yerleşim birimlerinin yanı sıra İsrail istihbarat ve askeri altyapısına bağlı kilit komuta-kontrol merkezlerini hedef aldı.

Asimetrik savaş araçlarının evrimini yansıtan saldırı dronu filolarının İsrail hava savunma katmanlarını aşarak askeri tesisleri vurması, Direnişin teknolojik adaptasyon yeteneğini de gözler önüne serdi.

Buna karşılık askeri hedeflerin azlığı ve direnişçilerle doğrudan temas kurmanın zorluğu nedeniyle İsrail'in, altyapıyı hedef alan bir "yakıp yıkma" politikasına yöneldiği, Beyrut ve Bekaa genelinde sivil nüfus üzerindeki baskıyı artırmaya çalıştığı görülüyor.

Psikolojik harp kapsamında Beyrut üzerine atılan provokatif broşürlere rağmen, sahadaki operasyonel inisiyatifin Direnişin elinde olması ve komuta-kontrol sisteminin işlerliğini koruması, İsrail’in dezenformasyon girişimlerini boşa çıkarıyor.

İsrail merkezli Yediot Ahronot gazetesi, Hizbullah'ın ağır suikast ve saldırılara rağmen komuta-kontrol zincirini koruduğunu, Şeyh Naim Kasım liderliğinde organize bir direniş sergileyerek İsrail'in "çöküş" beklentilerini boşa çıkardığını itiraf etti.

Rıdvan Gücü’nün düzenli ordu formundan esnek bir gerilla savaşı doktrinine geçerek işgal ordusunu sınır hattında bir yıpratma savaşına mahkûm ettiği vurgulanırken; örgütün günlük roket hacmi ve hassas üsleri vurma kabiliyeti, İsrail kamuoyunda kapasitenin tükendiği yönündeki resmi söylemleri sarsan bir şok etkisi yaratıyor.

İsrail’in Lübnan devlet altyapısını hedef alan topyekûn saldırganlığı, Hizbullah’ı ülke nezdinde "yegâne savunma gücü" konumuna taşıyarak toplumsal desteği konsolide ederken; sahadaki asimetrik direnç ve disiplinli itaat kültürü, işgal ordusunun kara manevrasını stratejik bir çıkmaza sürüklüyor.